Medya🛐
YAZAR
Jimin yoongi'ye bakmaya devam ederken, yoongi'nin onu farketmesiyle olduğu gibi kalmaya hiç şüphesiz devam etmişti.
"Neden bana öyle bakıyorsun?" Yoongi'nin sorusu jimin'i gülümsetmişti. Ona biraz daha yaklaşıp,
"Nasıl bakıyor muşum?"dedi. Soruya soru ile karşılık veren jimin şuan ki durumdan oldukça memnundu. Yoongi jimin'in güzel gülümsemesinden gözlerini çekip onun gözleriyle buluşturduğunda sakin kalıp cevap verdi bekletmeden.
"Böyle işte, sanki aşıkmış gibi." Kendi dediği istemsizce ikisinin de şaşırmasına neden olmuştu. Yoongi eliyle jimin'in yüzünü göstererek ne demek istediğini anlatmaya çalışmıştı. Jimin ise hâlâ havada duran ve gözlerinin önündeki herkesin aşık olmasını sağlayacak eli tutarak bulundukları masanın altına götürüp tutmaya başlamıştı. Dudaklarında ki gülümseme daha da büyürken yoongi onun ne kadar güzel olduğu hakkında düşüncelere kapıldı.
"Belki de öyleyimdir, hm?" Jimin söylediklerinde bir yanlışlık olmadığına emindi. Çünkü karşısında ki gence çok fena aşıktı.
Yoongi afallamış, donakalmıştı bu sözler karşısında. Ne diyeceğini veya ne yapacağını bilmiyordu. Elleri hâlâ iç içeyken şuan da onları düşünmeyi en sona bırakmıştılar.
"Ne?"
"Duydun işte yoongi."
"Hayır duymadım."
"Duydun."
İki genç kısa süreli saçma bir tartışmaya girerken, çoktan unuttukları taehyung ve jungkook öksürüp olaya dahil olmak istemiş ve bir nevi uyarı vermişlerdi.
"Ne yapıyorsunuz siz öyle?" Soran jungkook'du. Masanın altından birleşik olan elleri kaş göz hareketi yaparak gösterirken cevap beklemişti. Taehyung da hemen ardında söze atlayıp sevdiğini onaylamıştı.
Evet sevdiği.
Jimin ve yoongi on dakikadır konuşurlarken, taehyung ve jungkook ise sessiz kalmayı kesip aynı anda birbirlerine dönerken "seni seviyorum" demişlerdi. Olayın şoku üzerlerindeyken ne diyeceklerini bilememiş, bir anda sarılmışlardı. Anlaşılan o ki, bu kafe zaten onlar için anlamlıyken değeri biraz daha artmıştı.
Sarılmayı kesip gülümserken birbirlerine ellerini de kenetlemişlerdi. Sonra önlerine dönüp, yoongi'nin neredeyse ağzına girip ellerini iç içe geçirmiş bir jimin beklemiyorlardı. Özellikle jungkook...
Haftalarca veyahut aylarca en yakın arkadaşını üzen biri şimdi neden böyle davransın ki bir anda?
"Hiiiiç." Dedi jimin gülümsemeye devam ederken.
"Sohbet ediyorduk sadece." Yoongi de konunun daha fazla uzamasını istemediği için başını sallayıp jimin'i onaylamıştı.
"Asıl siz ne yapıyorsunuz? Az önce birbirinize bakmamak için savaş veriyordunuz?"
"Ne o, bakıyorum da mutlu gibisiniz." Yoongi de söze atlayıp jimin ile ikisinin üzerine gidiyorlardı.
Taehyung sonunda konuşmaya karar verip yanındakinin ellerini biraz daha sıktı.
"Biz...birbirimizi seviyoruz." Jungkook bunu söylemesini bekliyormuş gibi gülümseyip başını hızlı hızlı sallamıştı.
"Yani?" Yoongi sordu şimdi de ikisine hâlâ bakarken.
"Yani biz artık sevgiliyiz." Demişti jungkook heyecanlı heyecanlı.
"Zaten biliyorduk." Dedi jimin sesli bir şekilde gülerken, yoongi ile ellerinin hâlâ birleşik olduğunu farkettiğinde sandalyesini biraz daha ona doğru yaklaştırıp omuzlarının birbirine değmesini sağlayacak yakınlığa getirmişti. Kenetli ellerini kendi bacağının üzerine koyarak daha sıkılaştırmıştı tutuşunu. Yoongi yanlış anlaşılma olmasın diye elini geri çekmek istese de jimin izin vermemiş tuttuğu eli rahatlatmak için baş parmağı ile okşamaya başlamıştı.
"Hadi hadi yemeğinizi yiyin de gidelim, hava esmeye başladı." Taehyung söylenince diğerleri kısa bir an ona bakıp onaylayan mırıltılar çıkararak yemeğe koyudu.
㉨
"Tamam o zaman aynen öyle yaparız."
Kafeden çıktıkları gibi jimin aklında ki planı taehyung ve jungkook'a söylemek için onları Kendi evinin yakınında ki parka çağırmıştı. İki gün sonra yoonginin doğum günü olduğunu yoongi dışında hepsi biliyordu, tabiki sürpriz bir doğum günü partisi için sevdiğinden habersiz bir mekan ayarlamıştı. -Jungkook'un evi gibi-
(yn: AMK jimin müthiş bir mekan VHGHJVCFG)
Şimdi de yerdeki çimlerde oturmuş üç genç parti için fikirler üretiyorlardı.
"Bence de, jimin'in dedikleri daha güzel olur." Jungkook jimin'in düşüncesini sevmişti. Sonuçta arkadaşının mutlu olmasını en çok o isterdi.
"Evet bende öyle düşünüyorum." Taehyung da aynı fikirde olunca anlaşmış ve el sıkışmışlardı.
Jimin aklına gelen son şeyle durmuştu bir anda.
"Siktir."
"Ne oldu?" Taehyung merak edip sordu.
"Hediye almayı unuttuk." Jimin'in dediği şeyle hepsi birden mızmızlanmaya başladı.
"Ya biz nasıl unutabiliriz?"
Jungkook kafasını sallayıp onayladı.
"Jungkook hemen gel benimle"
"Nereye?"
"Hediye almaya."
Taehyung ayağa kalktığı gibi jungkook'un elini kaparak üstünü silkelemişti.
"Jimin biz gidiyoruz sende bir an önce hediye baksan çok iyi olur."
Jimin daha cevap vermeden diğer ikili ayaklarını kalçalarına vura vura koşmaya başlamıştılar bile. Kendisi de çok geç olmadan kalkmış aynı şekilde arkasını temizemişti.
"Bende gidip en güzelinden yoongime hediye almalıyım, o iki salağınki benimkinden daha güzel olmamalı."
Hızlı adımlarla cadde cadde dolaşıp hediyelik eşya dükkanı aramaya koyulmuştu aşık olduğu çocuk için.
Hem kurdukları planda parti biter bitmez yoongi'ye açılacaktı. Tek dileği yoongi'nin de hâlâ onu sevmesiydi. Aksi takdirde dünyası başına yıkılır kalırdı.
___
Çok heyecanlıyım amkNDWKBDJDHXNSBD
Neyse
NASILDI?
bence olmadı ama idare edin.
Şey Dicem birde eğer hikayem hoşunuza gidiyorsa başkalarına da önerir misiniz?
Bu arada hikayeyi yaklaşık 30. Bölümde bitirmeyi düşünüyorum ne kadar uzatırsam o kadar çok batırırmışım gibime geliyor, ki zaten öyle.
Sizi seviyorum ❤️
Oy ve yorum atmayı unutmayın. Özellikle yorum çünkü buna ihtiyacım varr ):
Hoşçakalın.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Die, Yoonmin
Fanfiction"Sikeyim yoongi, adımla inlemen beni deli ediyor." >%60 texting >%50 düz yazı •Homofobik istemiyorum• Başlangıç: 20.09.21 Bitiş: 18.06.23 #Die - 1
