20- oglusunun babasi

29.7K 2.6K 18.5K
                                        

Selam!!

Umarım beğenirsiniz, keyifli okumalar!!

********************

"O sarı bana bakacak lan!" diye homurdanıp parmağıyla boş locayı işaret eden Changbin'e gözlerimi devirdim, Felix'ten bahsediyordu.

"Bakacak kardeşim bakacak. Gerekirse zorla baktırırız ulan!" Yeonjun'un gaza gelişini izlerken istemeden de olsa yüzümü bir gülümseme kapladı.

Gece boyu Changbin Yeonjun'a Felix'i ve yaşadıklarını anlatmıştı. Yeonjun sadece şahit olduklarını biliyordu fakat artık en ufak ayrıntısına kadar öğrenmişti.

Geziden döndüğümüz bu iki hafta içerisinde Felix Changbin'e bok gibi davranmıştı. Sürekli Hyunjin'in yanındaydı.

Jeongin'in Hyunjin'den hoşlandığını bildiğim için açıkçası Felix'e çok şaşırmıştım. Hyunjin'den hoşlansa bile arkadaşı için uzak durması gerekmez miydi? Ne de olsa Jeongin başından beri Hyunjin'den hoşlanıyordu, bu belli bir şeydi.

Ve bu iki hafta içerisinde Hyunjin Jeongin'le daha yakın olmuştu fakat Felix ne yapıp ne edip onları asla yalnız bırakmıyordu.

Bu durum yavaş yavaş sinirlerimi bozmaya başlarken, konuyu beynimin bir tarafına not ettim.

Sonra icabına bakardım.

Seungmin derin bir nefes alarak koluyla destek çıktığı Soo'dan dolayı tek kalan Hyunjin'i Changbin'in kolundan tutan Yeonjun'a doğru ilerletti ve bana ithafen konuştu "Hyunjin'i arkadaşına ver o taşısın."

Yeonjun başını sallayarak Hyunjin'i bana doğru yollarken çatılan kaşlarımla Seungmin'e döndüm ve konuştum "Arkadaşına mı? Ben senin arkadaşın değil miyim Seungmin?"

Seungmin gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı ve soluklarının arasından konuştu "Bak, şu anda çalışmamız gereken zamanı çocukça saçmalıklara harcıyoruz!"

Seungmin'in kolunun altındaki Soo hoca kıpırdandığında Seungmin gözünü açtı ve bana bakıp, "Ben seni kırıp dökecek hiçbir şey yapmadım!" diye söylendi.

Tam ağzımı açacakken bana uzatılan ve  kolundan tuttuğum Hyunjin kaşlarını çattı ve sarhoşluğun etkisiyle bağırdı, "Anneme bağırma!"

Yeonjun, omzuna sarılıp "Felix." diye sızlanan Changbin'in saçını okşarken bize göz devirdi ve "Şu an çok daha önemli bir konumuz var." diye dikkati üzerine topladı.

Benim aklıma yine o video gelirken güldüm ve "Evet şu an çalışmamız gereken zamanı çocukça saçmalıklara harcıyoru-" derken Yeonjun'un ciddi bakışı beni susturmaya yetti.

Papatya çayı saatlerini mi aksatıyordu acaba? İlk defa bu kadar ciddiydi çünkü.

Seungmin'in de gözleri Yeonjun'a kaydığında, Yeonjun devam etti "Soo hoca sarhoş, arabayı kim kullanacak?"

"Siktir." diyerek gözlerini kapatan Seungmin'le birlikte derin bir nefes verdim, cidden biz bunu nasıl düşünememiştik?

Hepimiz on yedi yaşında on birinci sınıf öğrencisi olduğumuz için tabii ki ehliyetimiz yoktu, bu yüzden biz kullanamazdık.

Taksiyle dönsek bu sefer Soo hocanın arabası burda kalacaktı.

Derin bir nefes alarak gözlerimi kapattığımda başka çaremiz olmadığı için "Taksiyle gidelim, zaten burası Soo hocanın kardeşinin değil mi? Hoca ne zaman isterse gelip alır." diye bir öneri sundum.

lan top gitti / minsungBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin