12 yıl sonra
" brandayı muşambayı yırttılar limon gibi kızm seni sıktılar portakal gibi soydular."
Kulaklığıma dokunup şarkıyı durdurdum.
Elimdeki viledayı kovaya bırakıp rulo yaptığım halıyı serdim. Pazar günleri rutin işlerim olan Dilara nın deyimiyle mıntıka temizliğini bitirmiştim.
Masanın üzerindeki toz bezine uzandığımda babamla ikimizin olduğu çerçeveye gözüm takıldı. 13 yıl olmuştu. Ama gün geçtikçe acısını ve annem sayesinde vicdan azabım hergün ikiye katlanıyordu. Beş yıl önce üniversite yi kazanıp Mersin den dedemlerin yanından İstanbula gelmiştim.
Okul öncesi öğretmenliğini kazanmıştım. Bu sene son senemdi çok şükür ki. Mersin den uzaklaşmak bana çok iyi gelmişti aslında. Babamla birlikte bana da atılan o ölü toprağından az da olsa arınmıştım sanki.
Hem babamı kaybedişim hemde annemin ben den nefret edip terk etmesi... Canımı o kadar yakıyordu ki.
O zaman çocuk aklıyla anlamdıramadığım şeyleri artık anlıyordum. Şerefsiz dayımın bana dokunuşlarını yaklaşımlarını ve en acısı annemin bana inanmayışını. O yaşta ki bir çocuk neden böyle bir şey yapsın dı ki?
"bitti mi mıntıka temizliği?"
Dilaranın sesiyle ona döndüm.
Dilaram, iniversiteye ilk geldiğimde ilk onunla tanışmıştım. Gerçi ondan başka arkadaşım yoktu ama dilara yla tanıştıktan sonra hayatı öğrenmiştim ben. Yaşamayı, gülmeyi, özgür olmayı...
Hepsini o öğretmişti bana. Dedemin maddi durumu çok iyi di. Bana istanbul dan güzel bir daire satın almıştı. Dilarayla arkadaşlık kurduktan bir sene sonra zorla yanıma taşındırtmıştım onu. Belli etmese de zorlanıyordu. Kendinden başka 3 kızla aynı ebi paylaşmak zorundaydı ve onlardan hiçte memnun değişdi dilara. O geçen sene okul öncesi 2 yıllık tan mezun olmuştu. Maalesf ki güzel ülkemin güzel kaynaklarından ötürü diğer öğretmenler gibi atanamammıştı. Bir kafede çalışıyordu şimdilik.
" ebet daha yeni bitti ama bende bittim" saate baktım ve saatin akşam üzeri 4 olduğunu gördüm.
" oo baya zaman geçmiş baksana akşam olmuş"
Elindeki kahve bardağını bana uzttı.
" o sarı bezde ne var bilmiyorum eline ne zaman alsan dünyadan soyutlanıyorsun"
Güldüm. Yarın sınavım vardı. Elime kitap bile alamamıştım. Biraz ders çalışmam gerekiyordu. Telefonuma gelen bildirim sesiyle telefonu elime aldım.
Whattsap dan mesaj vardı.
Kapkara Oğlan🦍🗿 : yarın dünya sarılma günüymüş
haberin olsun.
Günü değerlendirip
Sarılmak felan istersen diye söyledim CNM;-)
Allahım yarebbim bu sıpa hiç akıllanmayacaktı. Cenk le 2 yıl önce üniversite de tanışmıştım. Tanışma derken çektiğim fotoğrafa maydonozluk yapmıştı kendisi.
Taksiden inip istanbul üniversitesine girip okula doğru yürümeye başladım. Okula doğru giderken yoldan bulduğum papatyayı koparıp okul binsaına doğru kaldırıp fotoğrafını çekmek istemiştim.
Paptyanın fotoğrafını çektim. Yakınlaştırıp fotoğrafa bakıyordum ki fotoğraftaki küçük ayrıntı dikkatimi çekti. Okulun camından aşağıya doğru bakan cenk fotoğraf çektiğimi görünce kameraya doğru nah çekmişti. Kaşlarımı çatıp ona doğru baktım. Sırıtıp el salla dı birde akılsız. O gün gün içerisinde ne hikmetse sürekli karşılaşmıştık.
Defalarca benden uzak durmasını söylemiştim. Ama o numaramı almadan mezara girmeyeceğine yemin etmiş, bende bçyle bir hataya düşmüştüm işte.
Aslında iyi bir insandı. komikti bir kere. Canımın gerçekten sıkkın olduğu zamanlar yanıma yaklaşıp rahatsız etmiyordu mesela. Nerde duracağını biliyordu. Kendince sınırları vardı. Ne kadar gıcıkta olsa Cenk bemim ruhuma dokuna biliyordu. Dilara gibi. Çünkü onlara güveniyordum. Cenk 24 yaşındaydı sürekli mezuna kaldığı için 2 yıllık gemicilik bölümünü bir türlü bitirememişti.
Mesaja tıklayıp cevap yazdım.
Siz: tüylü şeylere alerjim var cenk
bir öküzle sarılamam.
Mesajı gönderip sohbetten çıktım.
"bu cenk hiç vazgeçmeyecek gibi bir şans mı versen?"
Beni doğrup büyüten bir kadın bile benden vazgeçmiş ken o meden geçmesin di ki?
"aman dilara başlama. Daha ders çalışcam yarın sınav var"
Telefonumu elime alıp odama geçtim. Çalışma masama geçip yarın ki sınav için defterimi ve kitapları çıkarttım. Tam derse başlıyordum ki mesaj sesiyle telefonu tekrar elime aldım.
Kapkara oğlan🦍🗿: o öküzle mesajlaşma evresine geldiysen sarılma evresi de yakındır. Ha bıldırcın?
Gülümsedim. Cenk benim için çok şey yepıyordu belki ama o bana bıldırcın deyince çok saçma bir şekilde karnım gıdıklanıyordu.
Mesaja tıklayıp cevabını verdim.
Siz: evrimini tamamlayıp
insana dönüştüğün gün neden olmasın?
Mesajı gönderip telefonu uçak moduna aldım. Çünkü cenk buna acayip iyi bir laf yapıştırıdı. E doğal olarak benim de çenem durmazdı ve ders çalışmak hayal olurdu. En iyisi yarıın okulda yüz yüze yerdik. Birbirimizi.
Marabbaaaa.....
Kusurlarımı görmezden gelin kızlarrr
İl bölümler biraz hızlı ve karışık ilerdeki bölümler düzelcez inşallah
Allah a emanettt..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
NAZLI
Fiksyen Remaja" Hayır hayır ben onun gibi değilim ben yapamam bırakamam olmaz." Gözlerinin içine baktım beni anlaması için. Yalvarıyordum gözlerimle ama asla anlamak istemiyordu. " o benim bebeğim nasıl vazgeçerim ondan? Vazgeçersem ne farkım kalıcak ondan?" "sen...
