💕🍀🎭🪅
Keyifli okumalar
Birkaç gün için tüm eşyalar taşınmış ve benimde burdan yönlendirmem ile eşyalar yerleşmişti. Artık gitme vakti geliyordu. Sabah yola çıkacaktık. Valizlerimizdeki son birkaç eksiği tamamlıyordum.
" Adel, ev abinlere çok yakın ya Barlas seni görürse" diye sordu yiğit
"görsün Yiğit, ben ondan kaçmıyorum artık. Umrumda da değil" dememle bana tek kaşını kaldırıp baktı. Hala ona aşık olduğumu biliyordu.
" Adel herkesi kandırabilirsin ama beni asla bunu sakın unutma" diyip gülümsedi. " neyse bende çalışma odasındaki son birkaç evrağı toparlayacağım"
"Tamam, birşey unutursak melodi'ye söyleriz gelirken getirir" dedim.
" Tamam olur" diyip çıktı odadan.
Yiğit nasıl da tanıyor beni, tekrardan kırılacağımdan ve yine hayata küseceğimden korkutuğu için böyle yapıyordu. İnsan özlemez mi? Memleketini, ailesini gerçi Yiğit ailesinin olmadığını söylemişti. Yurtta büyümüş. Bende çok irdelemek istemedim. Nasıl o bana saygı duyup hiçbir şekilde Barlas konusunu açmadıysa oda bu saygıyı fazlasıyla hak ediyordu.
İşimi bitirip odama geçtim. Çok yorgundum yeni bir savaş başlıyordu artık ve ben buna hazır olmalıydım. Gözlerimi kapayıp, uykuya bıraktım kendimi..
🌞🌞🌞
Sabah'ın ilk ışıkları ile yola çıkmıştık. Melodi ile küçük bir vedalaşma anı yaşadık. Nasıl olsa gelecek on beşgün sonra, idare edebiliriz o kadar insanız.
Uçağa binince ilk Fransa'ya gelişimiz aklıma geldi. Yiğit'i özel uçağı ile geldiğimizden Barlas bizi uçaklarda bulamamıştı. Yiğit her Türkiye'ye gidip gelmesinde uçağını kullandığından hiç bulamıyordu. Fransa da olduğumuz aklının ucuna gelmiyordu.
Üç saat sonunda gelmiştik Türkiye'ye nasılda güzel çok özlemişim. Valizlerimizi direk eve göndermişti Yiğit. Bizde abimlere gitmek için yola çıkmıştık. Yaklaşınca Hemen Meyra'yı aradım.
" günaydın canım"
"günaydın Adel, nasılsın?"
"Çok iyiyim, ahenk nasıl uyuyor mu?"
"yok yok uyumuyor kahvaltı yapacaktık bizde, ekip tam burda bitek siz yoksunuz" dedi üzgün üzgün, Yiğit arkadan geliyordu, kapıya gelmiştim artık. Zile basmadan önce
" geliriz canım" diyip zile bastım
"inşallah Adel, dur kapı çalıyor kapama hemen geliyorum" diyip kapıya gelmeye başladı ayak sesleri duyuluyordu. Kapıyı açtı
" geldik canım" dedim. Telefonu kapadım. Meyra konuşmadan duruyordu sadece bu tabloyu görmeyi beklemiyordu, biliyorum
"Meyra" dedim korkutmaya başladı beni
"Meyra kim gel-" cümlesini tamamlayamadı Abim.
"Abiii" dedim gözlerim dolu dolu, ikiside bunu beklemiyordu.
Birkaç saniye sonra hemen sarılmaya başladılar. İkisi aynı anda.
" hey hey yavaş biraz oğlumu ezeceksiniz" dememle ayrıldılar. Evet kucağımda oğlum vardı.
"oğlun mu?" dedi abim
"Evet dayısı" dememle hemen kucağına aldı. Öpüp kokluyordu.
"bak ya bizi unuttular kızım" diyen Yiğit le ikinci bir şok yaşadılar
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Pinokyo Patronum
ChickLit... "Eee Adel Barlas bey ile çalışmak nasıl gidiyor." "Off offf hiç hatırlatmayın Işıl hanım ya Adam tam bir Pinokyo hem sahte hem yalancı, bir tek farkla yalan söyleyince pinokyo'nun burnu uzar ya hah bunun da kibarca söylüyorum poposu kalkıyor." ...
