İris, Tuana'nın onu nereye götürdüğünü bilmiyordu. Sadece onu takip ediyordu. Tek bildiği, artık üniversite sınırlarında olmadığı ve ara sokaklardan birinde, kimsenin olmadığı bir yerde olduklarıydı.
Tuana biraz daha yürüdükten sonra durdu ve İris'in gözlerinin içine baktı. Hem sinirli hem de sakin bir bakıştı.
"İris yanındaki kızın kim olduğunu biliyorsun değil mi?" İris sessizdi. Bakışlarını kızın gözlerinden çekti. "İris bana bak!" Şimdiyse, Tuana'nın sert tutuşu canını acıtıyordu.
"Canım acıyor, yapma." Tuana ne yaptığını fark edince elini çekti.
"Özür dilerim. Amacım canını acıtmak değildi."
"Ama acıttın." İris bileğini ovuştururken "Evet, biliyorum." dedi.
"Bildiğin halde o kızla el ele durabiliyorsun yani? Doğru mu anladım?" İris bir şey söylemedi.
Gözünden akan bir damla yaşı sildikten sonra "Evet, durabiliyorum. Doğru anladın." Tuana sıkıntıyla ofladı. Yeniden o günlere dönmekten korkuyordu. Sevdiği kızı yine o şekilde görmek istemiyordu.
"Peki, tamam. Ağlama, İris."
"Tuana, ben hâlâ onu seviyorum sanırım." Tuana hiçbir şey söylemedi. Boş bakışlarla baktı İris'in gözlerine.
"Olabilir. Bazen unutmak uzun sürer. Ama olsun, unutursun." İris bir şey söylemedi.
~~~~
"İris'in geleceği yok gibi."
Düşünceme cevap olarak "Aynen." dedim yüksek sesle. Onu arasam iyi olacaktı.
Gittikleri yönde ilerledim. Etrafa bakındım ama kimse yoktu. Çıkışa doğru ilerledim ve oralarda olmalarını umut ettim. Ama yoklardı.
"Herhalde gittiler."
Benim kalmama da bir sebep kalmamıştı. Eve gitmek için yola koyuldum. Biraz ilerledikten sonra yerde parlayan bir şey dikkatimi çekti. Büyük gökkuşaklı bir anahtarlık. İris'in anahtarlığı.
Anahtarlığı bulduğum yönde ilerledim.
"Ama olsun unutursun." Sesin geldiği yöne döndüm. Biraz ileride Tuana görünüyordu. Sessizce yanlarına ilerledim. Acaba ne konuşuyorlardı?
"Ben sana unuttururum." Tuana'nın sesi sert çıkmıştı. Yavaş adımlarımı hızlandırıp duvarın arkasına geçtim ve dinlemeye başladım.
"O kız tehlikeli İris. Bunu biliyorsun. Hatta benden daha iyi biliyorsun." Beni görmemeleri umuduyla kafamı hafifçe çıkardım. Tuana, İris'in saçının bir tutamını elinde çeviriyordu.
"Ama ben, ben öyle miyim? Göremiyorsun beni İris. Neden?" Tuana, İris'in üzerine yürüyordu. İris ise minik adımlarla geriye gidiyordu.
"Belki görmek istemiyorumdur."
"Beni sevmen için her şeyi yaptım İris." İris sırtı duvara çarpınca acıyla yüzünü buruşturdu.
"O kızda ne buluyorsun?" İris cevap vermedi. Tuana elini İris'in yüzüne koydu ve yüzünü yaklaştırdı. Öpecek mi?
"Hayır..." Öpmedi.
"İris aç gözünü. İlk öpücüğünü ona vermek istediğini biliyorum." Ona mı? Kime?
"Evet Tuana. Bunu bilerek her defasında aynı şeyi yapıyorsun. Neden Tuana?" Tuana'nın gülümsemesi gitmiş yerine sert bakışları gelmişti.
"Neden mi? Seni istiyorum çünkü."
"Üzgünüm, ama ben istemiyorum. Lütfen yeter artık. İzin verirsen sevdiğim ve bana senin gibi davranmayan kişinin yanına gidiyorum." İris ileri doğru atılacakken Tuana sıkıca kolundan tutup onu geri çekti.
"Şu kıza sevdiğim kişi demeyi kes." Daha fazla duramazdım.
"İris, neredesin?" Tuana sesimi duyunca konuşmayı kesti.
"Buradayım, Bulut." Koşarak gelmiş gibi yaparak ortaya çıktım.
"İşte buldum sizi. Ne yapıyorsunuz burada?" Tuana'ya gülümsememin altından ölümcül bakışlar atıyordum.
"Sen gelmeden öncesine kadar konuşuyorduk."
"Biliyorum, Tuana. Daha doğrusu; farkettim. Her insanın konuşma tarzı farklıdır, ha?" Alaycı gülümsememi bozmuyordum bunları söylerken. İris ürkerek,
"Konuşmamızı duydun mu?" deyince doğruyu söylemek istedim. Ama İris'in bakışları,
"Hayır. Daha yeni geldim zaten. Nasıl duyayım?" dememe neden oldu.
"O zaman benim konuşma tarzım neden farklı?" Keşke tamamen susturabilseydim şu kızı.
"Yani, böyle gizli saklı köşeler de konuşmalar falan. Pek İris'lik değil bence." İris rahatlayıp,
"Evet, evet pek benlik değildir. Bir an duydun sandım." dedi.
"Neyi duymam gerekiyor ki, İris?"
"Hayır, duyman değil. Duymaman gerekiyordu ki zaten duy-" Tuana atladı birden.
"İris, üç yıldır-"
"Hey Tuana, sus!"
"İris üç yıldır ne?" İris Tuana'ya yalvaran gözlerle bakıyordu. Tuana;
"Yok bir şey." Dedi ve sinirle bizden uzaklaştı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eski Bir "Arkadaş"
Teen Fiction"Geçen yıl ki ürkekliğinden eser yoktu. O korkak bakışları kaybolmuştu. Şimdi kendinden emin bir duruşu ve parlak gözleri vardı."