~3. Bölüm~

346 30 1
                                    

Multimedia: Duru

Ah! Başım. Çok ağrıyor. Neredeyim ben? Bu yatakta ne işim var? En son Doruk'la birlikteydim. Sonra beyfendi beni ekmişti. Eve gitmek üzere yürümeye başlamıştım. Daha sonra telefon çalmıştı. Duru'yla konuşurken karşıdan karşıya geçiyordum. Sonra. Bom! Şimdi anladım. Hastanedeyim.  Peki beni buraya kim getirdi? Bana çarpan kişi mi? Sahi. O ne yapıyordu şimdi. Vicdan azabı mı çekiyordu? Hayır hayır. Buna gerek yok. Ben çok iyiyim. Hatta şimdi buradan kalkarak bunu kanıtlayacağım.

Ayağa kalkmak için hareketlenmiştim. Tam bu sırada tanıdık bir ses duydum.

"Ne yapıyorsun İlay? Kalkmayı düşünmüyorsun dimi?"

"Doruk?"

Onu görmeyi beklemiyordum. Şaşırmıştım.

"Benim, İlay."

DORUK'TAN

"Eve gitmek istiyorum Doruk."

"Olmaz İlay." dememle içeriye Duru ve annesinin girmesi bir oldu.

Duru hızlı adımlarla yanımıza gelirken "İlaay!" dedi.

Mutlu olduğu gözlerinden anlaşılıyordu. Gözleri parlıyordu. Duru İlay'la ilgilenirken kapının yanında duran kadına baktım. Kaş, göz işaretleriyle beni yanına çağırmıştı. ilay'a baktıktan sonra kadının yanına gitmek için yürümeye başladım. Kolumdan tutup odadan çıkardıktan sonra kapıyı kapattı.

"Tuna Bey aradı."

Tek kaşımı kaldırdıktan sonra "Tuna?" dedim. Onu tanımıyordum.

"İlay'ın babası."

"Ee?" dedim umursamaz bir şekilde.

"Uçak bileti ayarlamış. Yarım saat sonra şoför gelip havaalanına bırakacak. Gitsen iyi olur oğlum. İlay iyi olacak. Gözün arkada kalmasın."

Bu dediğine karşılık kahkaha atmaya başladım. 

"Gerçekten onu bırakacağımı mı sanıyorsun?" dedim.

Şaşırmıştı. Bizim İlay'la çok iyi bir ilişkimiz olduğunu biliyordu. Onu bırakmayacağımı tahmin etmesi gerekirdi. Kadının cevap vermesini beklemeden odaya girdim.

"Bu kadının ismini öğrensem iyi olur ama pekte umrumda değil." diye mırıldandım.

İlay ve Duru aynı anda "Ne?" deyince birbirlerine bakıp güldüler.

İlay'ı kucağıma aldığım sırada

"Doruk ne yapıyorsun" dedi.

"Bu hastaneden gidiyoruz ilay."

"Eve mi? Oh. Sonunda."

Duru "Şey.. Aslında eve değil İlay." deyince İlay ona baktı.

"Hey! Bir dakika. Nereye götürüyorsunuz beni?"

Cevap vermemiştik. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Ona kanser olduğunu, tedavi için İzmir'e gideceğimizi söyleyemezdim.

İLAY'DAN

"Havaalanı mı?" dediğim sırada Kenan abi arabayı park ediyordu.

Doruk arabadan çıkıp beni kucağına almıştı.

"Doruk nereye gidiyoruz?"

"38. soruşun İlay. Vazgeç artık."

Sessizce kıkırdadım. Gerçekten saymış mıydı?

"Eğer söylemezsen 'İmdaat! Bu çocuk beni kaçırıyor. Yardım edin!' diye bağırırım Doruk."

Yürümeyi bırakmıştı. Şuan sadece bana bakıyordu. Yüzünde bana inanmadığını belli eden bir ifade vardı.

"Ne? Yapamaz mıyım?"

Yine cevap vermemişti.

"Bana öyle bakmayı kes Doruk."

"Nasıl bakıyorum İlay?"

Beni sinir etmeye çalışıyordu. Ve başarıyordu.

"Şu yüz ifadeni değiştir." derken yanaklarını sıkıp dudaklarını büzdüm.

Kahkaha atarak "Çok tatlısın şebek." dedim.

Elimden kurtulmak için başını sağa ve sola döndürmeye başladı. Elimi yanaklarından çektiğimde gülümsedi.

Heey! Bu kadar tatlı gülümseme. Sence de çok uzun süre birbiribize bakmadık mı? Beni öpmeyi düşünmüyorsun dimi?  Neden sesli konuşamıyorum ben? Hadi İlay. Eğer birşeyler söylemezsen seni öpecek.

"Vaov! Fazla romantik." diyen Duru'ya baktım.

Yanaklarımın kızardığını tahmin edebiliyordum. Duru son anda yetişmişti. Doruk'la... Bilmiyorum. Onun kucağındaydım ve dudaklarımız arasında birkaç santim vardı. O kadar tatlı gülümsüyordu ki etkilenmemek mümkün değildi. Onu öpemezdim. Pardon. Onunla öpüşemezdim. Daha önce hiç kimseyle öpüşmemiştim. Beceremeyeceğime adım gibi emindim.

"Hey! Bir dakika. Kıyafetlerim! Gözlerini devirme Doruk. Onlara ne kadar önem verdiğimi biliyorsun."

Bade teyze "Ben eve gidip aldım hepsini." deyince rahatladım.

"Doruk nereye gidiyoruz?"

"İzmir'e İlay. Oldu mu? Öğrendin. Soru sormayı kes artık."

"Daha yeni başlıyorum Doruk. Neden İzmir? Neden İstanbul değil? Kimin yanına gidiyoruz? Orada ne işimiz var? Yoksa kaza yüzünden durumum mu kötü? Peki okul ne olacak? Tamamen mi gidiyoruz?  Yoksa bir süreliğine mi?

Aşk Baharı BeklemezHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin