Keyifli okumalar...
//
"Hadi ama yoongi, böyle yaparak beni üzüyorsun."
İki gün önceki yaşadığım olayın etkisiyle zaten mahvolmuştum, üstüne üstlük uyuyamamıştım bile. Bu yorgun bedenim düşüncelerimin arasında döküyordu göz yaşlarımı hiç acımadan.
Şimdi ise sabah kahvaltı yapıp hafta sonu olduğu için koltuğuma oturduğum sırada jungkook aramış, ve evimin adresini istemişti. Neden diye sorduğumda telefon ucundan gülüp 'Sence ne için isteyebilirim yoongi? Evine gelip seninle vakit geçirmek istiyorum' demişti.
Haklıydı tabi o da yanlız yaşıyordu sonuçta, sıkılmış olmalıydı. Daha fazla uzatmadan adresi mesaj yoluyla ona iletip kendimi koltuğa gömüp, iyice küçülmemi sağlamıştım.
Çok değil, yirmi dakika sonra kapı çalmış ve kim olduğunu düşünmeden kapıyı açmıştım. Zoraki gülümsemesiyle bana sarılmak için atak yaptığında, ikiletmemiş bende ona içtenlikle sarılmıştım.
Biraz oyalandıktan sonra baştan beri yüzümde gezinen bakışları bu sefer çatık kaşlarıyla fazla dayanamamış, neyim olduğunu sorup durmaya başlamıştı. Ve bende inat edip birşeyim olmadığını söylüyordum, ama anlayan kim?
"Jungkook, lütfen kapatalım artık bu konuyu. Dedim ya iyiyim ben." Koltukta yan dönüp dizlerimin onun dizlerine çarpmasını umursamadan gözlerine bakıp masum kedi bakışları atmaya çalışmıştım.
"Bakma öyle bana, valla öperim seni"
Dediğiyle şok olup dona kalmıştım. Anlamayan gözlerle ona bakmaya devam edince bakışlarını kaçırıp gülen o olmuştu. Histerik bir gülüş attığında, bana dönüp aynı konumda kirpiklerimi hızla açıp kapattığımı görünce daha yüksek sesli bir kahkaha atmıştı.
"Öperim derken yanaktan bahsetmiştim, deli deli bakma öyle gülesim geliyor." Gülerek kurduğu cümleyle bakışlarımı kaçırıp hafiften güldüm. "En yakın arkadışımın dudağından öpüp, Kirli şeyler yapacak kadar şerefsiz değilim ya." Gözlerimi tekrar gözlerine dikip ikimizde sustuğumuzda, gülerek ortamı bozan ben olmuştum.
O da bana eşlik edip sesli bir şekilde güldüğünde sessiz odada bizim gülüşlerimiz yankılanıyordu.
"Jungkooookk~" son harfleri uzatıp şirin bir seslenme yaptığımda gülmekten akan göz yaşını elinin tersiyle silip bana döndüğünde, güzel bir gülümsemeyle bana bakmıştı.
"Efendiiiimm~" aynı karşılığı ondan da aldığımda gülmekten genişleyen yanaklarımla tekrar içten bir gülümseme yer edinmişti yüzümde.
"Hadi dışarı çıkıp kahve içmeye gidelim hm?" gerginliğim üzerimdeydi ama o geldiğinden beri durmadan gülüyordum. Şimdi de ilk defa birlikte dışarı çıkıp eğlenmek istemiştim onunla.
"İnanabilir misin bilmem ama kabul edemeyeceğinden korktuğum için yirmi dakikadır sana aynı soruyu sormak için can atıyordum burada." Gözlerim irileşip tekrar eski haline dönüp gülümsediğimde bir elini tutup ayağa kalkmıştım.
"Hadi o zaman bildiğim çok iyi bir yer var istediğimiz kadar yemek yiyip kahve içelim. Söz veriyorum hesabı ben ödeyeceğim." Çekiştirdiğim eliyle o da ayağa kalkmış birlikte kapıya doğru ilerlemeye başlamıştık.
"Orasını bana bırak sen, hesaplar benden. Herkes çekilsin min yüce haşmetli yoongi geliyoor" dediğini duymamla kahkaha atmam bir olmuştu. Benim güldüğümü görünce o da gülmüştü.
Kapıyı açıp iki adım arkamdan gelen jungkook'un elini bırakarak eğilip ayakkabılarımı giymeye başlamıştım. O da eğilerek hızlı hızlı ayakkabısını giymiş ve ardından kenarda ki masadan anahtarı bana uzatıp arkada kalan kapıyı kapatmıştı.
Anahtarları hırkamın cebine atıp yürümeye başlayınca yanımda beliren jungkook kolunu omzuma atmıştı.
Bugün bizim günümüzdü.
Evet, evet bugün bizim ilk günümüz.
_______
Yaklaşık bir ay oldu
bölüm atmayalı, bende
daha fazla bekletmek istemediğim
İçin hızlı hızlı yazdım.
Umarım güzel olmuştur.
Bölüm full yoonkook oldu,
Biliyorum.
Ama merak etmeyin diğer bölümde
Sürprizlerle karşılaşacaksınız...
Şimdilik görüşmek üzere
Oy verip yorum yapmayı unutmayın lütfen.
Sizleri seviyorum<3
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Die, Yoonmin
Fanfiction"Sikeyim yoongi, adımla inlemen beni deli ediyor." >%60 texting >%50 düz yazı •Homofobik istemiyorum• Başlangıç: 20.09.21 Bitiş: 18.06.23 #Die - 1
