3

3.2K 215 66
                                        

Havalimanına geleli iki saat oluyordu. Namjoon bize sahte kimlikler ayarlamıştı; güvenlikten dikkatlice geçmeyi başarmıştık. Şimdi uçağa binmeyi bekliyorduk. Tam iki saattir Taehyung'un bana söylediği o sözler beynimde yankılanıp duruyordu.

Ben düşüncelerimle savaşırken Taehyung'un sesiyle irkildim. "Jungkook, nereye daldın? Kalk hadi, uçağı kaçıracağız," dedi kolumdan tutarak. Namjoon ve Seokjin önümüzden giderek uçağa bindi, biz de hemen arkalarından onları takip ettik.

Yerime geçer geçmez kafamı cama yaslayıp gözlerimi kapattım. Ciddi anlamda uykum vardı, çok yorgundum. Kısa sürede kendimi uykunun huzurlu kollarına teslim ettim.

4 Saat Sonra

Gözlerimi açtığımda geniş bir koltukta uzandığımı fark ettim. En son uçaktaydım; buraya nasıl geldiğimi, taşınırken nasıl uyanmadığımı hiç bilmiyordum. Bir şekilde beni buraya getirmiş olmalıydılar. Gözlerimi ovuşturup oturur pozisyona geçtim.

"Bu velet de bir türlü uyanmadı. Şeytan diyor sık kafasına, gebersin gitsin," diye kendi kendine konuşuyordu Taehyung. Kafamı çevirip ona baktım.

"Bana velet demeyi kes artık!" dedim sinirli bir şekilde. Bana baktı. "Ne tür bir veletsin sen? Gözümde bir veletten farkın yok," dedi umursamazca.

"Gerçekten insanlıktan anlamıyorsun sen," dedim önüme dönerek.

"Evet, insanlıktan anlamıyorum. Katilim ya ben; içimde sadece kötülük var, çok insafsız biriyimdir," dedi alayla gülerek.

Bakışlarımı tekrar ona çevirdim. "Zevk mi alıyorsun bundan? Biraz insan olmayı deneyebilirsin."

"Ne için? İnsan olmam neye yarayacak? Siz insansınız da ne oluyor? Hiçbir şey!"

Şaka gibiydi, şu an onunla gerçekten felsefi bir tartışmaya girmiştim. "Jin ve Namjoon da katil ama onlar en azından normal bir insan gibi davranabiliyorlar. Karşısındaki kişinin duygularını düşünüp konuşabiliyorlar ama sen onu da beceremiyorsun," dedim gözlerimi devirerek.

"Ben Jin veya Namjoon değilim, kusura bakma olur mu? Hiçbir zaman da karşımdaki insanı düşünmem. Bana ne senin veya başkalarının duygularından!" dedi koltuğa yaslanırken.

"Ben sana hiçbir şey yapmadım! Beni kaçırıp buraya getiriyorsun, yetmiyormuş gibi bir de tonlarca şey söylüyorsun," dedim dik dik gözlerinin içine bakarak.

"Ben bir konu hakkında bir kez konuşurum velet! Bana aynı şeyleri tekrarlatıp durma!" diye gürledi birden. Sinirle ayağa kalkıp salondan çıktı.

Arkasından öylece bakakaldım. Nasıl bir insan olduğunu hâlâ çözememiştim, gerçi çözebileceğimi de pek sanmıyordum. Ayağa kalkıp camın önüne gittim. Camı açıp temiz havayı içime çektim. Bir saniye... Bu camlar açıktı! Hemen aşağıya baktım; çok yüksek değildi, buradan atlayıp kaçabilirdim.

Salon kapısını kontrol ettikten sonra hiç vakit kaybetmeden aşağıya atladım. Yere düştüğümde ağzımdan ufak bir inilti kaçtı. Kendimi hemen toparlayıp evin bahçesinden çıktım ve uzaklaşmaya başladım. Japonya sokaklarını hiç bilmiyordum, her şey çok yabancıydı; ama ana caddeyi bulabilirsem işim kolaylaşırdı.

Sokaklardan geçip çıkışı arıyordum. Ondan kaçtığım için üzerime bir rahatlama çökmüştü. Kaçtığımı muhtemelen fark etmişlerdi ama girdiğim bu ara sokaklarda beni bulamazlar diye düşünüyordum. Ancak saatlerce dolaşmama rağmen ana caddeyi bir türlü bulamadım. Tam başka bir sokağa dalmıştım ki, birden karşımda Taehyung'u gördüm.

Taehyung'un Ağzından

Mutfaktan salona geçtiğimde Jungkook'u göremedim. Dikkatimi direkt açık olan pencere çekti. Tabii ya! Buradan atlayıp kaçmış olmalıydı. Aceleyle salondan çıkıp adamlarıma, ardından Jin ve Namjoon'a Jungkook'u didik didik aramalarını söyledim. Buraları hiç bilmiyordu, nereye gideceği hakkında en ufak bir fikri yoktu; onu bulmam zor olmayacaktı.

Namjoon ve Jin'in peşinden evden fırladım. Yakın sokakları taramaya başladım. Tahmin ettiğim gibi, onu bulmam uzun sürmedi. Başka bir sokağa girdiğim an karşıma çıktı; aslında kendi ayaklarıyla beni bulmuştu. Bana şok olmuş gözlerle bakıyordu. Bu kadar kolay yakalanacağını o da tahmin etmemişti anlaşılan.

Jungkook'un Ağzından

Şok içinde Taehyung'a bakarken birkaç adım geriledim. Arkama bakmamla Jin ve Namjoon'un yolu kestiğini görmem bir oldu. Bu kadar kolay yakalanmamalıydım ama tamamen kapana kısılmıştım.

Taehyung'un gözleri adeta ateş saçıyordu. Dudaklarını aralayıp o soğuk sesiyle konuştu:

"Küçük velet seni... Benden kaçmak kolay mı sanıyorsun, ha?"

Killer // taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin