Şarkı: Sia-Salted Wound
BÜŞRA
Bir yandan salonu toplarken bir yandan da Damla’ya sövüyordum. Dün bizi o kadar endişelendirmişti fakat endişeleneceğimiz hiçbir şey yokmuş meğerse. Tipik Damla işte. Bir şeyi o kadar abartıyordu ki… Size olayı anlatayım:
Damla’nın beğendiği çok güzel bir çanta vardı. Geçen ay da onu yurt dışından sipariş etmişti. Ne zaman geleceğini bilmiyorduk, taa ki düne kadar. Bütün endişelerimiz bir çanta içinmiş. Onu öldürmek istiyordum. Neyse ki bugün evde değildi ve ben ona saldıramıyordum.
İrem bahçeye yüzmeye çıkmıştı, Begüm Utku ile buluşmuştu, Damla da salsa kursundaydı ve ben sıkılıyordum. Merdivenlerdeki Zeus ve Lizzy’nin havlamaları ile irkildim. Bana doğru koşuşturdular. Ayağımın dibinde duruyorlardı. Normalde köpeklerden korkardım ama Zeus ve Lizzy o kadar tatlılardı ki onları sevmemi engelleyemiyordum. Korkumu yenmemi de onlar sağlamıştı zaten. Lizzy İrem’in köpeğiydi, Zeus da Damla’nın.
Belli ki dolaşmak istiyorlardı. Bu yüzden tasmalarını taktım ve dışarıya çıkmak için onları hazır hale getirdim. Onları hazırlamıştım ama ben hazır değildim. Odama çıktım. Altıma bir tayt giydim, üstüme de sportif bir şeyler. Son olarak da spor ayakkabılarımı giydim. Saçımı da atkuyruğu yaptım. Artık hazırdım bu yüzden aşağıya indim. Aşağıya indiğimde Buğra’yı köpekleri severken buldum. Önlerinde durduğumda Buğra kafasını köpeklerden kaldırıp gülümsedi. Gülümsediğinde karnıma tekme yemişim gibi hissettim. Sanırım regl sancısıydı.
Ayağı kalkıp ‘’Merhaba’’ dedi. Ben de yakışıklılığı karşısında donup kalmamak için dudaklarımı birbirine bastırdım ve zoraki, ‘’Merhaba’’ dedim.‘’Çok güzel köpeklerin var.’’
‘’Benim değiller. İrem ve Damla’nın.’’ diye düzelttim.
‘’Tabağınızı getimiştim ben de.’’
‘’Oh, teşekkürler.’’
Bana cevap olarak gülümsedi ve bir soru sordu.
‘’Köpekleri dışarı mı çıkarıyorsun?’’
‘’Evet, ama ikisi çok yaramaz ve onlarla nasıl baş edeceğimi bilmiyorum.’’
‘’İstersen birini ben alabilirim.’’ dedi.
‘’Gerçekten mi? Çok iyi olur.’’
‘’Tamam, o zaman. Gel bakalım ufaklık.’’ deyip Zeus’u aldı.
O kadar çekiciydi ki Zeus’u boş ver beni al diyesim gelmişti. Ancak gülümsemek ile yetindim.
...
Yolda yan yana yürüyorduk. İlerde bir köpek parkı vardı, oraya geçecektik. Köpek parklarından pek hoşlanmazdım. Taa ki Lizzy ve Zeus’a kadar. Damla çok sorumsuz bir kızdı. Köpeği ile ondan çok ben ilgileniyordum. İrem onun kadar değildi ancak o da sorumsuzdu. Yinede bu köpekler nankördü. Çünkü İrem ve Damla’yı daha çok seviyorlardı, benim o kadar ilgilenmeme rağmen.Buğra ile ben bir banka oturduk ve sohbete başladık…
İREM
Yüzmek benim için her şeydi, vazgeçilmezimdi, yaşam kaynağımdı. Yüzerken bütün sorunlarımı unutuyor sadece suya odaklanıyordum. İki ev için havuzumuz ortaktı. O yüzden tek değildim. Şezlongda Özgür ve sevgilisi Ece oturuyor, daha çok yiyişiyorlardı. Yüzerken bir şey dikkatimi çekti. Havuzda bir kişi daha vardı ve bana arkası döküktü bu yüzden kim olduğunu anlayamamıştım. Özgür ve Ece ile konuşuyordu. Suyun içinden ona doğru yüzdüm ve hemen arkasından saçlarımı savurarak çıktım. Benim çıkmamla Özgür önümde duran kişiye baktı, daha sonra gözleri ile beni işaret ederek ‘’öhö öhö’’ yaptı. Arkası dönük olan çocuk bana doğru döndü ve onun Göktuğ olduğunu geç de olsa anladım. Yardım edin! Karşımda Yunan Tanrısı duruyor. Göktuğ’un saçlarındaki sular göğsüne damlıyordu. Sonra ‘’Merhaba’’ dedi ve gülümsedi. Gülümsediğinde bir an kalp krizi geçireceğim sandım ama sorun yoktu, iyiydim. En azından iyi gibi görünmeye çalışıyordum. Ama cevap vermediğimi fark ederek ağzımı araladım ve ‘’Merhaba’’ dedim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
DÖRT
Novela JuvenilAşk başlamadan güzel, Kalplerde heyecan Bakışlarda korku olduğu zaman güzel... Birbirimize sezdirmemek için çırpınış, Başkaları görmesin diye çabalayış, Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman... Aşk başlamadan güzel.... Ümit Yaşar OĞUZCAN - Her...