3:bölüm KAÇMAK

276 24 0
                                    

'' Hey kalksana artık.'' Kulağımın dibinde gelen sesle gözlerimi araladım. Gözlerim acıyordu dün ağlayarak uyuya kaldığım için acıyordu muhtemelen.

''Sağır mısın sen? '' karşımda hafif sarıya kaçan saçları, kahverengi gözlü uzun boylu bir çocuk vardı. Yatakta doğruldum, bu
Ege Uluhandı büyük ihtimalle küçük erkek kardeşim. Gözlerimi ovalayarak

'' Sağır değilim , seni duya biliyorum. '' Göz devirdi dediğimi umursamadan kapıyı açtı kapatmadan önce

'' Hadi kahvaltıya gel senin yüzünden aç kalıcaz yoksa.'' diyerek arkasından kapattı. Kalbim ne kadar sızlasada aceleyle üstüme bir şeyler geçirerek aşağı indim. Yanıma gelen hizmetli abla beni yönlendirerek yemek odası diye tahmin ettiğim yere girdik. Ben girdiğim an sesler kesildi bu beni ne kadar kırsada belli etmedim. onlardan en uzak sandalye ye oturarak gözlerimi ellerime indirdim. Oğuz beyin afiyet olsun demesiyle herkes yemeğe başladı , ben hariç. Ne yapıcağımı bilmediğim için sadece ellerime bakıyordum. Ve yememem kimsenin umrunda değildi. gözlerim doluyordu , sımsıkı yumdum akmamaları için. Sessizliği bölen telefon sessiydi ve kimin dersiniz tabiki de benim ! Utançla cebimden telefonumu çıkardım.

'' pardon.'' tam kapıtacaktım ki Oğuz bey durdurdu. '' önemliye açabilirsin.'' kafamı salladım , ayağı kalkarak biraz uzaklaştım.. Gözlerimi ekrana çevirdim.

Barlas bey arıyordu. Nefesimi bırakarak açtım.

'' Efendim Barlas bey. '' sert sesi kulaklarıma ilişti.

'' Merhaba Dalya nasılsın.'' OHA ilk defa Barlas bey nasıl olduğumu sormuştu. Boğazımı temizleyerek şaşırığımı belli etmeden konuştum.

'' iyiyim Barlas bey siz nasılsınız.'' nezaketen sormuştum. Masadaki bütün bakışlar bendeydi. Umuramamaya çalıştım, tekrar diyorum umursamam çalıştım!

'' Bende iyiyim Dalya yarın eğer kendini iyi hissetmiyorsan izin alabilirsin demek için aramıştım. '' kaşlarımı çattım, kendimi iyi hissediyordum.

Emin misin Dalya?

'' Hayır Barlas bey izin almama gerek yok yarın geliyorum. '' istemeden olsada sesim sert çıkmıştı. Eğer yarın gitmesem burada kalmak zorund kalırdım ve bu benim için hiç iyi olmazdı beni istemiyorlardı ve bunu hissetmek istemiyordum. Canımı daha da acıtıyor. Masada alaylı fısıltı kulağuma geldi.

'' yoksa parasından gider allah muhafıza.'' duymadığımı zanetmişti ama duymuştum. Elim yumruk oldu.

''Peki kendin bilirsin Dalya ama tekrar söylüyorum kendini iyi hissetmiyorsan gelmeye bilirsin tamam mı? ''

'' tamam Barlas beysize söylerim merak etmeyin. '' bir şey demeden konuşmayı sonlandırdı . yavaşça kulağımda telefonumu indirdim. Aynı yavaşlıkla kalktığım yere geri oturdum. Oğuz bey bana hitaben konuştu.

'' Bir sorun mu var Dalya? '' Bakışlarımı ona çevirdim. Kafamı iki yana salladım.

'' Hayır Oğuz bey bir sorun yok. '' ilk bir duraklasada kafasın salladı. Herkes masadan kalkarak dağıldı. Bende ayağa kalktım tam merdivenlere yönelicektim ki inci hanımın sesi ile durdum. Kafamı ona çevirdim

'' Dalya sende gel solana birbirimizi tanıyalım.'' beni tanımak istiyorladı. İçimde kız çocuğu sevinçle ellerini birbirine vurdu.

Heyecanı belli etmek istemesemde yüzümde tebessüm oluştu. '' tamam.'' diyerek o önden ben arkasında ilerledim.

İnsan kendi ailesi ile tanışmak ne kadar garip gelsede bir yandan heyecanlandırıyordu. Belki beni severlerdi .

Bütün aile bireyleri salonda oturuyorladı inci hanım kocasının yanına otururken ben boş bulduğum yere oturdum.
heyecanla İnci hanımın konuşması bekledim.

YILDIZ ÇİÇEĞİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin