12

120 8 12
                                        

*yazarın dilinden*

Y/n'nin boynuna saplanan iğneden sonra bayıldı. Bucky ve sam peşlerindeki Hydra adamından kurtulmaya çalıştılar ama oda bir süper askerdi. Bu yüzden derin olmayacak yaralar aldılar süper asker onlara ufak yara bıraktıktan sonra kayboldu. Geri döndüklerinde y/n'den hiç bir iz yoktu.

*yn'nin ağzından*

Başımda inanılmaz bir ağrı vardı. Gözlerimi açmaya çalıştım ama bulanıklıktan başka hiç bir şey yoktu. Kendimde geldiğimde hastane süsü verilmiş bir odadaydım.

Hay sikeyim.

En son olanlar aklıma gelmişti beni kaçıran kişi hydra-

"Hayır!!"

Yavaş yavaş gözlerim netleşmeye başladı.
Karşımda biri vardı ama yüzündeki maske onu tanımama engel oluyordu.

"Sen kimsin?!"

Hiç bir tepki vermeden öylece bana bakıyordu gözlerinin rengi, gözüm netleştikçe açığa çıkıyordu. Mavi.
Ve üzerinde altın rengi şeritleri olan bir şey giyiyordu.

"Sana diyorum kimsin sen?!"

Soruma hala cevap vermemişti. Haraket dahi etmiyordu bir an manken olabileceğini dahi düşünmüştüm. Kendi vücuduma bakındım elimin yatağa kelepçelendiğini ve bacağımdaki yaranın temizlenip dikildiğini fark ettim.

Kendimi incelerken kapı açılma sesi ile kapıya doğru bakındım ama karşımdaki adam geleni görmemi engelliyordu. Ayak sesleri yaklaşınca o kişinin rumlow olduğunu anladım. Alaylı gülümsemesi ile bana baktı.

"Seni orospu çocuğu bunun altından senin çıkacağını tahmin etmeliydim!"

Yüzündeki gülümseme sarsılsada kısa sürede toparladı. Belindeki silah kemerinin kenarından bir küçük bıçak çıkardı ve elinde sallayarak bana yaklaştı.

"Güzelliğinin bozulmasını istemezsin bence. Hm?"

Elindeki bıçağı kulak arkama bastırarak dudağıma kadar sürükledi. Sinirlendiği çenesinin kasılmasından belli oluyordu.

"Ne istiyorsun? Beni kaçırmanın amacı yine bucky'mi?"

Yüzümde tuttuğu bıçağı çekip küçük bir kahkaha attı.

"Onunla işim yok. Seni istiyorum."

"Ne?"

Ufak adımlar atıp deminden beri kaşımda dikilen hatta bir an manken sandığım adamın omuzuna dokundu adam haraket edip kapının önünde aynı şekilde durdu.

Rumlow tekrar bana yaklaşarak cebinden çıkardığı anahtarla bileğimdeki kelepçeyi açtı.

Morarmış bileğimi ovuşturarak kan akışını hızlandırdım.

Dikleşmek için hamle yapacakken kaburgalarım kendini hatırlattı ağzımdan ufak bir inleme kaçmıştı..

"Ben şimdi gidiyorum. Ama en yakın sürede güzelliğini görmek için gelicem."

Flörtöz tavrına yüzüm buruşmuştu. İğrenç.

"Yavşak."

Kapıdan çıkacakken mırıldanmamı duyacakki duraksadı.

Opia // Bucky Barnes. -Askıda-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin