~10. Bölüm~

141 11 0
                                    

RÜYA'DAN

Hızla asansörün yanına gittiğimde henüz 4. katta olduğunu gördüm. Asansörü beklemeden merdivenlere yönelerek ikişer üçer çıkmaya başladım. Sonat'a birşey olursa ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. Kısa sürede hayatımın anlamı olmuştu ve onu kaybetmek istemiyordum.

Sonunda 3. kata ulaştığımda hızımı arttırarak koşmaya başladım. Köşeyi döndüğümde sarı bir uyarı tabelası gördüm.

YERLER ISLAK, DİKKATLİ OLUN!

Ayağım yerden kesildiğinde düştüğümü anlayarak acı bir çığlık attım. Karşıdaki doktoru görmem uzun sürmemişti. Sesimi duymuş olacak ki elindeki kağıtlardan gözlerini ayırarak bana baktı. Ben, ona çarpmak için hazırlanırken o, bacaklarını iki yanına açtı.

Son sürat ona doğru kayarken bacaklarının arasından geçeceğimi tahmin etmemiştim. Alkış sesini duyunca soluma dönerek sesin sahibine baktım.

"Gooolll!" diye bağırdı küçük çocuk.

Bu söylediğine karşılık kaşlarımı çatarak ona baktım. Benden korkmuş olacak ki yüzündeki gülümsemeyi silerek annesinin arkasına saklandı. Ona aldırmadan ayağa kalkıp bana yardım etmeye çalışan doktoru adrımda bırakarak koşmaya başladım. 

İlay'ın odasına ulaştığımda kapının aralık olduğunu görünce açılması için tekme atarak içeri girdim. Aniden bana bakarak bağırmaya başladılar.

"Ne yapıyorsun!"

"Manyak mısın!"

Söylediklerine aldırmadan ellerimi dizlerime koyarak nefesimin düzene girmesini bekledim.

Sonunda kendimde konuşacak gücü bulduğumda İlay'a dönerek "Sonat ve Bertuğ bahçede kavga ediyorlardı." dedim.

Gözyaşlarım yanaklarıma süzülmeye başlayınca elimin tersiyle yüzümü sildim.

"Geç kaldım. Sonat yerde kanlar içinde yatıyor. Yardım et. Lütfen." diye ekledim.

İlay gözlerini kocaman açtıktan sonra yanındaki kıza dönerek "Duru." dedi.

Aniden gözleri doldu ve beni kenara iterek koşmaya başladı. İsminin Duru olduğunu öğrendiğim kız bir süre şaşkınca bana baktıktan sonra İlay'ın arkasından koşmaya başladı.

"Hey, beni bekleyin!" diye bağırarak onlara yetişmeye çalıştım.

Bugün başıma başka ne gelebilir diye düşünürken bir kapının hızla açılmasıyla, kapıya çarparak yere yığıldım. Burnumda inanılmaz bir acı vardı. Burnumu elleyerek parmaklarıma bulaşan kana baktım.

Lanet olsun! Lütfen kırılmamış olsun!

İLAY'DAN

Akmak için hazırlanan gözyaşlarım yüzünden etrafı bulanık görüyordum. Beni yavaşlatıyordu. Bir yerlere çarpma korkusuyla hızlı koşamıyordum. Sonunda çıkışa ulaştığımda olduğum yerde durarak gözlerimle Sonat'ı aramaya başladım. Gördüğüm tek şey insan topluluğuydu. Sonat'ın orada olabileceği düşüncesiyl koşarak yanlarına gittim. Tanımadığım yüzleri iterek ilerlemeye başladım. Önümde son bir kışı kaldığında gözlerimi kapatarak derin bir nefes aldım. Karşılaşacağım görüntüye hazır mıydım bilmiyordum. Aldığım nefesi yavaşça dışarı verdikten sonra önümdeki teyzeyi kenara iterek öne geçtim.

Kan...

Her yerde...

Kaşında...

Dudağında...

Aşk Baharı BeklemezHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin