Jisung
Sabah banyodan gelen su sesleriyle uyanmıştım. Bugün Minho Amerika'ya gidecekti. Yaklaşık 3 gündür işe gitmiyor, sürekli benimle vakit geçiriyordu.
Belinde havluyla içeri giren delta sayesinde düşüncelerimden kurtulmuştum. Bana gülümseyip dolabın başına geçti.
"Günaydın güzelim."
"Günaydın."
Verdiğim kısa cevapla bana doğru dönmüş, sorar gibi bakmıştı.
"Bir sorun mu var?"
Omuz silkerek sorusunu yanıtlamıştım.
"Hayır, ne gibi bir sorun olabilir ki?"
İç çekerek önüne dönmüş ve giyinmişti. Daha sonra kahvaltı yapıp evden çıkmıştık. Beni Felixin yanına bırakacaktı. Uzun bir süre onlarda kalacağım için önceki gece bavul hazırlamıştım.
[][][][][]
Yaklaşık iki saat sonra~
Minho yavaşça ayaklandığında eşinin gözleri dolmuştu. Bu sadece kısa bir süreliğine yapılacak bir veda olsa da eşinin gitmesini istemiyordu vita.
"Sungie gel buraya."
Minhonun çağırmasıyla hızla yanına gidip sıkıca sarılmıştı ona. Sanki sıkı sıkı tutmazsa elinden alınacakmış gibiydi. Derince kokusunu içine çekti. Gözyaşlarını akıtmamak için yoğun bir çaba sarf ediyordu.
Sonunda başarısız olduğunda göz yaşları birer birer deltasının boynunu ıslatmaya başlamıştı. Minho eşine bakmak için geri çekilmeye çalışsa da Jisung bunu pek umursamadı ve daha sıkı sardı deltasını.
"Jisung.. Artık gitmemiz gerek"
Hyunjinin konuşmasıyla yavaşça ayrıldı deltasından Jisung.
Minho derin bir iç çekti, sevgilisini böyle görmeye dayanamıyordu. Göz yaşlarına her bakışında, adeta gitme diyen gözlerine her baktığında daha çok kalmak istiyordu. Kısa süreliğine gidecekti. İşlerini bitirip tekrar sevgilisine dönecekti, ama vitasının kendini bu kadar yıpratması canını yakıyordu.
"Minho'm erken gel olur mu? İşlerini bitir ve hemen dön. Her gün ara ve mesaj at bana. Ben çok özlerim seni."
Yavaş yavaş gözleri dolmaya başladığında hızla elinin tersiyle silmişti onları.
"Geleceğim vita'm, en erken süre de geleceğim. Asla yalnız bırakmayacağım seni"
Son kez sarıldıkların da ikiside bunun bir veda olmadığını biliyordu. Yine de içlerini kasıp kavuran bir şeyler vardı. Canlarını bir hayli sıkan ve onlara 'eğer uzak kalırsanız iyi şeyler yaşanmayacak' diye düşündüren şeyler vardı.
Jisung Minhoyu kapıya kadar geçirmiş, son kez dudaklarına bir öpücük bırakıp göz yaşlarını silmişti. Gereğinden fazla duygusal davrandığını o da biliyordu.
Minho gidince burukça gülümseyip içeri girmişti vita. Onu bekleyen arkadaşlarıyla uzun uzun konuşmuştu. Tüm gece onlar ile vakit geçirmişti. Sabaha karşı ise hepsi uykuya dalmıştı.
[][][][][]
"Minho gitti mi Changbin?"
"Evet çoktan gitti."
"Pekâlâ, diğerleri nerede?"
"Hepsi Felix'in evindeler. Bende birazdan oraya gideceğim. Zaten Minho'nun ve Hyunjin'in korumaları tüm evi sarmış durumdalar. Onlara bir şey olmayacağından emin ol."
"Buna karşı şüphem yok, sadece endişelerim var içimi kavuran şeyler var ama çözemiyorum"
"Yakında çıkar kokusu, sen işine odaklan Chan. Buralar bana emanet"
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmıştı alfa. Minho ve Hyunjin gideli bir gün oluyordu. Chan ve Changbin burada kalsalar da onlarında görevleri vardı. Jisung'un babası hakkında bilgileri hâlâ onlar bulup Minhoya iletiyorlardı.
Herkesin içini kaplayan huzursuzluklar vardı elbette, lakin kimse bunu kafaya takmıyordu.
Hepsi yakında olacaklardan habersizdi.
[][][][][]
Nereye gidiyor bu fic..
Yazmaya yazmaya fici unutmusum aq
Okul da basladi bolumler artik yilda bir anca gelir..

Bebekler😭🤏🏻
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kurtar beni/Minsung(Omegaverse)
General FictionNereden bilebilirdi hayatını kurtaracak kişiyi boş bir sokakta bulacağını
