FLASHBACK
12. Sınıf öğrencisi olarak yeni bir okula kayıt yaptırmıştım.Tabi aradan uzunca bir zaman geçmişti, yaklaşık 4-5 ay kadar.O süreçte hiç kimseye alışamamıştım hiç arkadaş ortamında bulundurmamışlardı beni, çirkin olduğumu bu yüzden de onlarla takılamayacağımı söylemişlerdi. Haliyle bu durum benim çok zoruma gitmişti. üzülüyordum, bazen soruyordum 'Tanrım beni neden güzel yaratmadın' diye eğer çirkin olmasaydım biri tarafından sevilebilirdim de.
Okula yeni geldiğim günden bir hafta sonra bir kız yanıma gelmişti, oldukça güzel bakımlı çok da sevimli bir kız. İsminin jisoo olduğunu ve benimle tanışmak istediğini söylemişti. Çok garip geldi bana erkek veya kız kimse benimle aynı ortamda bile bulunmak istemezken jisoo'nun benimle tanışmak istmesi saçmaydı.
O an ki saflığımla kabul etmiştim, günün sonunda bir kafede buluşup oturmuştuk. Aynı bölümde okuduğumuzu, ailesinden uzakta ve tek yaşadığını, bu zamana kadar 4 sevgilisi ve bunlardan birinin de kız olduğunu öğrenmiştim. Anlayışla karşılamıştım bu durumu, çünkü orta okuldayken bende bir erkekden hoşlanmıştım, aşık oldum da denilebilirdi aslında. İsmi hoseok'du . Ona açılmaya karar vermiştim daha sonradan yugyeom denen birine aşık olduğunu duyduğumda vazgeçmiştim. Kötü bir durumdu ama alışmıştım. Bunca zaman sevgilim olmamıştı olacağından da hiç emin değildim. Bu kadar çirkin olduktan sonra, kim bakardı ki bana?
Jisoo kendini tanıttıktan sonra bende çocukluğumdan beri neler yaşadığımı şuan da da ailemin busanda olduğunu ve aynı onun gibi tek yaşadığımı anlatmıştım. Bazen suratıma bakıyordu uzun uzun bu öyle etkilenmiş gibi değildi sanki dalga geçermiş gibi, neden bakıyorsun dediğimde ise çok tatlı olduğumu söylerdi.
Tamam, birinin beni sevmesi fikri oldukça hoşuma gitti evet ama, jisoo konuşmaya devam ederken kafeden içeriye giren çocuktan bu kadar etkileneceğimi sanmıyordum. Siyah muhteşem saçları, saten bir gömlek, dar siyah bir pantolon ve ayaklarında ki Converse.. 'Tanrım bu da kim böyle?'
İçeriye girdikten sonra boş bir masa arayışına geçmişti. Gözleri beni bulduğunda ise hayranlıkla ona bakıyordum oysa bana sadece bir bakış atmış ve yanımdan geçerek ileride ki masaya oturmuştu. 'Niye bu kadar güzel kokuyordu ki?'
"Yoongi beni dinliyor musun sen?"
"Ha? Şey dinliyorum evet, dalmışım özür dilerim"
"Özür dilemene gerek yok, eve gitmem lazım diyecektim bende, yarın buluşuruz diye düşündüm, sana da uyar mı?"
"Olur ben sana haber veririm o zaman yarın yine aynı saatte bu kafede. Olur mu?"
Jisoo kısa bir baş sallaması yapıp onaylamıştı beni. Görüşürüz dedikten sonra hesabı ödemiş ve arkama yaslanmıştım. Şuan o gitmeden burdan çıkmaya da niyetim pek yok gibiydi. Telefonumla ilgileniyor, ara sıra hatta çoğunlukla ona bakıyordum. Benim baktığımı anlamıştı herhalde. Garsonun onun masasına gittiğini görmüştüm, hesabı isteyip gidecekti -büyük ihtimalle- . Düşündüğüm gibi hesabı da ödeyip ayaklanmıştı. Kafamı iki yana sallayıp önüme döndüm, 'bana ne oluyor böyle? Kimseyi sevemem kimse beni sevemez, çirkinim ben kendine gel yoongi' Ah burdan gitmeliydim, hem de hemen.
Kafeden çıkmış ve evin yolunu tutmuştum. Ailem çok sorunlulardı. Yani beni ne sever, ne de ilgilenip azıcık da olsa para gönderirlerdi. Ayrı yaşamaya başlayalı dört yıl olmuştu neredeyse. Belki beni çoktan unutmuşlardır. Neden olmasın ki? Unutmaları gayet normal bunca zaman ne arayıp ne sormuşlardı, belki de beni öldü falan zannediyorlardır.
Bir ara annem'e, 'Beni kimse sevmeyecek mi?' Diye sormuştum.
'Seni kim sever ki yoongi? Anlamıyorum ben o kadar güzelken sen kime çektin böyle bu halinle seni kimse sevmez hatta görenler yüzüne bile tükürüp dalga geçerler anlıyor musun?'
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Die, Yoonmin
Fanfiction"Sikeyim yoongi, adımla inlemen beni deli ediyor." >%60 texting >%50 düz yazı •Homofobik istemiyorum• Başlangıç: 20.09.21 Bitiş: 18.06.23 #Die - 1
