34

7.7K 481 23
                                        

Sabah güneşin yüzüme vurmasıyla hayattan soğumam bir oldu.

Enes,"Nehir Hanım kalksanız artık! Hayır tedirgin oluyorum Aras Bey gelecek diye. Valla yalis anlayacak nolur artık uyanın" demesiyle kaşlarımı çattım.

"Sabah sabah seninde belanı versin!" Deyip gözlerimi açmaya çalıştım ama uykuya esir olmak istiyordum.

"Nehir hanım aslında sorun yok lakin kolumu bıraksanız yanlışta anlaşılmayacak. Nolur kolumu bırakın" demesiyle uyumak istiyordum.

Uykum var benim

"Aras kapa çeneni!"

"Nehir hanım Aras olsam yine iyi ki malesef değilim ama lütfen kolumu bırakın sizin yüzünüzden yatakta oturuyorum ve siz koluma yapıştınız!" Diye söylenen kişinin kim olduğunu anlamam hala zaman alıyordu ki zaten pekte umrumda değildi.

"Nehir Hanım dün iyi şeyler olmadı yani bende istemiyorum aynı şeyler bana olsun o yüzden kolumu bıraksa-" diye cümlesini tamamlamadan kapı çalmaya başladı. Hala çalıyordu ve susmak bilmiyordu.

"Aha sıçtık! Nehir hanım nolur uyanın!" Diyen kişiye bakmak istesem de gözümü açamıyordum!

En sonunda kapı açıldığında söylenerek içeri biri girdi.

"Hayır yani yarım saat oldu! Ben daha ne kadar bekleyeceğim Nehir'in gelme-" o da cümlesini tamamlamadan kapıdan hızla içeri girmiş olacak ki kesin kaşlarını çatmıştı.

"Aras Bey ben valla birşey yapmadım! Nehri hanim kolumu bırakmıyor! Kaçıncıya söyledim. Aras Bey görürse kızacak diye ama dinlemedi!" Demesiyle suç yine bana kalmıştı! Niye hep ben!?

"Enes Hani zekanı kullanıp kolunu çekseydin?!" Demesiyle sesi garip geliyordu. Pamir nerde ya? Olay çıksın biraz sıkıldım.

"Aras Bey eğer çekebilsem zaten yatağa niye oturayım?" Demesiyle gözlerimi açtım.

Enes dişlerinin arasından,"Nehir hanım nolur şu kolunuzu çekin. Allah rızası için nolur!!"deyince uyku sersemliği ile ona bakıyordum.

Aras,"Nehir çeksene kolunu!" Demesiyle şimdi ona bakıyordum.

Onun sevgilisi vardı umrumda değil artık.

Ellerimi Enes'in kolundan çekmem ile ayağa kalkıp lavaboya gittim.

"Sen git sevgiline niye hala buradasın ki!" Demem ile sadece kendi kendime konuşuyordum.

Enes,"Çok şükür bin şükür kolumu bana verene!!" Deyip muhtemelen aşağıya inmişti.

"Hayır madem sevgilin var söyleseydin. Burada kötü duruma düşen ben olacağım!"

"Sevgilin varsa niye bana öyle davranıyorsa! Resmen sevgilisini benimle aldatmış durumuna düşüyorum!" Deyip daha çok sinirlenmiştim.

Klozet kapağının üstüne oturup dizlerimi karnıma çektim.

"Sevgilisi varmış! Bey efendi pişmiş kelle gibi birde sorun değil diyor!"

"Sorun değilmiş! Bana neyse artık! Ben niye umursuyorum ki! Kendi düşünsün dicem ama herşey beklenir bundan beni kötü çıkartır sevgilisine!" Demem ile kapı çaldı.

Aras,"Nehir konuşabilir miyiz?" Demesiyle daha çok kapıyı tıklattı.

Aras,"Kendi kendine söylenmen bittiyse tuvaleti doldurmasan mı?" Dedi.

"Aşağıda bir tuvalet daha var ona gir"

"Nehir zorlamasan mı? Kahvaltı hazır ama ilk önce konuşmak istiyorum?"

"Ben istemiyorum gider misin??"

"Pekala o halde çıkana kadar kapıda oturuyorum" demesiyle gerçekten kapıya oturmuş olacak ki yer sallandı resmen!

Yarsaydı da içinde kaybolsaydım!

"Karnım aç benim ve seni görmek istemiyorum. Cebimde çikolata var fakat tuvalette yiyip çarpılmak istemiyorum" demem ile Aras gülmüş olacak ki kahkaha sesi geldi.

"Gülmesene! Karnım aç benim"

"Çıkarsan sevdiğin yemeği yaptım yiyeceksin zaten"

"Ne yaptın?"

"Yemek"

"Söylesene ne yemeği işte!"

"Gelirsen görebilirsin?"

"Çok kötüsün!"

"Aksine seni düşünüyorum"

Alayla güldüm,"Sen mi beni düşünüyorsun? Güldürme istersen?! Sevgilin olduğunu bana söylemedin bile!"

"Nehir çıkarsan açıklayacağım"

Kapıyı açtığımda koşarak aşağı indim ve mutfak sandalyeleri sen birine oturdum.

Zafer!! Artık yemek yiyebilirdim!!



Polis Karakolu| TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin