8

153 15 27
                                        

Saat 3-4 e yaklaşıyordu. Kulede müzik sesi kesilmişti. Cama doğru dönük koltuğa oturmuştum. Başımı arkaya yaslamış sessizce ağlıyordum. Kapım tıkladı ve içeri bucky girdi. Sinirlerm bozulmuştu ve güldüm.

"Ne o çakma sarışın sharon ile fingirdeşmen bitti mi?"

Dudak içlerimi ısırıyordum. Ayağa kalkıp koltuğun arkasına geçip yaslandım ve kollarımı bağladım.

"Ne diyorsun y/n steve'in arkadaşı."

"Davranışların onu söylemiyordu ama."

"Hadi ama y/n beni sorguya mı çekiyorsun?"

Eskisi gibi davranmıyordu bana gözlerine baktım. Mavilik simsiyaha bürünmüş gibiydi.

"Sende onlar gibisin?"

"Onlar derken?"

"Canı sıkıldığında gönül eğlendiriyorsun!"

Sinirlerim bozuluyordu gittikçe geriliyordum. kapı tıkladı ve içeri sharon geldi. İçerdeki giysisi değil tam anlamıyla pijamaya benzeyen açık saçık bir kıyafet idi.

"Hah, bak kimler de gelirmiş."

"Um, James steve çağırıyor.

Hızlı adımlarla kızın önüne doğru yürüyüp kapıyı kapatacak şekilde kapıya yaslandım.

"Jamesciğin şuan meşgul. Başka kapıya."

Diyip suratına kapıyı kapatmıştım.
Bucky ile tartışmalarım son günlerde artmıştı. Son raddeye kadar gelmişti ve daha fazla ağlamak istemiyordum.

"Bucky. Defol!"

Yüzüme sadece öyle baktı. En son bunu dediğimde baktığı gibi bakmıştı. Hiç bir şey demeden çekip gitti.

Çok içten bir nefes çekip yarım saat sonra rahatlamak amacıyla buz almaya çıkmıştım. Bucky'nin odasından geçerken konuşmalar vardı.

Dinlemeye mecalim yoktu. Mutfağa inip büyük bir bardak çıkardım. Dolabı açıp buzluktan küp buzları çıkararak bardağa boşalttım.

Yukarı çıkarken sharon üstünü giyinmiş ve çıkıyordu. Yüzüme baktı baştan aşağı iğrenirmiş gibi süzdüm. Göz devirerek odama çıktım.

Odama girip boş duvara bakarak katır katır buz yiyordum.

-

Sabah 6.53
2-2.30 saatlik uyku ile evden ayrılmıştım yürüyüş yapıp abimin yanına gidecektim. Lakin kulenin dışında birisini görene kadar.

"Kimi aramıştınız?"

Arkasını döndü. Bu Sam idi. Beni bulmuş ve gelmişti.

"Sam!"

Bu kötü halime rağmen boynuna atlayıp sarılmıştım.

"Naber ufaklık?"

Bana hep ufaklık veya bitter çikolatam derdi. Fakat saçlarımı görünce keyfi kaçtı.

"Saçlarına ne oldu ya?"

"Uzun mesele. Sam annemi kaybettim. Abime gidiyorum şimdi."

Sam beni böyle bırakmayacağını söylemişti ama ben onun işi olduğu için gitmesini söylemiştim. Beni zorda olsa dinledi.

-

Abime gelmiştim alışveriş yaparak gelmiştim.

"Abi sana yiyecekler aldım."

"Y/n bende vardı zaten."

"Benden de olsa zarar mı olur?"

Bana sarılmıştı aç olduğumu söylemiştim. Önüme tost yapıp koydu. Yerken bir yandan konuşuyorduk. Ki o kritik soruya geldik.

Opia // Bucky Barnes. -Askıda-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin