-
Bucky'i bekliyorduk. Bazen psikolog çıkıp sam'i içeri davet etti.
Bir süre sonra ben girdim.
"Hoşgeldiniz, buyrun oturun."
Başımla selamlayıp bucky'nin dibinde olan sandalyeye oturdum. Gözlerinden teması çekmemiştim. Çok büyüleyici idi.
Bir anda bana gelen soru ile irkildim. Psikolog bana ufak bir gülümseme ile soruyu sordu tekrardan ve bir bardak su uzattı.
"Bucky ile ne zamandır tanışıyorsunuz?"
"Baya oldu."
"Nasıl tanıştınız?"
"Kafe'de. Daha doğrusu benim kafemde."
"Anlıyorum, tanışma nasıl oldu?"
Olayları anlattım ve kadın not aldı. O sırada bana sorulan soru bucky'e sormam için verildi.
"Sizce neden sizi korudu?"
"Neden beni korudun bucky?"
Kaşları çatıldı. Dudaklarını ısırdı elleri yumruk oldu ve doktora baktı.
"Ne yapayım kız hakkını savundu ve göz göre göre hapishaneye mi düşmesine izin verseydim."
Gittikçe de söyleniyordu. Bazı sözleri kırmaya başlamıştı. Ellerimin titremesi ile ayağa hızlıca kalkmıştım. Sandalye yere düştüğünde tüm dikkati üstüme çektim.
Konuşacaktım ama boğazıma gelen düğüm ile konuşamadım. Ellerimi yumruk yapıp içimde ki hüzüntü hissi ile kapıyı çarparak açtım.
Sam'in yediği lokma ağzında kalmış ve ayağa kalkarak peşime düşmüştü. Arkadan bana sesleniyor ama duymamazlıktan geliyordum.
Lakin kolumu tutup durdurana kadar.
"Ne oldu y/n?"
Kızarık dolu gözlerle bakmaya başladım. Derin bir nefes alıp arabaya yöneldim ve arka koltuğa oturup kollarımı bağladım.
-
Yaklaşık 1 saat arabada tek başıma oturdum. Sam önde sakin müzik açmış bucky'i bekliyorduk.
Kapı açıldı, öne oturdu. Bana bakmadı bile. Şu egoiste bakar mısınız?? Kendisi kırdı. Beni sevmediğini söyledi ve kırdı. Gözleri yalan söylüyor ama.
"Y/n-"
"Sakın ağzını açma sam."
Bucky sözünü kesti, araba çalıştı ve yola düştük. Çantamda olan su şişesini alıp içtim.
"Nereye gidiyoruz sam?"
"Kafa dağıtmaya dostum. Kafa dağıtmaya."
Sahile çekti. İkisi indi ben ise arabada duygu patlaması yaşıyordum. Sıcak bastığı için hırkamın önünü açtım içimde sadece yarım büstiyer vardı.
Arabanın içinden onları izliyordum. İlerde eğlenen gençlere de gözüm kayıyordu tabi. Birbiriyle dans eden çiftler vesayire.
Gözlerimi kapattım dinlenmek için vücudum cirit atıyordu. Kapım açıldı ve kolumdan tutup indirildim. Araba ile arasına alan bucky'i ittirmeye çalıştım.
"Ne yapıyorsun?"
"Sam bir şeyler almaya gitti, bende yanına geldim."
Göz devirp kollarının altından çıktım. Ellerimi belime sarıp ondan uzaklaşmaya başladım. Denize yakın ıslak olmayan kumların üstüne oturup bacaklarımı kendime çekmiştim yanıma oturdu ve özür diledi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Opia // Bucky Barnes. -Askıda-
Science Fiction(Önceden yayımlayıp daha sonra kaldırmıstım, şimdi tekrar yayımlıyorum.) !ilk bölümler hatalı yazımlarla dolu! Not'; yorumlama yoktur. Olaylar hızlı gelişir. Üşenmezsem devam ederim.
