21. BÖLÜM

4.4K 158 28
                                    

21. BÖLÜM

Demir Gürsoy'dan

Aynadaki yansımama gözlerimi devirip yüzümü sıkıntıyla bu­ruşturarak baktım. Dağınık olan saçlarımı ellerimle karıştıra­rak daha da dağıttım. Koşudan sonra berbat bir hale gelmişti, şimdi terle karışınca kendimi iyice kirlenmiş, pasaklı bir çocuk gibi hissedi­yordum. Kimdi bu karşımdaki genç? Neden bu kadar sıkıntılı ve üzgün görünüyordu? O deli dolu, çılgın çocuğa ne olmuştu? Neden artık içimden hiçbir şey yapmak gelmiyordu? Sorularımın hiçbirinin bir cevabı yoktu. Daha doğrusu çözemiyordum çünkü uzun zamandan sonra ilk defa, yaşadığım bir denklemin içinde sıkışmış gibiydim. Hiçbir zaman bir şeyi ikinci defa düşünmeye gerek duymayan ben bu kez karmaşıklığın içinde boğuluyordum. Hatta gırtlağım o kadar sıkılıyordu ki başkala­rını suçlamak istiyor ve çatacak yer arıyordum. Ne için çırpındığımı, neden bu kadar çaba gösterdiğimi bilmiyordum ama oldukça hastalıklı hissediyordum. Hiçbir neden yokken kafamda birçok şey üretip duru­yordum. Sahiden, bana ne olmuştu böyle?

Her şeyin ne zaman başladığını öğrenmek istediğimde kendimi bir­kaç ay öncesine giderken buluyordum. İmkânsız bir durumdu. Hatta Batuhan bile son zamanlarda, "Bu sen olamazsın," diye söyleniyordu ama bendim işte.

O günü çok iyi hatırlıyordum. Tüm gün semtte koşup durmuştum. Amacım okuldaki spor hocasının gözüne girip futbol takımında kap­tanlığı Oğuz'un elinden almaktı. Fakat o gün gördüklerimden sonra ne kaptanlık kalmıştı aklımda, ne Oğuz'u yerle bir etmek. Her şey uçup gitmiş, ayaklarım yerden kesilmişti. Nefes nefese Devrim amcaların evi­nin önünden geçerken bahçedeki sesler ilişmişti ilk olarak kulaklarıma. Aldırmadım o seslere çünkü dikkatimi çeken asıl şey arabanın içinde, pencere kenarında uyuyan o masum kızdı. Etrafı kontrol edip iyice yak­laştım siyah arabaya ve daha yakından izledim nefes alış verişlerini, uyku­sunda bile çatmış olduğu kaşlarını. Elim istemsizce cama gitmiş ve tanı­madığım o kızın yanağını okşayıp iki kaşının ortasındaki çukuru ortadan kaldırmak istemiştim. Uykusunda onu her ne huzursuz ediyorsa etme­meliydi. Dokunamadım ona oracıkta, yaklaşmakta olan sesler yüzün­den ortadan kaybolmak zorunda kaldım. Gözüme çarpan ilk çalılığın arkasına saklanıp izlemeye devam ettim olanları. Önce bahçeden sarışın bir kız çıkıp arabaya binmiş ve uyuyan güzel, gözlerini açarak onunla bir­likte dışarı çıkmıştı. Beni öylesine büyülemişti ki dikkatini çekmek için küçük bir gösteri yapmak zorunda kalmıştım. Koşuya devam ediyormuş gibi yapıp yanından geçmiştim. Sarışın kız tüm ilgisiyle bana bakarken o gizlice izlediğim uyuyan güzel benim farkımda bile değildi.

Nisa... Bir anda hayatımı allak bullak eden uyuyan güzel. Ona karşı nasıl davranmam gerektiğini, ona nasıl yaklaşabileceğimi hiç bil­miyorum. O kadar dengesiz davranıyor ki onu çözmeye çalıştıkça her şey daha da bulanıyor. Bir bakıyorum herkesten daha yakın ama sonra bir bakıyorum herkesten daha uzak. Fakat hissediyorum ve hislerimde yanılmadığımı da biliyorum. Aramızdaki çekimin farkındayım ve bu sadece benim için geçerli değil. O da her şeyin farkında sadece üstünü kapatmak için çaba sarf ediyor. Bu çabanın boşuna olduğunu yakında öğrenecek.

Yarışlara asla gelmeyeceğini düşünürken biraz zorlu ve şartlı olsa da beni yalnız bırakmamıştı. Şartını asla yerine getirmeyeceğimi şu ana dek anlamış olması gerekirdi. Ondan uzak durmayacaktım. Bu nere­deyse imkânsızdı. Yarışta elini tuttuğum o kısa sürede her şey o kadar hızlı gelişmişti ki bir an heyecanla arabanın gazına fazla yüklenmiştim. Elini tuttuğum an her şey başka görünmüştü gözlerime. Sanki ilk defa bir kıza yaklaşıyordum. Sanki ilk defa bir kızın elini tutuyordum. Sanki ilk defa kalbim gerçekten atıyordu. O geceyi hayatım boyunca unut­mayacaktım ve Bahar'ın gizliden çekmiş olduğu resimlere baktıkça o gece hep benimle birlikte yaşayacaktı.

KUTUP YILDIZI 1Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin