2

456 24 30
                                        

(Kısa kesmek adına bucky'nin ağzından olanları y/n ağzından aktarmayacağım.)

*y/n'in ağzından.*

2 saattir şu nalet olasıca karakolda polislere laf anlatmaya çalışıyorum. Adam öldürmek bu kadar zorsa niye mafyalar bu kadar kolay kurtuluyor? Şaka gibi. Demekki para herşeyin
İlacı lafı doğru.

"Size daha önce anlattım memur bey. Tefecilerdi. Benden babamın kumarda yatırdığı parayı istediler. Eğer vermezsem dükkanımı yakacaklarını söylediler. Ne yapmamı bekliyordunuz?"

Derin bir nefes aldım "üstelik bana silah çekmişken?" bu adam laftan anlamıyor.

"Avengers oradaydı. Sizden önce müdahele edebilirlerdi."

"Avengers? Her zaman orada olmayacaklar ama. İllaki bana veya dükkanıma zarar verecekler."

Sakinleşmeye çalıştım sonuçta karşımdaki devlet için çalışan bir görevliydi.

"Onlar tefeci bir mafya. Bunlar bir ağ gibi her yerdeler. Yaptıkları katliyamları dahi normal afetten kaynaklı olarak gösterebilirler. Ve ben buradayken ne ailem nede tek evim olan dükkanım güvende."

"Sizi buradan çıkarmak isteriz fakat.."

Adamın ne diyeceğini çok belliydi şey derler hep bir adam öldürdünüz cezasını vereceksiniz. Falanda filan. Hep öyle değiller mi? Eli geçiş çevresi olan ve zengin olanlar ceza almazlar. Ama iyi bir şey için yapan maddi durumu normal olanlar hep aşağılanır. Doğanın kanunu bu.

"Bir katliam söz konusu. Eğer şahidiniz varsa.. Kurtulma işiniz daha hızlı gerçekleşir."

Şahit? Kimi şahit diye getiricem? Richard'ı mı? Haha kendinden bile haberi olmayan çalışanımı. Hakkını vermeliyim gayet iyi bir çalışan ama asla düzgün konuşmakta iyi değil. Ondan şahit falan olmaz. Burada kaldım.

"Yok."

"Burada bir süre konuğumuzsunuz o zaman bayan y/n y/l/n."

Kafamla onaylar bir şekilde salladım. Adam daha sonra odadan çıktı elimi masaya kelepçelemişlerdi. Ne gerek vardı ki?! Çok komik. Buradan kaçaçağımı falanmı düşünüyorlardı?

...

Yaklaşık 2 saattir buradaydım. Can sıkıntısından dolayı kafamı masaya koymuştum ve gözlerimi kapatmıştım. Bir süre. Öyle bekledim olacakları düşündüm. Benim için çok zor bir süreçti. Tek başıma ayakta durabiliyordum. Ama bu kadarı çok fazla ağır geliyordu. Dişimden tırnağımdan attırdığım parayla açtığım cafe şimdi babamın zevki için yok olacaktı? Dayanamazdım o cafe ile bende yok olurdum.

Bunları düşünürken birden kapı açıldı içeriye tanımadığım biri girdi. Bu polisi daha önce görmedim. Beni sorgulamaya gelenlerden değildi.

"Bayan y/n y/l/n."

"Evet? Daha kaç defa söylicem! Kendimi savundum!"

Sinirlerime hakim olamamıştım bu sefer.
Adam gözlerini büyütüp kaşlarını kaldırıp öylece bana baktı.

"Sakin oldun. Sizi sorguya çekmeyeceğim."
Arkamdan yaklaşıp ellerimdeki kelepçeleri açtı. Öyle bir rahatlama hissi gelmişti ki. Şuracıkta uyuyabilirdim.

"Artık serbestsiniz."

Nasıl? Daha 2 saat önceki memur cinayet işlemişim gibi konuşuyordu? Gerçi bir bakıma cinayet işlemiştim. Ama kendimi savunuyordum o kadar.

Opia // Bucky Barnes. -Askıda-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin