Hızlı ve meraklı adımlarla yaklaşmıştı Bora . Yıkık duvarın dibine geldiğinde görmüştü Alyayı. Alya görünmemek adına dizlerini kendisine çekmiş ses çıkarmamaya çalışıyordu.
Bora kolundan tuttuğu gibi kaldırıp yüzünü yüzüne döndürttü. Alya yakalanmasından dolayı yüzünde hüzün belirmişti.
''Ama bu kadar çabuk bulmaman lazımdı.''
Alya'nın dedikleri Borayı güldürmüştü.Oda kendisini bu aralar sürekli güldüren kıza sırıttı.
''Demek bu kadar çabuk yakalanmak istemiyordun he ?''
''Hem niçin benimle uğraşıyorsun ? Ben sana ne yaptım ki ?Alt tarafı yüzüne tükürdüm hem karşılığında bana vurdun zaten bence olay burada bitti.O yüzden ben şimdi gidiyorum sen de para için adam öldürme günah günah.''
Gülmeyi kesip dikkatlice dinledikten sonra ellerini saçlarının arasından geçirip (ammada konuşuyo bu ya Allah bir çene vermiş gerisini koyvermiş ) diye düşündü içinden. Sabır dileyip gözlerini kapatıp açtı. O arada ALYA kolunu kurtarıp yıkık binadan hızlıca çıktı. Üstelik Bora ona gidebilirsin de dememişti. Kendisine sorulmadan bir şey yapılmasından nefret ettiğinden koştu ve bileğine yapıştı.
Sonra da çekiştirerek arabasına doğru götürmeye başladı. Bu sırada Rüzgar onları görmüştü. Alya ekmek almaya gidiyorum diyerek evden çıkıp geri dönmeyince Derin ve Rüzgar onu merak etmişlerdi. O yüzden ayrılıp onu aramaya başlamışlardı ve şimdi Rüzgar tanımadığı bir herifin onu kolundan sürüklediğini görünce her erkek gibi kendisine yediremeyip yanlarına koştu.
''Bıraksana lan kızın kolunu kimsin lan sen ? Alya bu herifi tanıyor musun ?''
Boranın yüz hatları oldukça keskinleşmişti. Alya ve bu çocuğun nereden tanıştıklarını yada aralarında ne tür bir ilişki olduğunu anlamaya çalışıyordu. Rüzgar Alyayı tutup arkasına çekmişti. Bora bu duruma anlam veremeyip kendi kontrolünü kaybetmişti.
'' Sen biraz evvel benim kızıma dokunup benim ellerimin arasından mı çektin lan ?'
Benim kızım mı ?
Alya şok !
ALYA İPTAL!!
ALYA vefat!
Boranın söyledikleri etkileyici olsa da gözünün döndüğü belliydi. Her şey bir anda oluverdi. Bora ilk önce Rüzgar a uzun süre etkisinden çıkamayacağı bir yumruk atıp ardından Alyayı arabaya fırlattı. Alya kolunu ovalarken bir yandan da durmadan soru sormaya başladı.
''Nereye götürüyorsun beni ? Kim oldugunu sanıyorsun sen ? Neden benimle uğraşıyorsun? Yoksa beni kaçırıyor musun? Bu devirde adam kaçırmak sandığın kadar kolay mı? Ne tür cezalar alırsın biliyor musun? Hey niye konuşmuyorsun? Yoksa beni insan yerine koymuyor musun? Çabuk durdur şu arabayı !Yeter ya dur dedim sana dur dursana!''
Arabayı birden durdurdu ve Alyaya döndü. Kaşları çatılmıştı ve her an topuğuna sıkıcak havalardaydı. Alyanın sesi kesildi.
''Hadi in bakalım ne yapacaksın e5 in ortasında nasıl dönmeyi bekliyorsan ? Ne o sesin çıkmıyor biraz önce nefes almayı unuttuğunu düşünüyordum.''
''Demek ki yanılmışsın''
Arabadan inip kapıyı sertçe kapattı yüzüne. Bora sabır dileyip indi arabasından kollarını göğsünde birleştirip ne kadar ilerleyebileceğini izlemeye başladı.
Alya içinden beni geri çevirsin diye dualar ederken arada bir arkasına bakıp kafasını geri çeviriyordu. En son baktığında Boranın sırıtan yüzünü görünce siniri tavan yaptı. O ara uzaktan gelen kırmızı bir araba görünce sırıtma sırası kendisinde idi. Boraya doğru döndü Bora vaz geçip ona geri gittiğini sanmıştı ve bir iki adım atıp daha sonra otostop çekti. Umduğu gibi kırmızı araba durmuştu. Boraya son kez bakıp el salladı ve zafer bende gülüşü yaptıktan sonra arabaya bindi.
Bora burnundan ateş soluyordu. Arabaya biner binmez son hız arabanın peşine takıldı.
VE BİR BÖLÜMÜN SONU DAHA :DDDDDD VOTE :(
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARARTI
RomanceAşkın rengi denince kalıplaşmış bir kırmızı tonu belirir gözlerde... Her kırmızı tonu aşka uyar mı?? Herkes aşkı kırmızıda bulmaz ,, Onlar için aşk siyahta saklı belki birazcıkta koyu lacivertte.
