~"Benim Sevgilim Mi Var!?"~

193 26 1
                                    

TAEHYUNG

Kapıdan içeri girdiğimde yine Bayan Jeon vardı ve sahte ağlamasını sergiliyordu. Cidden bıkmadı mı bu kadın?

"Bayan Jeon?"
"A-ah B-bay K-kim!"
"Sizinle bir şey konuşmamız gerek."
"Tabii!"
"Bayan Jeon. Dürüst olun lütfen. O gün evden Jungkook gitmeden öncr ne oldu? Onu bulmamızı istiyorsanız bize anlatmanız en doğrusu olur."
"A-anlattıklarım, anlattıklarımdan başka bir şey olmadı."
"Emin misiniz Bayan Jeon?"
"Eminim. Gerçekten. Neden inanmıyorsun oğlum? Oğlum nerede?"
"Bilmem. Anlatmadığınız için galiba onu bulamayacağız. Ben odamdayım bab-"
"Dur! Dur tamam."
"Evet?"
"Kavga etmiştik Jungkook ile. Evlenmek istemediğini söyleyip evden çıkıp gitti. Ama cidden sonrasını bilmiyorum."
"Bayan Jeon, işleri zorlaştırıyorsunuz."

Kookların evine vardığım zaman bir bağırış kulaklarımı doldurdu.

"BEN ONA AŞIK FALAN DEĞİLİM SUSUN!"
"ÖYLESİN JUNGKOOK~ İNKÂR ETME!"
"KAPA ŞU ÇENENİ JİMİN YOKSA BEN KAPATIRIM!"
"ARKADAŞLAR DURUN!"

Çığlıklar ile içeri daldım. Jimin, Jungkook'un üzerine çıkmış saçını yoluyordu. Jungkook ise onunkisini...

Hemen gidip Jimin'i kucağıma aldım. Jungkook ise kolukta daha da yayıldı.

"Tanrı aşkına napıyorsunuz siz!?"
"Y-yok bir şey!"
"Var bir şey Tae! Ju- Tae~"

Bu ses değişimi hiç hayra alamet değildi.

"E-efendim Jimin?"
"Senden bir şey isteyeceğim. Hem böylelikle aramızdaki sorun de çözülür Jungkook hm?"
"Sakin Jimin!"
"Tae Jungkook'u öpsene."

Jungkook ile ikimiz de aynı anda Ne diye bağırmıştık.

JUNGKOOK

"Saçmalamayın lütfen."
"B-benim için sorun değil ama-?"
"Hadi o zaman hadi hadi!"

Tae Jimin'in iteklemeleri sonucu kendisini koltuğa, yanıma attı.

"Hadi öpeyim seni ve hızlıca bitsin."
"T-tamam."

Yanağımda hissettiğim yumuşak dudaklar ile karnımdaki kasılmaya engel olamadım.

Ben daha ne olduğunu anlamadan öpücük sesi gelmiş ve yanağım soğumaya başlamıştı. Jimin'se bana meraklı gözlerle bakıyordu.

"Ee? Ee? Ee? Noldu? Noldu şimdi? Oldu mu? Hissettin mi bir şey? JUNGKOOK BİR ŞEY DESENE!"
"H-hissettim Jimin."
"HIIIHH! NE HİSSETTİN!!?!?!?"
"Karnımda oldu bişiler."
"Kkkkkkk~ aşık olmuşsun!"

Yanağıma konan ardı sıra öpücüklerle bayılacağımı hissettim ama tuttum kendimi.

"Tae?"
"Hm?"
"İyi misin?"
"Ben iyiyim. Ya sen"
"Galiba ölüyorum tae..."

Tae kahkaha atmaya başladığı zaman ona daldım. Onun o gülüşünde kaybolduğumu hissettim. Zaman durmuş gibi hissettim. Bir boşluğun içinde süzülüyormuş gibi rahatladı bedenim. Gözlerim o an sadece onda takılı kaldı. Sürekli çalan, şarkının en güzel yeri gibi ben onda takılı kaldım...

"Jungkook diyorum! Evin yanıyor diyorum!"
"Yansın Jimin..."

Omzuma geçirilen yumrukla kendime geldim. Bana müzipçe sırıtan Jimin'i boşverip.

"Şimdi ne olacak arkadaşlar?"
"Jungkook belki Tae'ye aşık olabilir. Ama Tae'yi nereden bileceğiz?"
"Olmuş bilin."

TAEHYUNG

Hep bir ağızdan dökülen "Ne" nidaları ile yerime pıstım.

" Ama nasıl!"
"Ilk geldiğimde... sen baygındın. Ve.
Jungkook kahretsin ki çok güzeldin. Aklımı kaçıracağım sandım. O kadar güzeldin ki.. sen... sen kusursuzdun Jungkook."
"Iy vıcık vıcık aşk."
"Yoongi bi ortamına içine sıçma be kardeşim. Koktu ya!"
"Pissin hobi. "
"Teşekkür ederim."

Ben Jungkooka dalmışken Namjoon konuştu.

"Neden büyü bozulmadı? Nasıl bozacağız?"
"Bilemiyorum..."
"O zaman? Biz artık sevgili miyiz? Benim sevgilim mi var!?"

Herkes Jungkook'un söylediğine gülerken Jungkook kızarmıştı.

"Evet bebeğim senin artık bir sevgilin var."

"Ay valla kusucam."

Yoongi öğürme sesleri çıkartırken Hobi ise ağlıyordu. Herkes o ikisi ile ilgilenirken Jungkook bana fısıldadı.

"T-tae?"
"Efendim bebeğim?"
"A-alışamıcam galiba... şey. Ne diyordum? Ha. B-biz... ö-öpüşçek miyiz?"
"Neden olmasın güzelim?"
"Sen ciddi misin?"
"Evet. İstersen şim-"
"HAYIR!"

Jungkook'un bağırmasıyla herkes bize döndü.

"Noluyor lan?"
"H-hiç."
"Ben gideyim artık. Yarın gelirim."

Beni uğurladıkları zaman yüzümdeki sırıtışla eve doğru gidiyordum. Atımın üzerinde manyak gibi gülerek eve gidiyordum...

6 DRAWES, AND A COTTON PRINCE |TAEKOOK Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin