• Hadi ciddi olun. Beklemiyordunuz değil mi final'i ?
Ama rahat olun çünkü bende beklemiyordum -_-
Neyse güzel güzel okuyun bakıyım.
Aidoosss 🧚
________
"Benimle gel, hadi."
Jimin, öpücüğü nefessiz kalacağımızı anladığı için sonlandırmış ve elimden tutarak ileride bulunan odaya doğru çekiştirmeye başlamıştı.
Onu öpmek...
O kadar güzeldi ki, kelimeler yanında yetersiz kalırdı. Onca zaman hayalimdi onu öpmek. Ve bu hayalimi gerçekleştirmiş olmak durumu daha da özel kılıyordu. Gerçi şuan onunda beni seviyor oluşunu itiraf etmesi midemde karıncalanma hissine sebep olmuştu ama, bu his hiç geçmesin istiyordum.
Ben gerçekten şuan her ne olursa olsun jimin'i istiyordum. Her anlamda. Tanrı şahidim bundan sonra olacaklardan ne ben ne de o sorumlu değildik.
Nefesinin nefesim olmasını sağlarken üzerime yürüyerek geriye doğru adımlar atmamı sağladı. Ona itaat ettiğim sırada elleri kazağımın bel kısmını bulmuş, dudakları dudaklarımı kavrarken kazağımı yukarı doğru çekiştirmişti. Kısa bir anlığına geri çekilip tutkuyla koyulaşmış gözlerimizin içine bakmış, hemen ardından o kazağımı çıkartarak yere atmıştı.
Tekrar dudaklarımızı birleştirmeden önce jimin Kendi üstünü de çıkartırken gözlerimi ondan ve mükemmelliğinden alamıyordum. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki Daegu'da ki annemin bile kalp atışımı duyma olasılığı vardı. Heyecandan ve arzudan ölecek gibiydim. Üst vücutlarımızı çıplak bir şekilde sadece rüyamda görüyordum. Ama böyle bir zamanda görmek, dokunacağımı bilmek, çok daha farklı hissettiriyordu.
Bambaşka.
Bedenim âdeta kavruluyordu.
Onun benimkine nazaran daha kaslı vücuduna baktığımda, karın kasları, kol kasları, belirgin bacak kasları birde işin içine o güzel suratı ve çene hattı girince gözlerim tabir-i caizse görsel şölen yaşamıştı. Bacaklarını daha az sonra görsem bile, rüyamda gördüğüm gibi olduğuna adım kadar emindim. Muhteşem.
Odaya giderken beni duvara yaslamış, nefes nefese onun dudaklarına karşılık vermeye çalışırken geriye çekilmişti ama dudakları çeneme, ardından boynuma ve hemen göğsüme inmişti. "Jimin.." diyerek inledim ellerim saçlarına giderken. O ise dizlerini kırarak eğilmiş, şimdi de karın kaslarımda dilini gezdirirken elleri pamtolonumun düğmesini açıyordu. Yaslandığım duvar bile artık ısınmıştı. Çünkü gerçekten jimin'in dokunuşları beni yakıp kavuruyordu.
Pantolonumu indirirken gözlerim dizlerinin üstünde duran jimin'in gözleriyle birleşmiş, dudaklarının kıvrılmasını sağlamıştım. "Benim için şimdiden ıslaksın." Diye fısıldadı boğuk ve fazlasıyla tahrik edici bir ses tonuyla. Ayakkabılarımı, çoraplarımı, ve pantolonumu çıkardıktan sonra dudakları sertliğimi iç çamaşırımın üstünden öptü. "Seni burada becermemi ister miydin?" Diye fısıldadı ve yanağını penisime sürterek inlememi sağladı. "Yanağını soğuk duvara yaslayıp dizlerin titrerken deliğine girmemi ve o güzel kalçalarına hükmetmemi ister miydin yoongi?" Dedi. Ve ben acı içinde kıvranırken bu sefer karnımdan kasıklarıma doğru ilerleyen V çizgime dilini bastırarak inleme sesimi artırdı. "Evet jimin. Lütfen" deyip saçlarını sıktım gözlerimi kapatarak.
İlk defa oluyordu tüm bunlar. İlk defa birinin karşısında neredeyse çıplak kalıyordum. Jimin benim ilk'imdi. Ve dakikalar sonra her anlamda ilk'im olacaktı. Onun için de ilk olduğunu biliyordum. Jungkook araştırma konusunda baya iyi çıkınca ona jimin'in her detayını ve geçmişten günümüze neler yaşadığını araştırmasını istemiştim. Sağolsun kırmamıştı beni yumurcak.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Die, Yoonmin
Fiksi Penggemar"Sikeyim yoongi, adımla inlemen beni deli ediyor." >%60 texting >%50 düz yazı •Homofobik istemiyorum• Başlangıç: 20.09.21 Bitiş: 18.06.23 #Die - 1
