15.BÖLÜM

29.6K 901 771
                                        

Oy verip yorum yapmayı unutmayın lütfen❤️

Şarkılar;
Pinhani, Sevmekten utanmam
Yüzyüzeyken Konuşuruz, Dinle beni bi'
Fikret Kızılok, Farketmeden

15.BÖLÜM

Gelmiştim. Bugün buraya onun isteği üzerine gelmiştim. Üzerime giyindiğim kısa elbiseyle, dudaklarımda damarlarımdan akan kanın yansımasıyla ve gözlerimde karşımdaki adamın görüntüsüyle oturuyordum şu an bu taburede. Kolumdaki iğne yerinin uyuştuğunu hissediyordum, oradan yayılan uyuşturucunun kanıma karıştığını.

Bedenim gevşerken hemen yanımda varlığını sürdüren kişi, "İyi geldi mi?" diye sordu..

Sanırım bu Yantu'ydu ve sesini bana duyurmak için kulaklarıma yanaşmıştı ama ben ona dönmemiş karşımda bana bakmaya devam eden adama bakıyordum. Gözleri bu ışıklar altında bile kapkaraydı, dudakları birbiriyle bütünleşmişti ama gözlerim oraya kayar kaymaz bir bütün olan dudaklar birbirinden ayrıldı.

"Gel!"

Belki göz yanıltmasıydı bilmiyordum ya da ben onun yanına gitmek istiyordum. Hiçbir şey bilmiyor, düşünemiyordum sadece onun bunu söylemesini istedim bu saniyeler içinde. Beynim bana komut vermişti, sanki gördüğü anımsadığı şey doğruymuş gibi. Oturduğum tabureden indim yüksek sesli müzik kulaklarımı dolduruyorken ona eklenmiş Yantu'nun sesini hiçe sayıp karşımda benim ona baktığım süreden beridir gözlerini benden ayırmamış koyu gözlü adama doğru adımladım.

Ne söyleyeceğimi, ne yapacağımı bilmeden karşımda benim ona yürüdüğüm mesafe boyunca beni izleyen adama yürüyordum. Uyuşturucunun, vücudumdaki tüm damarlara karıştığını anımsadım. Gözlerim sislendi, sanki yağmur sonrası buharlaşan bir camdı. Uyuşturucu ayaklarımdaki komutu değiştirmek ister gibi bedenimi yalpaladı.

Gözlerim birkaç saniyelik karartıdan sonra ışıklarla buluştuğunda karşımdaki adamın yerinde doğrulduğunu görmüştüm. Dudaklarım kıvrıldı. Adam düşmemden korkmuş olmalıydı. Yalpalayan gövdemi dik bir hale getirip yukarı doğru sıyrılmış eteğimi aşağıya doğru indirdim hafifçe ve aramızda kalan o kısa mesafeyi bir çırpıda bitirdim.

Karşısında durduğum adam geniş siyah deri koltukta oturmuş, gözlerini yukarı doğru kaldırmıştı beni görebilmek için. "Geldiğimden beri bana bakıyorsun, sapık!" derken yüksek sesli müziği bastırmak için ses tonumu yükseltmiştim. Sanırım ses tonumu yükseltmiş olmam, çirkef biri gibi görünmeme sebebiyet vermişti.

Bir şey söylemedi sadece sağ gözünü kıstı ve dudağının kenarı titredi. Bir şey söylemesini istedim, sen de bana bakıyordun deseydi mesela ama o hiç konuşmayıp gözlerime baktı sadece. Etli dudaklarının kıvrımları oldukça güzeldi, koyu gözleri bu ışıklara rağmen oldukça güçlü bir şekilde bana odaklanmıştı, burnu yüzüne altın oranla çizilmiş hissiyatı veriyor, kirli sakalları yüzüne oldukça yakışıyordu.

"Konuşmak istemiyor musun?" dedim ağırlığımı verdiğim sol bacağım yorulurken.

Tekrar bana yanıt vermemişti bir fidanın suya muhtaç olduğu gibiydi sorum. Uyuşturucu etkisini tekrar göstermiş olmalıydı çünkü koltukta öylece tek başına oturan adamın yanına oturdum ardından oturduğu koltuğun sırtına yasladığı kolunun altına girdim ve hiç düşünmeden kafamı omzuna yerleştirdim. Biliyordum kanıma yayılan uyuşturucu bana bunları yaptırıyordu. Yoksa başka bir açıklaması yoktu bu davranışlarımın.

Bilmediğim bir adamın omzunda gözlerim çevreye kapalı durumda oturuyordum belki uyukluyordum. Bedenim her saniye daha da çöküyor gibi hissediyordum fakat zihnim öyle değildi. Biri vardı ve kapalı odamda bulunan rafların üzerinde ellerini gezdiriyordu. Bunların hepsini hatırlayacaktım çünkü bilincim tamamen kaybolmamıştı. Yorgun elim havaya kalktı ve bedenini, kendisini tanımadığım adamın göğsüne elimi koydum.

RAYDEZ (TAMAMLANDI)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin