Yorumlarınızı lüten eksik etmeyin. Esen kalın.
Beş saat tam beş saattir yoğun bakımın dışında bekliyorlardı fakat kimse çıkmamıştı dışarı. Arslan meraktan ölmek üzreydi. Ceren'in son sözleri bebeğim olmuştu. Arslan iki elini saçına geçirdi ve sıkıntıyla karıştırdı. Ahmet yanına geldi ve saatlerdir ayakta bekleyen adamın omzuna kolunu koydu. ''Biraz otur.'' dedi. Arslan ters ters arkadaşına baktı ve Ahmetin elini omzundan çekmesini bekledi. Ahmet bir adım geri çekildi ve Fiona'nın yanına doğru ilerledi. Kız geldiklerinden beri hiçbir şey konuşmamıştı. Gözlerindeki inciler dökülüyordu yere sadece. Ahmet elini kızın koluna dokundurdu ve ona bakmasını sağladı. Kız adama boş gözlerle bakarken Ahmet kızın gözünden akan yaşı sildi ve fısıltıyla konuştu ''Bunu kim yaptı size?''
Kız adama cevap vermedi. Boş gözlerle bakmaya devam etti. Sonra oturduğu yerden kalktı, adama doğru baktı. ''Ona çok üzgün olduğumu söyleyin.'' dedi ve koşar adımlarla çıkış kapısına ilerledi. Ahmet daha ne olduğunu anlayamadan kız çoktan dışarı çıkmıştı. Dışarıya şöyle bir göz attı ve siyah bir range rover gördü. Arayaba doğru ilerledi. O arabaya ilerlerken arabadan iki tane izbandut gibi adam çıktı. ''Hoşgeldiniz Bayan James. Bay Fawer sizi bekliyor.'' dedi kadına arabaya açarken adamlardan biri. Ahmet kadının siyah bir arabaya bindiğini gördü ve arkasından bağırdı. Kadın dönp bakmak istedi fakat bakarsa eğer kaybederdi. Ahmet'i acımadan öldürürlerdi. O yüzden arabaya binmeyi seçti.
Arslan yoğun bakım ünitesinde ileri gidip geliyordu. En son dayanamadı ve bağırmaya başladı. Ahmet Fiona'nın gitmesine içerlese de daha önemli sorunları vardı. Doktor çıktı dışarı ve Arslan'a doğru ilerledi. ''Bayan Soylu'nun yakını mıısnız?'' dedi Arslan durdu elini kafasına götürdü alnını kaşıdı ''Evet,nişanlısıyım'' diye cevapladı adamı. Karşısındaki doktorun yüzünde bir tebessüm oluştu ve ''O halde Arslan sizsiniz'' dedi. Arslan adama boş gözlerle baktı. Açıkla dercesine. Doktor anlayışla baktı adama ''Bayan Soylu sizin isminizi sayıklıyor'' dedi. Arslan buna şaşırmıştı. Ceren kendi adını mı sayıklıyordu? ''Neyse, Bayan Soylu karnına fazla darbe almış. Hamile olduğunu biliyorsunuz değil mi?'' Arslan evet anlamında kafasını salladı ve elini devam et dercesine salladı. ''Bayan Soylu'nun hamileliği çok zor geçecek. Zaten hamileliğinin başında bir hafta hastanede yatmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Kanaması olmuştu. İlerleyen aylarda yine olabilir. Anneye çok dikkat etmeniz lazım. Yorulmaması gerekli. Tansiyon hastalığı seyir etti hamileliğiyle birlikte. Buna da çok dikkat edilmeli. Yediği şeyler organik olmalı. Tansiyonunu çıkartacak olaylar,yemekler yememeli. Aksi halde bebeğini düşürürse bir daha anne olma şansı oldukça düşük. Bayan Soylu'nun durumu şuanda daha iyi normal odaya alındıktan sonra onu görebilirsiniz.'' dedikten sonra hızlı adımlarla yanlarından ayrıldı. Arslan elini açıp şükretti sevdiği kadını ona bağışadığı için yukarıdakine.
..
Buruç'un mezun olmasına bir hafta kala koşuşturmalar başlamıştı. Yeni kıyafet seçimleri. İş aramaya başlamalar. Ilgın'sa sevdiği kadına yardım edemiyordu çünkü büyük bir turist işi almıştı. Çift bir türlü görüşemez olmuştu şu son günlerde. Ancak telefondan görüşüyorlardı.
Buruç alacağı kıyafet konusunda hala karar verememişti. Üzerindeki elbise nasıl olmuştu bilmiyordu aynanın karşısında kendisine bakarken beline iki el sarıldı. Korkuyla yerinden sıçrarken kulağında sevdiği adamın sesini duydu. ''Bence bunu almalısın. Bende bütün gün seni ellemekten uzak kalamam.'' dedikten sonra elini kadının elbisesinin altından içeri soktu. bacaklarında gezdirdikten sonra elini kalçalarına gelmişti ki bir öksürük sesi duyuldu. İkili kafasını o tarafa çevirdiğinde orta yaşlardaki bir kadının kınayarak ikiliye baktığını gördüler. Çık çık yapan kadın kabinlerden birine girdi. İkili birbirine baktıktan sonra Ilgın kahkahasını tutamadı ve glmeye başladı. Buruçsa ona kıkırtılarıyla eşlik etti. Ilgın belinden tuttuğu kızı büyük bir hızla kendine çevirdi belinden aşağı sarkıttı ve kızla beraber kendiside eğildi. Dudaklarına kısa ama ateşli bir öpücük bıraktı. Buruç hayran gözlerle adama bakarken kendisini kabinlerden birinde buluverdi. Elbisesi hızla üstünden yok olurken Ilgın çoktan kızın o dolgun göğüslerine ulaşmıştı bile. Büyük bir zevkle sıktıktan sonra bir elini kızın göğsüne koyduktan sonra diğer göğsünü ağzına aldı. Diğer eli ise kadının baldırlarına indikten sonra yavaş yavaş kasıklarına doğru gitti. Elini kadının sıcaklığının üstünde hafifçe gezdirdi ve çamaşırının kenarından orta parmağını kadınlığına değdirdi. Bu değdirmeyle Buruç titredi ve adama daha sıkı sarıldı. Ilgın'ın yüzüne hafif bir gülümseme yayıldı. Orta parmağı hızla yol izlerken Buruç tangasının yırtıldığını fark etti. Ilgın'a kzıacaktı ki adam ceketinin cebinden başka bir tanga gösterdi kadına. Kadın bir kahkaha attı. Bu adamın kendisine bu kadar güvenmesine hayret ediyordu. Yırtılan tangadan sonra bütün parmakları kadının sıcaklığıyla buluşmuştu. Buruç titrek bir nefes aldı. Adam dudaklarını kadının sivrileşmiş göğüslerinden çekip kadının dudaklarına yapıştırdı. Adamın dili kadının diliyle buluştuktan sonra titrekçe nefesler alıp verdi ikili. Ilgın kadının sıcaklığındaki hareketlerini hızlandırırken tepeciğine bastırdı kadının. Buruç bir çığlık atmak istedi fakat adamın dudakları engel oldu buna. Daha fazla öptü kadını. Şehvetle, arzuyla fakat en çokta aşkla.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kelebeklerin Senfonisi
RomanceSeks miydi bize sadece hayata bağlayan,Yoksa yitip giden kayıplarımız mı?