Medya: Barbaros Ateşoğlu
•••••
Karşımda bana silah doğrultmuş bütün nefretini sözleriyle kusan adamın karşısında öylece kalakalmıştım. Zaman durmuştu sanki söylediği şeylerden sonra neden yıkılmış gibi hissediyordum? Olması gereken bu değilmiydi, o ve ben düşmandık bana karsı bunları söylemesi benden nefret etmesi doğal değilmiydi? Peki o zaman neden canım yanıyordu? Şuan yeri değil Alaz sorgulamanın yeri değil kendine gel.
Düşmanıma doğru bır adım attım evet artık kabullenmiştim sabah yaşadıklarımız, konuştularımız hepsi bir tiyatroydu. Ve ben şuan şu dakika onun gerçek yüzünü en ince ayrıntısını kadar görmüştüm. Ben artık onu gerçekten düşmanım olarak kabullenmistim...
"Birincisi; o sesini kıs, yoksa inlete inlete kıstırırım sonunda dilsiz kalırsın Karapanter!"
Bir adım daha attım.
"İkincisi; benim evime hangi cesaretle gelip beni tehdit ediyorsan sikimde bile değil, o tehditi sana tek tek yedirmesini iyi bilirim."
Bir adım daha attım ve dikkati dağıldığı bir anda silahını ani bir hareketle elinden alıp ona doğrulttum, afalladı şaşkınlıkla bana baktı.
"Üçüncüsü; silahı çektiğin adama iyi bak, bundan sonra ona göre silah çek ben senin o evcilik oynadığın mafya babalarına benzemem sikerim belanı"
Silahı indirip diğer elimle, silah tutan elimi arkada bileklerimden tutup birlestirdim. Bir adım daha attım ve tam dibinde durup kulağına doğru egildim ve kısık sesle konuştum.
"Ve sonuncusu; üzgünüm ama en büyük hayalini gerçekleştiremezsin Karapanter... Beni istesende öldüremezsin unuttun mu ben okyanusum beni kimse yok edemez, ben yok ederim. Hani o okyanus beni yutar yapma, beni mahkum etme sarı komiser dedin ya, sana söz öyle bir mahkum edecem ki seni.. Çırpınacaksın ama daha çok batacaksın, boğulucaksın ama asla ölmeyeceksin. Öyle bir hale geleceksin ki seni serbest bırakmam için yalvaracaksın ve o gün geldiğinde, bugün dediklerini asla unutma çünkü ben asla unutmayacağım ve hepsini sike sike hatirlatacağım sana Karapanter, anladın mı?!!"
O an yutkundu bunu fark etmiştim dudaklarım yukarı kıvrıldı. Ve geri çekilip sılahını alıp sertçe göğsüne bastırdım alması için, gözlerine baktığımda gördüğüm duygu neydi bilmiyordum ama söylediklerimin etkili olduğu belliydi. Elini elimin üstüne koyduğu an hemen hızla çektim elimi bana dokunmasını istemiyordum artık.
"Şimdi şu siktiğimin adamları sılahlarını indirirse sende gelip adam gibi kapımı çalarsan işte ancak o zaman öğrenebilirsin kardeşin nerede."
Deyip arkamı döndüm, kapıya doğru adımlarken bizimkilere seslendim.
"Sizde indirin silahlarınızı geçin içeri"
"Ama başkomiserim"
"İçeri geçin dedim Turgay"
Sert bir nefes verip dediğimi yaptı ve diğerleride onu takip etti. Şuan böyle bir durumda oldugumuz için Alaz dememişti. Dışarda başkomiserleriydim evde yakın arkadaşları Alazdım.
Ben önde ekibim arkada kapıya ilerledik kapıdan girecegim sırada onun sesini duydum.
"İNDİRİN SİLAHLARINIZI VE GERİ ÇEKİLİN!"
Bu dediğiyle arkama döndüm ve büyük bir sırıtış ile ona baktım bana bakıyordu direk, sesi yüksek çıkmıştı sanki bilerek benim duymam için yüksek sesle söylemişti. Ekip şoka girmişti çünkü bizim bildiğimiz Karapanter asla geri adım atmazdı.
"Hadi geçin içeri"
Dememle bizimkiler kafalarını salladılar ve içeri girdiler tamamen transa girmiş gibiydiler. Bende kapıda durmuş ona hâlâ sırıtarak bakıyordum, bana baktığı sırada sert bir nefes verip kafasını sağa sola salladı. Ve bende göz kırpıp kapıyı kapattım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MY MAFIA ~BxB~
ActionSilahımı ona doğrulttum "İşte şimdi yakaladım seni Karapanter!" dedim. Her zaman ki gibi o güzel dudakları kıvrıldı " Yine mi?" dedi. Kafasını sağa sola doğru sallayıp bana doğru adımladı aramızda bir adımlık mesafe bırakıp gülümsedi. "Asıl ben se...
