Merhabalar:) Bu kurguyu yazmaya başladığımda aklıma gelmesi ile hemen satırlara dökemeye başlamıştım. Zaten Zor olduğunu biliyordum ama bu kadar da olmasını beklemiyordum açıkcası. Hikayede bir sürü eksikler var bunun farkındayım zamanla öğreneceğimden de eminim. Hatalar için lütfen kusuruma bakmayın.
Ve gözünüze batan kısımları yada önerilerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim❤️❤️
🌸🌸🌸
Adını söylemesi ile birlikte şaşırıp kalakaldık. Emre, Ali ve Ben bir şey demeden birbirimize bakıyorduk. Bu sessizlik Alinin konuşması ile sona erdi."Sara. Güzel isimmiş."
"Hafızan yerine mi geldi? Hatırlıyor musun olanları?" diye sordu Emre.
Araya girip "Oğlum bi yavaş. Kendine gelsin bi tane tane sorun" dedim.
Sara bizi izliyor ve tepkilerimizi ölçüyor."Çekinmene gerek yok. Bize istediğini anlata bilirsin. Bizden korkma" dedi Ali.
"Korkmuyorum." Dediğinde ona bakıyorduk. Bir kaç saniye sessiz kaldı ve konuşmaya devam etti. " Yani sizden korkmuyorum. Beni koruduğunuz için size çok teşekkür ederim"
"Bize teşekkür etmen gerekmiyor Sara. Bu arada artık ismini öğrendiğimize göre tanıştığımıza memnun oldum" dedim.
"Bende" diyerek cevapladı.
"İsmini Hatırlıyorsun. Daha başka hatırladığın
Bilgiler var mı? Aklına ne geliyorsa söyle lütfen. İstihbarata bilgileri verelim ve kim olduğunu aramaya devam edelim""Pek bir şey hatırlamadım. Sadece o bana Sara dedi ve korkunca daha önceden bana böyle seslenilmiş olduğunu hatırladım"
"Anladım"."O öldü mü?" . Sorusuyla afaladım. Her şey o kadar tuhaf dı ki bu olanlar aklıma gelmemişti.
"Yaşıyor merak etme. Ama ona da sıra gelecek daha" dedim.
"Bize onunla ilgili bildiklerini anlatman gerekiyor. Sen hazır olduğunda bizi bilgilendir lütfen"
Emre oturduğu yerden kalkıp Komutana haber vereceğini söyledi. Ardından Sara, Emre ve ben sessiz bir şekilde oturuyorduk. Bu sessizlik bir süre sonra garipleşmeye başladı. Ali nim konuşması ile sessizlik bölündü
"Bu ne ya sessizlikten içim daraldı. Biraz sohbet, muhabbet edin Allah Aşkına"
"Ben en iyisi Emre'ye bakayım ve durumları öğreneyim" diyip Emrenin yanına gittim.
...
Emre ile birlikte Komutana haber verdikten sonra yine salona doğru giderken Sara ile Alinin konuşmalarına kulak misafiri olduk.
"O... yani Fikret. O niye buradaydı? Beni nasıl bulmuş Ve niye Dayı dedik şerefsiz çıktı dedin. O kimin dayısı?" Ona durumları daha açıklamadığımızdan soru sorması normaldi.
"Şey.. yani o seni bulmadı sanırım tesadüf oldu sadece. Gerisini sana Yiğit anlatsın en iyisi. Bu arada Sara sana bişey sora bilir miyim?"
"Tabi"
"Hani sen şimdi hiç bir şey hatırlamıyorsun ja. Fikreti nasıl hatırladın?" Bu soru şu an o kadar mantıklı gelmişti ki cevabını hem merak ediyorum hem duyacaklarımdan korkuyorum.
" İlaçlardan dolayı çok uyuduğumu biliyorsun zaten. Son bir kaç gündür rüyalar görmeye başladım yada kabus da diyebiliriz. Çoğunlukla kesit kesit oluyor ama bana bir şeyler hatırlatmıyorlar ve zaten yarısından çoğunu unutuyorum ama genelikle penceresiz karanlık bir oda görüyorum ve zincirler"
Onu bulduğumuz yerden bahs ediyor. O gün ki hali hâlâ gözümün önünden gitmiyor. ". Daha fazla onların konuşmalarını gizlice dinlemek istemediğim için tekrar Salona girdim. Kapıdan girer girmez ikisi de bakışlarını bana çevirmişti.,, Yeni Haber var mı? Durum ne?"
Alinin sorusunu cevaplamak için konuşmaya başladım.,,Maalesef elimizde hiç bir bilgi yok" dediğimde Emre de Salona girmişti.
,, Son beş yılda Sara isimi ile tüm Türkiye de Kayıp ilanı yapılmamış".
Konuşmamı bitirmemle Emre anlatmaya başladı ,, Ya şimdiye kadar hiç kimse senin adına kayıp ilanı vermemiş yada ismin Sara olmaya bilir"
Saranın bakışları Emre ile benim aramda gelip gidiyordu ,, Hayır, ben eminim adım olduğuna. Tamam size bunu kanıtlayamam ama içimdeki ses bunun doğru olduğunu söylüyo hem bu ismi her duyduğumda daha öncesinde duymuş gibiyim"
,,Sen öyle diyorsan öyledir Sara" dedi Ali ve konuşmaya devam etti.,, Şu an elimizde pek bir şey yok ama bulacağız . Senin kim olduğunu, aileni, evini bulacağız sana söz veriyoruz."
Birden tekrar aklıma gelen şeyle konuşmaya başladım ,, Hastanede hemşirelerden biri yabancı bir dilde sayıkladığını söylemişti. Muhtemelen yurt dışında yaşıyor olmalıydın."
,, Şu an senin hakkında bildiklerimiz adının Sara olduğu, muhtemelen yurt dışında ikamet etmen, yirimili yaşların başında olman ve bir kayıp ilanının olmamaması. Bunlar çok fazla bilgi değil ama yapacak bir şey yok maalesef. Elimizdekilerle yetineceğiz mecbur."
Yüzüne baktığımda kendini ne kadar çaresiz hissettiğini anladım. Yaşadıkları kötülüklerden sonra kimsenin onu aramadığını öğrenmişti. Üstüne daha fazla gitmemek için Çocukları da kaldırıp eve gitmelerini söyledim.
,,Benim yüzümden gitmenize gerek yok" dedi ince ses tonuyla.
"Zaten geç oldu hem seni çok yorduk bugün. Hem daha hal etmemiz gereken şeyler var"
"Emre Haklı Sara fazla üstüme geldik kusura bakma" dedi Ali.
İkisini kapıdan yolcu etikten sonra tekrar Saranın yanına Salona geçtim.
Aya kalkmış kapıya doğru gelirken beni görünce durdu.
" Sana bir şey sora bilir miyim?"
"Tabi"
" O burayı nasıl buldu ve gerçekten senin dayın mı?" Bunu sormasını bekliyordum çünkü Emrenin benim cevaplamam gerektiğini söylemişti ona.
"Aslında Annemin Kuzeni ama biz yinede dayı derdik" dedim ,,Onun böyle iğrenç bir insan olduğunu gerçekten bilmiyordum. Bilseydim sana yemin ederim onun cezasını çoktam vermiş olurdum. Sana yaptıkları af edilir şeyler değil lütfen beni affet onu asla buraya getirmemem gerekiyordu. Seni hiç kimseye emanet etmemem gerekiyor du. Ben çok özür dilerim."
Birden gözümden yaşlar akmaya başladı. Haklıydım ama haksız olduğum için. Onu asla başka birine emanet etmemem gerekiyor du. O bana güvenmişken ben onun güvenini boşa çıkardım. Eymiş olduğum kafamı kaldırına onun da ağladığını gördüm.
,, Senin bir suçun yok ki. Nerden bile bilirdin böyle olacağını. Sen sadece sevdiğin birine güvenmişsin. Ne olur ağlama" demesi ile elini kaldırıp yanaklarımdan süzülen yaşı silmesi bir oldu.
Bu Kız beni her defasında şaşırtıyor. Bu kadar acıya rağmen merhametli ve anlayışlı olması.... Kendine Hayran bırakıyor.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bitap
Teen Fiction„Nasıl yani? Kıza uyuşturucu mu vermişler?" „Tam olarak uyuşturucu değil. Bayıltıcı ilaçlar. Bu ilaçlar kisiye verildiğinde vücud fonksiyonları etkisiz hale geliyor. Ama zihni hala çalışır vaziyette . Yani beyin hala aktif durumda." „Yani bu kız ne...