sihir 5

157 22 5
                                    

"Günaydın." Neşeli sesi odama yayılırken gözlerimi araladım. Perdeleri açtığında gün ışığı, ondan bana yansımıştı. Gün mü güzeldi o mu emin olamadığım bir görüntüydü.

"Kahvaltıyı burada yapmak istersin diye düşündüm." dediğinde eliyle pencerenin önünde kurulu masayı gösterdi. "Açıkçası ben burada yapmak istedim." diyip yanıma geldi.

"Evin en güzel manzarası senin pencerende." derken elini kalkmak için bana uzattı. "Naz." dedim elini tutsamda. "Gücüm yetmezse söz, Metin abiyi çağıracağım." dedi ne söyleyeceğimi anlayarak.

Ben alınmış olduğunu düşünsem de o bir kırgınlık göstermedi. "Sadece bacaklarım tutmuyor, gücüm gerçekten yerinde Naz. Ağır gelirim." dedim yine de onu incitmekten korkarak.

Beni dinlemeden kolumu omuzuna attı. Boştaki eliyle bacaklarımı yataktan sallandırdığında burnuma sürten saçlarından bir nefes kokladım. Yasemin kokuyordu, güzelliğine bir şey daha eklenmişti. Kokusu da güzeldi.

Bir elimi sandalyeye olabildiğince güçlü bastırıp, Nazdan yana daha az yüklenmek için çabaladım. Zor olsa da hızlı bir şekilde beni sandalyeye oturtmayı başarmıştı.

Ama bir başarısı daha vardı ki, o da benim üzerime düşmüştü. Nefesi boyun girintime çarparken yutkundum.

Omuzunda destek alıp kalktığında gülümsedi. "İyi misin?" Başını salladı hızla, nefes nefese kalmıştı. "Cidden maşallah." dediğinde arkama geçip, sandalyeyi kahvaltı masasına sürdü.

"Neyle beslediler seni?" dedi omuzlarımı işaret edip. "Bana neyse de bu kasları taşımak sana ağır gelmiyor mu?" dediğinde güldüm. Kolumu kaldırıp pazumu sıktığımda burnunu buruşturdu. "Kurban ol, herkes hayran."

SihirliHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin