07

898 137 55
                                    

Ne hissettiğini kesinlikle bilmiyordu. Ölü bir insan olarak yaşamak oldukça fazla şey hissettiriyordu. Nefret, öfke, suçluluk ve kıskançlık.

Birden Chris göğsüne yayışan sıcak bir duygu hissetti. Bunu tanımlayamıyordu. Bu duygu midesini bulandıracak kadar yoğundu. Eğer bunu tek bir kelimeyle ifade edebilecek olsaydı 'karmakarışık' derdi.

Önemsememeye çalıştı. Sadece listesine yeni bir duygu daha eklenmişti, ama problem bu duyguyu sadece Felix'in yanında ya da yakınındayken hissetmesiydi.

Açıkça söylemek gerekirse Felix ilginç birisiydi. Bazen Chris'in güçsüz ya da insansı hissetmesine neden oluyordu.

Chris kendisinin şeytan ya da hayaletten hangisi olduğunu bilmiyordu. Bu birine direk söylemek kadar kolay değildi. Bazı insanlar ona hayalet diyordu, diğerleri ise şeytan. Ama ortaya çıkıp kendini şeytan olarak tanıttığında insanların 'şeytan' denen şeyden daha çok korktuğunu öğrenmişti

Eğer Felix ona sorarsa bir hayalet olduğunu söyleyecekti. Onu korkutmak, ya da ondan nefret etmesini sağlamak istemiyordu.

Felix farklıy-

"Chris orada mısın?"

Sarışın çocuğun odaya girmesiyle düşünceleri yarıda kesildi.

"Hey Felix. Okul nasıldı?"

"Biliyor olmalısın."

"Ne?"

"Oh hadi ama, bilmiyormuş gibi yapma. Changbin ve Minho, Mikey Mikey challange'ı denediler ve işe yaradı."

Felix kollarını göğüsünde kavuşturarak ona baktı.
"Felix, büyük ihtimalle kaleme üflemişlerdir. Gerçekten her aptal çocuk Mikey Mikey Challange'ı deneyince ortaya çıkacağımı mı düşünüyorsun?" Chris gözlerini ona dikti.

"Oh peki..."

"Neden umursuyorsun ki?"

"Umursamıyorum. Sadece neden Changbin ve Minho'yla konuşmak istediğini merak etmiştim."

"Aman Tanrım, kıskanıyorsun."

"Ne- hayır!"

"Çok kıskançsın."

"Neyden bahsediyorsun? Senden nefret ediyorum."

Bu Chris'i incitmişti. Nedenini bilmiyordu, ama açıkça Felix ondan iğreniyor gibi görünüyordu. Felix'in hayatını bir cehenneme çevirmişti.

Felix, Chris'e bakmaya devam ederken hayalet aniden ortadan kayboldu ve Felix'i yanlız başına bıraktı.

"Chris?"

Cevap yok.

Fazla üstünde durmadı ve alt kata inip annesinin hazırladığı makarnadan yedi.

Odasına geri çıktığında yatağına uzandı ama birden kendini hiçliğin ortasındaymış gibi hissetmeye başladı, çığlık atmak için nefes alamıyor ve çığlık atsa bile kimsenin onu durmayacağını biliyordu. Her şey kapkaranlıktı ve tek parlayan şey o tanıdık zümrüt yeşili gözlerdi. Ama bu sefer kırmızı ve kızgındılar.

Tam Felix öleceğini düşünmeye başlamışken birden kendini tüm ışıklar açık bir halde yatağında uzanmış bir şekilde buldu, duyulabilen tek şey aldığı nefeslerdi.

Yanağında göz yaşlarıyla uykuya dalmadan önce kulağına fısıldayan bir ses işitti.

Lütfen benden nefret etme.

*****
Simdi söyleki sekizinci bölüm yazılı ama atsam mı diye düşünüyorum

Bölüm atmadan duramıyorum xjlamckamxnx

Az önce bi karısıklık oldu yine attım bölümü ins kimse okumamıstır ckalxnnz

Vote verip yorum yapmayı unutmayınn

Sizi seviyorum
~♥

Challenge | ChanLixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin