✨⛄🎄🪅🎉🎁🍀
Keyifli okumalar...
Sesler susmak bilmiyordu evet sabah olmuş olmalı farkındayım. Bu ses sadece bunun habercisi.
"susturun artık şu sesleri" diye bağırmaya başladım.
O sırada abimin sesi evde yankılandı. "Adel sesleri susturmak senin elinde kapat telefonun alarmı susar canım kardeşim, neden beş dk bir ayarlarsın ki şu alarmı." diye söylenmeye başladı. Canım abim benim ailemden kalan tek kişi.
Herşeyimdir abim hem anne oldu hem baba oldu bana tabii abi olmayıda hiç bırakmadı sayın Asil Yılmaz. İsmi gibiydi abim Asil bir beyfendi nazik, kibar, anlayışlı ve sevgi doluylu herzaman.
Soyadımız gibi de Yılmaz dı. Biz ailecek öyleydik gerçi Herşeyin hakkından gelir ve asla zorluklarla baş ederken yılmazdık. Tabii ki düştük, tökezledik ama her seferinde daha iyi olmaya çalıştık.
"Tamam tamam itiraf ediyorum avukat bey ben kurdum saati benim suçum" diye bağırdım tekrardan. Kapının önünden abinin gelen kahkahasını duyuyordum.
Hemen yatakdan kalkmam gerekiyordu yine yeniden iş görüşmem vardı. Oflaya puflaya kalktım yatağımdan canım yatağım nasılda bana bakıyor bırakma diye hem yastığım o ipek saçlarını neden aldın benden der gibi.
Banyoda işlerimi halettikten sonra sütlü kahve boğazlı kazağımı, beyaz
kot mu giyip saçlarımı at kuyruğu, hafif bir de makyaj yapıp aşağı inmeye başladım.
"ahh ahhh hanginize ne desem Alexander sana mı yoksa levi sana mı" diye söylene söylene mutfağa geldim.
"Adel yine kime söyleniyorsun sen hem onlar kim ya, neyse hadi kahvaltını yap beraber çıkalım." dedi canım Asil beyciğim.
"kim olacak abicim telefon ve alarm icadın da en önde gidenler. Bu zaman insanlarında biz biraz daha geliştirelim de beş dk bir on dk bir olsun demişler." dedim sırıtarak.
"Hadi hadi çok uzatma da kahvaltını yap. Bugün ki görüşme için hazır mısın, sana kaç kere diyorum gel Baver'in şirketine başvur diye bak gittiğin yerlerden cevap gelmiyor." dedi gözümün nuru
" Canım abim benim ben kendime torpilli dedirtmem, hem ben boşamı okudum paraladım kendimi, mimarım ben ve mesleğimi severek yapıyorum. " dedim ve önümdekileri yemeğe başladım
" Biliyorum abiciğim ama bu dediğin torpil değil ki sende herkes gibi başvuracaksın alınırsan alınırsın alınmazasan tekrar devam edersin kaldığın yerden iş aramaya bayan mimar hanım. "dedi gülümserken
Aslında abim haklıydı çalıştığım diğer yerlere de kendi çabamla girmiştim. Direk gel işe başla olmamıştı. Sürekli mülakatlara girmiş öyle işe başlamıştım. Gözlerini benden çekmeyen abime döndüm.
" Tamam tamam bu görüşmede olmazsa cv mi bırakıp başvuru mu yapacağım oldu mu Asilzadem." dedim gülerek abimin gülümsemesi kahkaya döndü çok tatlı ya tamam yakışıklı adam ama gülünce de efsane oluyor. Ayy ben nasıl paylaşacağım Asilzade mi ilerde eşiyle.
Yok yok evlenmez ki abim, evlenir mi ya ayyy ne yoku bunu hiç boş bırakırlarmı. Ama aklımdaki kişi yengem olursa herşey daha güzel olacak benim için. Ne dertli başım varmış kahkasının bitmesini beklerken yüzümün düşmesiyle gözleri beni buldu.
" Ne oldu Adel neyin var abim"
"Abi çok zor bunu söylemesi söylemezsem de içimdeki kuşku beni bitirecek, sen evlenince beni bırakmazsın değil mi." diye sordum.sonuçta kendi ailesi olacak, Nasıl da bakıyor bana kıyamam ya..
"Ne evlenmesi Adel nerden çıktı bu şimdi, ben seni ne olursa olsun asla ama asla bırakmam, bırakamam sen benim herşeyimsin." diyip bana sarılmak için yanıma geldiğinde onun güvenli kollarında bir kez daha huzur buldum. Sanırım başka hiçbir yerde bu huzur bulamazdım.
" Hadi hadi gidelim artık. "diyerek ayrıldım abimden.
" Tamam ben dosyalarımı alıp geliyorum çıkalım. " demesiyle bende masayı toplamaya başladım. Bu beyzade olmazsa ben kesin aç kalırdım ya, her şeye koşturup duruyor hakkını asla ödeyemem. Birazda artık abime yük olmamak için çalışmak istiyorum. Onun için hiç boş durmadım mezun olduktan sonra. Yanıma gelen abimle düşüncelerden sıyrılıp çıktık evden, abim arabasıyla gideceğim yere kadar beni bıraktı.
"canım inşallah herşey gönlünce olur, hadi bakalım haberlerini bekliyorum." dedi ben kapıdan çıkmadan.
"çok teşekkür ederim abim, tabii haber veririm görüşmek üzere seni çok seviyorum." diyip indim arabadan şirketin önüne gelince yönlendirmelerle buldum başvuru yerini. O kadar kalabalık ki sanki herkes burda bir süre bekledikten sonra sıra bana geldi görüşme odasına girdiğimde masa başındaki adam başını kaldırmadan" cv nizi bırakın en kısa sürede size dönüş olacaktır "dedi şimdi anlamıştım, bu kadar insan la görüşmeyi nasıl yapacaklar diye düşünüyordum, sorumun cevabını çok güzel almıştım.
" Ver kardeşim şu cv mi bana, sizin gibiler yüzünde insanların umutları tükeniyor kim bilir kaç kişi bir hevesle gelip başvuru yaptı." diyerek cv mi masasından aldım ve oradan ayrıldım. Abimi aramam lazım sanırım dediği yere başvuru yapacağım köklü bir şirket en azından cv'im birinin kahvealtı olmamış olur. Telefonu elime alıp aramaya başladım abimi. İlk çalışta hemen açtı telefonumu iki gözümün çiçeği.
"Adel abim nasıl geçti görüşmen."
"Abim kurduğum cümle ile bir kerede anlayacağın eminim." der demez yine gülme sesini duydum maşallah çok zeki ya canımın içi
"Senin dediğini yapıp Baver abi'nin şirketine başvuracağım." dedim. Baver abi büyük bir şirketin küçücük ortaklarından birisiydi.
" Tamamdır ben herşeyi anladım abim, yarın beraber gideriz hem ben de Baver'e uğramış olurum. "dedi
"Tamam ozaman, akşam görüşürüz." dedim. Telefonumu kapatıp biraz yürümeye başladım iş hayatını biliyordum hele büyük şirketler plaza insanları bazen çok acımasız olabiliyordu, dedikodular, arkadan kuyu kazmalar, köstebekler daha neler neler tabiri caizse resmen tam bir Kurtlar Sofrası idi. Sanırım en iyi bu özetler durumu.
Düşüncelerimle beraber sonunda eve gelmiştim. Bakalım yarın beni neler bekliyor...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Pinokyo Patronum
ChickLit... "Eee Adel Barlas bey ile çalışmak nasıl gidiyor." "Off offf hiç hatırlatmayın Işıl hanım ya Adam tam bir Pinokyo hem sahte hem yalancı, bir tek farkla yalan söyleyince pinokyo'nun burnu uzar ya hah bunun da kibarca söylüyorum poposu kalkıyor." ...
