32- yeonjun kos yeonjun

18.2K 1.9K 6.7K
                                        

Merhaba!!

Umarım beğenirsiniz, keyifli okumalar!!

***************************

"Seni seviyorum Jeongin." diyen ve oflayan Hyunjin'e gözlerimi devirdim. Beş saattir Jeongin'e teklif etmek için prova yapıyordu ve gerçekten çok sıkılmıştım.

Derin nefesler alıp verirken "Hyunjin, yetmez mi?" diye sordum. Hyunjin başını olumlu anlamda salladı ve önünde duran Jeongin'in omuzlarını tutup "Sevgilim olsana." dedi başa dönerek.

Gözlerimi devirdiğimde aklıma gelen gerçekle kıkırdadım. Jeongin'den hoşlanma provasını Jeongin'e bakarak yapıyor olması ayrı bir garipti.

Bu provaların başından beri Jeongin bilmem kaç kere kriz geçirmişti ve Chan'ın ensesine geçirmişti. Zaten birkaç gün sonra mezun olacaktı, son günlerini iyi yaşasaydı bari.

Jeongin yutkunduğunda Hyunjin cevap beklermiş gibi baktı, Jeongin bir şey diyemeden başını olumlu anlamda salladığında Hyunjin tiz bir çığlık atıp "Yeonjun amına koyayım Yeonjun!" diye bağırıp yanında duran Yeonjun'un ensesine geçirdi.

Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.

Yeonjun ensesine vurulmamış gibi anında çığlık atıp Hyunjin'e sarıldığında Hyunjin de Yeonjun'un sarılışına karşılık verdi ve gülerek zıplamaya başladılar. Jeongin şaşkınca onlara bakarken Yeonjun geri çekilip Hyunjin'in alnını öptü ve "Helal lan, helal lan sana. Helal lan Yusufi!" diyerek bağırdı.

Hyunjin gülerek Yeonjun'dan ayrıldığında karşısındaki Jeongin'e döndü ve "Ya tipe bak çok seviyorum!" diyerek sarıldı. Jeongin birden titremeye başladığında Chan sıkıca gözlerini yumarak "Sabır!" dedi. Jeongin zar zor Hyunjin'in sarılışına karşılık verdiğinde Hyunjin aniden ayrıldı ve ellerini kenetledi.

Tam o sırada koridordan geçen rastgele bir kızı durdurup kenetlenmiş ellerini kaldırdı ve "Bak bu benim sevgilim!" dedi gülümseyerek. Kız anlamsızca Hyunjin'e baktıktan sonra ilgilenmeden yürümeye devam etti.

Yeonjun kıza ithafen yüzünü buruşturdu ve "İnsan bir şey der! Sen ne anlarsın sevgiden salak kız." diye homurdandı. Jeongin'in kıpkırmızı olmuş yüzüne baktığımda gülümsedim ve "Hayırlı olsun." dedim.

Jeongin'in yüzünü aniden bir tebessüm kapladığında "Teşekkürler hyung!" diye karşılık verdi samimi bir şekilde. Göz kırptığımda kolunun altındaki basketbol topuyla koridora giriş yapan sevgilimi görmemle "Başladı benim mesai." diyerek yanlarından ayrıldım.

Basketbol topundan sarkan onardığımız çüke bakıp "Oğluşuu!" diye bağırdığımda Minho'nun yüzünü kocaman bir gülümseme kapladı. Bu sefer Minho'ya baktığımda "Ve oğluşunun babası!" dedim sevecen bir sesle. Minho'nun gülümsemesi kıkırdamaya döndüğünde "Jisung biz sevgiliyiz farkındasın değil mi? Tanıştığımızdan beri bana ismimle hitap ettiğini duymadım!" dedi.

Sırıttığımda "Böyle daha iyi! O ne öyle resmi resmi isim söylemek. Etik değil bir kere." dediğimde Minho sorgularmış gibi tek kaşını kaldırdı ve "İyi de ismimiz var sonuçta." dedi. Bir saniye durakladığımda dediği cümlenin haklılığını düşündüm.

Messi derin düşüncelere dalmış gibi.

Gözlerimi kırpıştırdığımda "Neyse konumuz bu değil." diyerek gülümsedim. Minho da güldüğünde "Bir saniye bekler misin? Şu topu sınıfa bırakayım." dediğinde şokla ona baktım. Bana anlamsız bir şekilde baktığında konuya girdim.

lan top gitti / minsungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin