İyi okumalar..
Her bölüm yaptığınız yorumları teek tek okuyorum ve beni gaza getiriyorsunuz teşekkür ederimm ve de ben kaos, ağlama, zırlama, ACI olmadan kurgu yazamıyorum bunu anladım.
14.Bölüm
{Bitmez, bitemez.}𝕸𝖊𝖋𝖙𝖚𝖓
"Sude de gelebilirdi. O neden gelmedi?"
"Abimin tek bir gün izni var, bizimle gelerek mi harcardı sence?"
Kafamı sallayarak önüme döndüm. Bu gün mahalleye gelmiştik. Tufan Serkan babayı görecekti. Ben de görecektim. Çok özlemiştim, babamı.
Fuat'ın aradığını hâlâ söylememiştim.
Eve doğru yaklaştığımızda motoru belirdi önümüzde. Hâlâ buradaydı. Motoru görmek bile, o ilk günleri hatırlatıyordu bana. İlk kez bindiğim gün mesela. Dudaklarımın kenarı yukarı kıvrıldı. O gün, kurtarıcım olduğunu bilmeden bakıyordum yüzüne. Sanki ayaklarım, beni ona götürüyordu.
Büyük ihtimalle Tuna kullanıyordu. Onu da özlemiştim. Herkesi özlemiştim. Benim için çok endişelenmişlerdi.
Tufan'a baktım. Buruk duruyordu. Özlüyordu değil mi bu evini? Bir gün, tekrar burada yaşama ihtimalimiz olur muydu?
Kafamı çevirip, sokağın başına doğru baktım. Bu mahalleye döneceğime, ölürdüm. En büyük cehennemi getirdi burası bana. Her ne kadar, en güzel insanlarla tanıştırsa da.
Kaşlarım çatıldı.
Nedendir bilinmez, söylesem de kimse inanmazdı. Ama, orada ben vardım. Ya da, bana benzeyen çocuk? Yürüyordu, gülerek ve telefonla konuşurken.
İleride, ona doğru gelen siyah aracı gördüm.
O an, nefesim daralmıştı. Durduğumu bile fark etmezken kırpmaya korktuğum gözlerimle kilitlendim oraya.
Hayır, o bendim.
Hem de böylesine yaralar almadan dakikalar önceki ben. Ne kadar, mutlu? Kolunu haraket ettiriyor, gülüyor.
Durdurmak istiyordum, şuan gidip beni çekip almak istiyordum. Belki silinirdi tüm bunlar.
Olurdu, olurdu değil mi?
Koşmak istedim, sıkıca tuttuğum el bırakmadı. Ona baktım, uğruna yalvaracağım gözler bana korku, endişeyle bakıyordu. Dudaklarına doğru baktığım gibi söylediklerini duydum.
"Barış! Sakin."
"Tufan." dedim. Sanki sesini duyduğum gibi beynimde hissettiğim tüm sıkışmalar, kulağımdaki uğultu gitmişti. Nihayet dudaklarımı haraket ettirdim.
"Tufan, orada."
Bırak ne olur, gideyim kurtarayım beni.
Kafamı çevirip elimle gösterdiğim sıra, bomboş duvarı gördüm.
Ne?
Hayır, oradaydım.
Göğsüm sıkışıyor, gerçekten oradaydı. Nasıl, nereye gitmişti?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
MEFTUN
General FictionYazılma tarihi- 24/09/2022 Bir ömür, anca bu kadar azap çekebilir ve bir ömür anca böylesine sevilir. Bölümler uzundur