ON~BAĞIŞLA~

701 73 93
                                    

Yorum yapmayı unutmayın, iyi okumalarrr 💜

23.Bölüm
{Bu geceki tüm ağıtlar bir çocuğa.}

𝕸𝖊𝖋𝖙𝖚𝖓

✒Tufan'ın ağzından okuyorsunuz..
Saatler önce..

"Allah kahretsin!" boğazım parçalanırken telefonu yere doğru fırlattım. Bulamıyordum, saatlerdir Barış'ı bulamıyordum.

"Baba, nerede? Baba bulamıyorum!"

Kafam allak bullak, beynim zonkluyor her ihtimal bağır çağır konuşuyor kafamda. Yetmiyor, gücüm yetmiyor.

Yanıma doğru gelip omzuma dokundu. Bana sakin olmamı söylese de saatlerdir ağlayan kendisiydi.

Telefon çaldığındaki göğsümdeki o umut kırıntıları derin nefes aldırdı. Barış, Barış mıydı?

Koşarak yerdeki telefonu aldım.

ZAFER arıyor...

Sikeyim, şuan sırası mıydı? Ardı ardına çalmaya devam edince sinirle açıp kulağıma götürdüm. Biliyordum tutamayacaktım kendimi, bu yüzden balkona yürüdüm.

"Ne var ulan!"

Telefonun diğer ucundan ses gelmeyince telefona doğru baktım, açıktı. Tekrar kulağıma götürdüm. "Zafer konuş."

"Ağlıyor musun?"

"Ne istiyon Zafer!"

Telefondan kapanma sesi gelince yine baktım telefona. Hay anasını sikeyim resmen benimle dalga geçiyorlardı!

İçeriye yürüdüm. Ellerim belimdeyken derin nefesler aldım. Bizim çocuklar dört dönerken Serkan baba, namaza durmuştu, yine. Bu gün kaç kez secdeye oturup dua etti sayamasam da beni hiçbir şey sakinleştirmiyordu. Ben burada durup dua edemezdim.

Yüzümü sıvazlayarak bir oraya, bir buraya yürüdüm. Resmen, resmen evdeydim. Benim hâlâ onu dışarıda aramam gerekirken evde, haber bekliyordum delireceğim.

"Ablasına haber vermediniz dimi bak? Şimdi onlar da ayaklanırsa uğraşamam."

"Yok ben söylemedim, ama soruyor yani." dedi Tuna. Sorsundu. Korkmalarını istemiyorum. Alacağım, sapasağlam getirecektim onu zaten.

Telefon ile Ali'yi aradım. O bu işleri yapıyordu. Askerde de olsa, bana yardımcı olacaktı.

"Alo, var mı haber?"

"Yok abi bakıyoruz. O sokakta ne bi' kamera ne de geçen insan. Hiçbiri yok."

"Bul Ali bul! Bul o zaman ulan!"

Telefonu kapatıp koltuğa doğru attım. Delirecektim, bulamıyordum. Kim, nereye götürmüştü? Koltuğa otururken başımı ellerim arasına alıp, dizime yasladım kollarımı.

Barış'a bir şey olursa ne yapardım? Nasıl bakardım yüzüne? Nasıl da titriyordu sesi, nasıl da korkmuştu kimsiniz derken. Kim bilir neler geçirdi o an aklından. Kim bilir Tufan şimdi gelir diye kaç kez düşündü, sikeyim!

MEFTUN Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin