32.BÖLÜM

6.7K 345 655
                                        

Keyifli okumalar❤️‍🩹
Lütfen yıldıza dokunmayı unutmayın⭐

Instagram; arsninmelegi
Twitter; arsnin.melegi
(WhatsApp kanal linki hesabımın açıklamasındaki linkte mevcut.)


32.BÖLÜM

Gözlerimin gördüğü, kulaklarımın işittiği sözler beni dumura uğrattı. Üzerimde ve hâlâ içimde olan Emir ile şaşkın şaşkın bahçede ışığın altında yeşil takım elbisesiyle duran Vahit'e bakıyorduk. Bizi bu halde, pencerenin kenarında kendimizden geçmiş bir halde sevişirken görmüştü. Utancın tüm bedenime yayılışını saniye saniye hissettim. Daha önce böyle hissettiğim an Defne'nin bizi görmüş olmasıydı.

Her iki elim hızla Emir'in göğsüne gitti. O bir tepki vermeyerek hâlâ dışarıda öylece duran Vahit'e bakarken onu üzerimden itmeye çalıştım lakin ellerim onu sadece sarsıyordu. Nefes nefese bir haldeydik. Eğer Vahit değil de başka biri olsaydı şu an yerin dibinde olmuş olurdum. Vahit'i kendi evinde İrem ile sevişirken görmüştüm ve onun, şu an bedenim üzerimdeki ağırlık yüzünden gözükmese de ne yaptığımızı bilmesi bile beni utandırıyordu.

"Emir kalksana üzerimden." Sinirle soluyarak, tekrar ittim göğsünü. Utançtann kül olmama çok az kalmıştı.

Gözleri pencereden ayrılarak bana döndü, sonra az evvel yoğurduğu göğsüme kaydı gözleri ardından tekrar mavi gözlerime döndü istekli bakışlarıyla. "Eğer bu lavuğun görme duyusunu elinden alırsam haksız olur muyum?" Sakin tutmaya çalıştığı sert sesiyle Vahit'e hitaben konuşup tekrar bahçeye döndü.

"Eğer kalkmazsan yukarıda olan herkesin görme duyusunu alman gerekir sevgilim." Kaç dakikadır burada olduğumuzu ve yukarıdakilere haber vermeyişimizin getirdiği sonuca baktım tekrar.

Gözlerim sırıtan Vahit'e döner dönmez içeriden bahçeyi gören görüş alanım kapandı. Yavaş yavaş aşağı inen stor perde ile Vahit'i gören gözlerim desenli perdede kalakaldı. Aramıza perde çeken, üzerimdeki adama döndüm. İki hafta bile kalmamıştı evlenmemize. Her şey hemen olsun bitsin diye direten bizdik. Hatta nişana, istemeye bile gerek yok diyordu Emir ama ben buna karşı çıkmıştım tek bir noktasını bile atlamadan onunla en güzel şekilde evlenmek istiyordum.

Çıplak sırtıma ulaşan eliyle birlikte, bedenimdeki o yorgunluğun sebebi hala içimde yerini korurken beni uzandığım yerden kaldırdı. Karnıma toplanan nişan elbisem ile beni kucağına yerleştirerek arkasına koyduğu küçük yastıklara yaslanarak oturur pozisyonuna geldi. İkimizin de içime akıttığı sıvıyla sertliği en derinliklerimdeyken kaybetmiş bilincimle açtığım gömleğinden çıplak göğsüne, çıplak göğsümü yerleştirdim ve sağ kolumu omzuna atım.

Sol elim gömleğinin altından omzuna dokundu. "Yukarıya çıkmayalım," Dalgın sesiyle omzundaki bakışlarım yüzünü buldu. "Gözlerin uykulu gibi hem seninle uyumayı özledim."

Mayışmış bedenim bu isteği beğenmişti ama mantığım bu fikre karşı çıkarak, "Yukarıdakilere burada olduğumuzu bile söylemedik." isteğini onaylamadığımı dile getirdim.

Her iki eli kasıklarıma ulaştı. "Bahçedeki söyler." Dedi ve kasıklarımdaki ellerini hareket ettirerek, üzerinde olan bedenim ile görünmez daireler çizdi.

Az önce bizi gören Vahit'ten bahsediyordu ama Vahit ona evlenme teklifimizden bahsetmediğim için anlatmayarak sessiz kalabilirdi. Eğer kapımız çalınıp hemen açmazsak da şüphelenebilirlerdi. "Yanlarına gidelim bir süre. Onlar gittikten sonra bu gece burada kalabilirsin." İkna edici bir sesle konuşmaya çalıştım.

RAYDEZ (TAMAMLANDI)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin