-
İki gündür bana yaklaşmaya çalışıyordu ama ondan kaçıyordum. Natasha yanıma geldi ve iş yemeğinin olduğunu söyledi onun için kıyafetlerini bana getirdi.
"Hangisini giymek istersin?"
Ufak bir karıştırmanın ardından kırmızı göğüs dekolteli bir elbise seçtim.
Bana baktı ve gülümsedi. Sonra giyinip geldim ve saçlarımı yapacaktı. Aynı şekilde elbisemin siyahınıda natasha giyiyordu.
"Gerek yok nat kendim hallederim. Düzleştireceğim."
Kafasını salladı ve bana fön makinasını verip odamdan çıktı. Kapı tıklamıştı. İçeri giren steve oldu.
"Bir şey mi oldu?"
"Hayır y/n bucky-"
"Lütfen yüzbaşı. Her gün duyuyorum çok üzgün falan filan."
Başını salladı ve odadan çıkacağını belirtip çıktı.
Her şeyim tamdı. Odamdan çıkıp kızların koluna girerek aşağı indim.
Herkesin gözü bizdeydi tabi. Tony pepper'ı kenara çekti. Ve gelecekteki kızlarından 'Morgan' dan bahsediyordu. Pepper'da gülüp geçiyordu.
Clint bruce ve steve natasha ile hala bir proje üzerindelerdi. Ben ise mutfağa yönelip soğuk bir su alıp içerken kalçamdan öne doğru belime sarılan birisi vardı. Adım kadar emindim bucky idi.
"Ellerni sen mi çekersin ben mi sökeyim?"
Bir kolumdan tutup beni tezgahla arasına aldı göz teması kurmadan onu dinliyordum.
"Y/n cidden. Ne zamana kadar sürecek bu küslük?"
"Şuan keyfimi kaçırmak istemiyorum James."
Ona sinirlendiğimde bucky değil direkt james diyordum. O da anlıyordu. Kolunu çekip gitmeme izin verdi.
-
Gece olmuştu.
Saat 3.13
Herkes uyuyordu pepper ses çıkarmamamız gerektiğini söyledi natasha ile yukarı çıkarken natasha bruce ile özel bir şey konuşacağını söyleyip iyi geceler diyerek beni yolcu etti.
Odama geldim içerisi çok karanlıktı ışıkları açmadan üstümü çıkardım sadece iç çamaşırlarımla kalmıştım.
Yatağa uzandım serin ve yorgunluğumu alır gibiydi. Fakat bir şey belimi feci derecede rahatsız ediyordu. Boynumda biten nefes ile kalkıp yanı başımdaki ışığı açtım.
"Ne işin var odamda!?"
Üstümün çıplak olduğunu bir anlık unutup yorganla üstümü kapatmaya başladım. Bucky oturur konuma gelip konuşmak istediğini söyledi.
"Y/n seni ittirmemeliydim biliyorum. Bir hata idi."
"Benim öpücüğümü hata mı sayıyorsun?"
Sinirlenmeye başlamıştım yataktan kalkıp giyinme odasına gidiyordum ki bucky peşimden geliyordu.
"Y/n dinle beni bir anlık refleks ile ittim."
"Bir anlık refleks beni kırdı ama james onu ne yapacağız? İlk başta beni kendine bağlamaya çalışıyorsun sonra öpünce 'bor hoto odo y/n' diyorsun. Komiksin james cidden."
"Bana ne zaman james demeyi bırakırsın?"
Üstüme uzun tişört geçirip onu ittirerek giyinme odamdan çıkardım.
"Burdan defolunca."
"Hiç bir yere gitmiyorum, gitmiyorsun y/n"
"Oow nedenmiş küçük james kendisine birisini bağlayıp öpüp ittirince mi?"
Gülüp kapıyı açtım. Sinirlendiği çok belli idi dudaklarını ısırıyordu. Çok feci şekilde damarıma basmaya başlamıştı.
"Y/n."
Ona karşı yüzüne sert olmayacak şekilde vurup kapıdan çıkması için bağırdım.
Kendine yediremediği belliydi. Ama haklıydım. Odadan çıkınca sertçe kapıyı kapattım kapıyı iki kez kitleyip anahtarı masaya koydum. Yatağa uzanıp gözlerimi ovuşturdum son kez etrafa bakıp ışığı kapatarak gözlerimi de kapattım.
...
Sabah olmuştu kapı çalıyordu kalkacak mecalim yoktu. Zor bela kalkıp kapıya yöneldim. Ve anahtarı takıp 2 kez çevirdim.
"Kızım sen hasta mısın?"
"Hayır niyeymiş o?"
"Hazırlan kahvaltıya hadi!"
Üstümü değiştirip yüzümü yıkadım ve kahvaltı için indim. Ama kahvaltıdan çok toplantı gibiydi. Tony masada hem yiyor hemde bu görev hakkında bilgi veriyordu.
"Günaydın."
Hep bir ağızdan cevap gelmişti. Bir tek bucky hariç. Anlaşılan o da bana küsmüştü.
Her Aman bucky ile oturup altan birbirmizi dürterdik ama bu sefer steve’in yanına oturdum. Herkes garipsemişti ama pek takılmamıştı.
“Dediğim gibi, oraya gidip bu işleri halletmeliyiz.”
Tomy hep konuşuyordu -Görev hakkında- bir den fazla göreve gittim. Ve evet hala eğitim almaya devam ediyorum. Katkısını da görüyorum Hulk ilede savaşmaya başladım hem.
“Tamam o zaman kalkalım.”
Steve kalktı aynı şekilde kalktım. Kapıdan çıkarken bucky önüme hızlıca geçip gitti. Herkes giyinip kuşanıyordu. Bende ise hala natasha’nın eski beyaz kıyafeti vardı.
-
Görev yerine gelmiştik ve çoktan göreve başlamıştık bile keskin nişancılar herkes görevin tam odak noktasını bilmiyordum ama anlaşılan şu ki değnek görünümlü şeyi korumaktı.
Gözüm hep bucky’i arıyordu. Gözlerimiz hep buluşuyordu maviliklerle. Ama o mavilik eskisi gibi canlı değildi. Sönmüştü.
“Hadi bana bir sır ver.”
Dedim natasha’ya. Bir yandan canavarımsı görünümlü robotlarla savaşıyoruz diğer yandan motive olmayı çok seviyorduk.
“Ne sır vereyim? Birisiyle lisedeyken yattığımı mı söyleyeyim?”
Gülmeye başladı. Aynı şekilde gülmüştüm. Buradaki robotcuklar bitmişti. Bucky’nin üzerine tam 6 tane geliyordu. İkisini nat ikisini ben almak için öne atıldık. Bucky’nin işini kolaylaştırdık.
Bu fikir aslında nat öne atmıştı. Ama nedense nat gidince birileri bana patladı.
“Kendim halledebilirdim.”
“İşini kolaylaştırdık.”
Bana doğru gelen robot canavara ateş edip yanımdan sıyrılarak geçti.
Fakat tuzaktı. Steve yere serilmişti hulk’a ateş açılmıştı. Tony’nin zırhı olur olmaz alarm veriyordu. Natasha ise steve’in yanındaydı. Clint yere düşmüştü. Bucky ona almaya gidiyordu. Hızlıydı etrafa bakmaya çalışırken bir kaç helikopterin yuvarlaklar çizdiğini gördüm. Mavi bir sembol vardı. Çatıda iki tane keskin nişancı görmüştüm bir tanesi odak noktasını bulmuştu. Bucky.
“Oh tanrım hayır hayır!”
Hızlıca koşmaya başlamıştım tüfeğin tetiğine basılmıştı. Ucundan mermi çıkmış hızlıca bucky’nin sırtına geliyordu ama kalkan oluo önledim. Tam göğsüme kurşun yedim ve yere serildim.
Bucky korkmuştu. Clint hemen keskin nişancıların olduğu yere koku oku atmıştı.
Kalbim feci hızlı atıyordu. Canım yanıyordu. Bucky yüzüme bakıyordu bir yandan bana kızmaya başlamıştı. Ama hiç bir şey net duyulmuyordu. Gözlerim kapanmıştı.
...
Bu bölümde fedakar olduk snndmdn
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Opia // Bucky Barnes. -Askıda-
Ciencia Ficción(Önceden yayımlayıp daha sonra kaldırmıstım, şimdi tekrar yayımlıyorum.) !ilk bölümler hatalı yazımlarla dolu! Not'; yorumlama yoktur. Olaylar hızlı gelişir. Üşenmezsem devam ederim.
