•İyi Okumalar 💚💙
|Bilinmezlikte.|
Güneş,kütüphanenin penceresinden içeriye girdiğinde;koyu kahverengi saçlara sahip oğlan elinde ki kahvesinden bir yudum aldı.Sağ elinde tuttuğu kahvesini önünde duran uzun,rengi kızıla vuran masanın üzerine koydu.Pencereden görünen,ağaçlarla kaplı manzarayı izliyordu.
Sol elinde tuttuğu kitabı özenle kapatıp kahvenin yanına koyduğunda ise ayaklandı.Kollarını yukarıya doğru kaldırıp vücudunu gerdirdi.Gece boyu kitap okumuş ve uyumamıştı.
Gerinmesi bittiğinde ise gözlüğünü çıkardı.Masanın üzerinde duran kutusuna gözlüğünü yavaşça koyup minik siyah kutunun kapağını kapattı.Masanın üzerine kutuyu koyduğu anda ise bir kız sesi kulaklarına doluşmuştu.
"Wilbur!"Yeni yeni aydınlanan kütüphanenin içine dalan kız ile kaşları hafifçe çatıldı.Arkasını dönerken kolları anında karın bölgesinde birleşmişti.
"Leda sana dün daha fazla uyumanı söylediğimi hatırlıyorum.Bu saatte burada ne arıyorsun?"oteriter çıkan sesini duyan kızın elleri anında ensesine kadar gelen siyah saçlarına kaydı.
"Verdiğiniz kitabı bitirdiğimi söylemeye gelmiştim."gözlerini kısıp karşısında ciddi bir şekilde kendisini izleyen adama sahte,üzgün bir ifade ile karşılık vermişti.Adam derince bir of çekmiş ve kollarını çözmüştü.
Elleri kızın kafasına gitmiş,kız ise kendisine yaklaşan el ile gözlerini tamamiyle kapatmıştı.Saçlarında gezen parmaklar ile gözlerini yavaşça açtı.Üstten kendisine bakarak saçlarını seven adama baktı.
"Böyle bir sevinçle geldiğine göre kitabı sevmiş olmalısın."Ellerini kızın saçlarından çekti."Fakat şimdi gidip uyumalısın."Kız karşılık olarak kendi göz altlarını elleriyle işaret edip adama hitaben konuştu.
"Sizin göz altlarınız hiçte uyumuşa benzemiyor.Öncelikle kendinize bakmalısınız."Adam minik bir kahkaha atarken kızın iki yanağına da ellerini koyup çekiştirdi.
"Bıdı bıdı konuşacağına git bana yeni bir kahve getir bakalım.Az sonra limana gideceğim."canını acıtan adamın ellerinin üstüne kendine parmaklarını hızla koyup,yanaklarını büyük ellerden kurtarmaya çalışmıştı.Bu sırada ise sızlanmayı eksik etmiyordu.
"Yanağımda iz kalacak."Adam ellerini çektiğinde kızın yanaklarına iki eli ile acıtmayacak minik bir tokat atmıştı.
"Hadi koş."kız kaşları inik bir biçimde kafasını sallayıp arkasını döndü.Büyük kahverengi kapıdan dışarı çıktığında ise adam elini beline yerleştirdi.
"Kocaman bir kız oldu."Sokakta perişan halde bulduğu kişinin,bu kadar zeki ve güzel bir kıza dönüşmüş olması kendince onu mutlu ediyordu.
Saçlarını ve dünden kalma giydiği kıyafetleri bir bakışta incelemiş ve elleriyle hızla düzeltmişti.Sevgilisinin limanda onu her zaman aynı saatte beklediğini biliyordu.
Yüzünde ki gülümsemesi ile kapıdan dışarı çıktı.Leda denen kızın elindeki şekilli kupa ile karşısına çıkması uzun sürmedi.
"Teşekkürler."kızın kafasını hızla okşayıp kupayı kızın elinden almıştı.Sesini bir baba edasıyla değiştirip boşta kalan elini kıza doğru salladı."Şimdi ise uyku zamanı."Kız sesli bir şekilde oflamış ve orayı terk etmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝓟𝓻𝓲𝓷𝓬𝓮 𝓲𝓷 𝓽𝓱𝓮 𝓭𝓪𝓻𝓴𝓷𝓮𝓼𝓼 / 𝐃𝐫𝐞𝐚𝐦𝐍𝐨𝐭𝐅𝐨𝐮𝐧𝐝
Fanfiction|Güzel kalbini ve saf mutluluğunu bütün krallığa yaymış ve kendine hiç bırakmamış mutsuz bir melek.| DreamNotFound kitabı gördüğünüz gibi. BXB kitap homofobikleri şimdiden kovuyorum <3 Gördüğüm kadarıyla ilk Türkçe dnf krallık kitabı :3 Aşırı istedi...
