maskeli balo

68 6 0
                                        

Karanlık Ülke de ortamın tekrardan karıştığı bir zamandı. Ne zaman öyle olmadı ki. Boun evindeki eşyaların tek tek fırlatıldığına şahit olurken öylece duruyordu. Haklıda olsa haksız da olsa yağmacılar bulaşmamak gerekirdi.

Yıkıp yağmalayan kesim bunlar olurdu. Ama en kötüleri değillerdi. Kelleciler daima birinci sıradaydılar. Onlara bulaşırsan yaşamana asla izin vermezlerdi.

Boun atını aldığı gibi tekrar yola çıktı. Bir süredir sadece Beyaz Diyardaki o şelalenin başına gidiyordu. Çoğu zaman Prens Prem orada olur, gülümseyerek başını Boun'un bacaklarına yaslayarak kitabını okumaya devam ederdi. Arada karanlık ormandan topladığı nadir çiçekleri götürür, gözleri kısılana kadar gülümsemesinin keyfini çıkarırdı.  Bugün orada değildi. Beyaz taşın üzeri boştu.

Boun yavaştan onun yerine oturduğunda Prens Prem'in yaptığı gibi gözlerini kapatıp doğayı dinledi. Kuşların cıvıltısı Karanlık Ülkede böyle duyulmuyordu.

"Erken gelmişsin."

Gözlerini açtığında karşısında çoğu zamanın aksine mavi renk giyinen Prens Prem'i baştan aşağı süzdüğünde duyduğu kahkaha ile kendisine geldi. Derin gülüşün sahibi sonunda yanına oturduğunda ellerini saçlarında dolaştırdı.

"Bugün bir balo var. O sebeple böyleyim."

Prem bakışları hala kendisinde olan kişiye doğru yaklaştı. Soluk yüzlü kişinin bir sorunu olduğunda daima böyle gözüktüğünün farkında mıydı acaba?

"Bugün seni dinlemek istiyorum. Anlat bakalım."

"Ne anlatabilirim ki size?"

"Kendinden bahset."

Boun kendisinden nasıl bahsedeceğini bilmiyordu. Onun yaşamı genelde zorluklar vardı ve bunu dillendirmek de istemiyordu. Diğerleri aşağılayıp onu küçük görse de prens ona asla öyle davranmıyordu. İçten gülümserken daima samimiydi.

"Sadece doğduğum günden beri Karanlık Ülke de hayatta kalma mücadelesi veren biriyim ben. Yağmacıların evimi zorla elimden almalarını engellemek için verdiğim mücadele sonucu hayat kalmaya çalışan biri..."

Prens Prem üzüntü ile düşen yüzünü göstermemek için başını eğdi. Karanlık Ülkedeki çoğu insanın diken üzerinde yaşadığını duymuştu. Zor zamanlar geçiren, haksızlığa uğrayan insanlar... Beyaz Diyarda böyle durumlar görülmezdi.

"Benimle baloya gelmek ister misin? Çok eğlenebiliriz."

"Ne?"

"Maskeli balo olduğu için kimse tanıyamaz zaten seni. Üzerine giyecek bir şeyler de ayarlayabilirim. Sadece eğlenmek için gidelim."

Bu firik başta saçma gelse de Boun balo salonun geldiklerinde içerisinin genişliği ile şok olmuştu. İlk defa böyle bir baloda bulunuyordu ve ortamdaki insanlar oldukça güzel giyinimli kişilerdi. Prem'in arkasından yavaşça ilerlerken etrafı incelemekten kendine de alamıyordu.

"Bu da kim Prens Prem? Tanıdık biri gibi gözükmüyor."

Prem gülümseyerek arkasında kalan kişiye döndü. Şuan onun hakkında hiçbir şey anlatmak istemiyordu. O yüzden sadece arkadaş olarak konuyu geçiştirdi.

"Hoş geldiniz Prens Prem. Sizi görmek ne güzel."

"Ben teşekkür ederim böyle güzel bir balo düzenlediğiniz için."

Sohbet uzayıp giderken Prem'in bir gözü daima Boun'daydı. Bir köşede öylece elindeki içeceğini yudumluyor ve müziğin keyfini çıkarıyordu. Yanındakilerden izin isteyip Boun'un yanına ilerledi.

"Beğendin mi ortamı?"

"Evet her şey harika gözüküyor."

"Bu arada beyaz sana çok yakıştı."

Boun üzerindeki beyaz fırfırlı takımın kendinde asla hayal edemezdi. O bir Karanlık Ülke insanıydı. Onlar sadece siyah giyerdi. Şimdi ise Beyaz Diyardakilerden hiçbir farkı yoktu.

"Sizde çok güzelsiniz Prens Prem."


White And Black SwanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin