iki

405 24 11
                                    

ömer

sürekli yazmamdan rahatsız oldugunu biliyorum

ama seni özledim

yeter artık amk cidden daha ne kadar devam edicen buna

kendini dünyadan soyutlayınca yok mu oluyosun orospu çocugu

varsın ordasın o pencerenin ardında bütün gün kendine sövüyosun

nolur bırak artık şu inadını

çok özledim seni amk

hürkan

huzur ver abi

hürkan'ın gördüğü cevaplar onu üzmemişti. ömer zaten oldu olası böyleydi. biliyordu ki, duyduğu özlem karşılıksız değildi.

hürkan gün içinde ömer'in yavaşça perdesini aralayıp gizlice ona baktığını biliyordu. bunu ömer'e söylese ömer binbir bahane bulup onu yalanlardı. ama hürkan gerçeği biliyordu, çünkü karşısındaki adamı çok iyi tanıyordu.

aradan saatler geçti ve hürkan biraz gitar çalmaya karar verdi. ömer hiçbir zaman itiraf etmiş olmasa da, onu dinlemeyi severdi.

yatağında öylece uzanırken kulağına dolan sesler ile doğruldu. camı aralıktı ama ses çok derinden geliyordu. usulca baktığında hürkan'ın camının kapalı olduğunu gördü.

içindeki çocuksu heyecan ile telefonunu kaptı. bu yaptığına belki pişman olacaktı ama nedense onu dinlemeye ihtiyacı varmış gibi hissediyordu.

camını açsana

hürkan yanında ekranı parlayan telefonunu görünce durdu. mesajın ömer'den olduğunu görünce anlam veremediği bir heyecan kapladı bedenini. ne yapacağını bilemez şekilde ayağa kalktı ve camını açtı.

anlamıştı. ömer onu dinlemek istiyordu. onun camı da aralıktı. orada onu dinliyor olduğunu bilmek hürkan'ı bir hayli geriyordu. yerine oturup notaları karıştıra karıştıra çaldı gitarı.

ömer pencerenin önüne bağdaş kurup, bir sigara yakmıştı. sıçıp batırdığı parçayı gülümseyerek dinledi. bazen anlaşmak için konuşmalarına gerek bile olmuyordu, bu da o anlardan biriydi.

gitar sesi kesildiğinde hürkan'ın sesi yükseldi karşı camdan. "dalga geçme!"

ömer yüzündeki sırıtış ile ayağa kalkmadan camı kapattı. sırtını dayadığı duvarın dibinde oturdu dakikalarca. gözünden süzülen bir damla yaşı silmeye hali yoktu. akmasına izin verdi.

yeniden cesaretini toplayabileceğini sanmıştı. ama hürkan her gün ömer'in yüzüne bir gülümseme bırakmayı başarıyorken, bu pek mümkün olmuyordu. belki de vazgeçmeliydi.

ömer yüzünü gülümseten tek insanı bir kez daha yerle bir etmek istemiyordu. onun için yaşamaya değerdi.

teşekkür ederim

falling down // porgolaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin