𝐁ö𝐥ü𝐦 𝐎𝐧 İ𝐤i : 𝐌𝐮𝐤a𝐝𝐝𝐞𝐫a𝐭

88 10 22
                                    

❝𝘉𝘦𝘥𝘦𝘭𝘴𝘪𝘻 𝘩𝘪𝘤̧𝘣𝘪𝘳 𝘴̧𝘦𝘺 𝘺𝘰𝘬𝘵𝘶𝘳

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

❝𝘉𝘦𝘥𝘦𝘭𝘴𝘪𝘻 𝘩𝘪𝘤̧𝘣𝘪𝘳 𝘴̧𝘦𝘺 𝘺𝘰𝘬𝘵𝘶𝘳. 𝘔𝘶𝘵𝘭𝘶𝘭𝘶𝘨̆𝘶𝘯 𝘣𝘦𝘥𝘦𝘭𝘪𝘯𝘪𝘯 𝘰̈𝘥𝘦𝘯𝘮𝘦𝘴𝘪 𝘨𝘦𝘳𝘦𝘬𝘪𝘳.❞

M𝐮𝐤𝐚𝐝𝐝𝐞𝐫𝐚𝐭 : 𝐘𝐚𝐳𝐠ı

︶꒦꒷♡꒷꒦︶

Çaresizlik, Yenilmezlerin şu an hissettiği tek şey çaresizlikti. Onlar kahramandılar, fakat onların kahramanları yoktu. Onlar insanları kurtarırlardı. Fakat onların kurtarıcıları yoktu. Acaba insanlar onlara Yenilmez derken birgün bir hastalığa yenilebileceklerini biliyorlar mıydı? Elbette bilmiyorlardı. Onların bilecekleri tek şey birer Yenilmez olduklarıydı. Yenilebilecekleri değil.

Belki de bu tarz sorunlar onların lanetiydi. Daha adını bile bilmekleri insanlar için savaşırlarken vazgeçiyorlardı, kendilerinden. Belki de kendilerinden vazgeçtikleri için hayat onları mutsuzlukla lanetlemişti. Ya da güzel geçen bir anın hemen ardından bunun bedelinin ödenmesi gerekiyordu. O yüzden hepsi şu an üzgün ve bir o kadar da çaresizdi. Neşe kırıntıları teker teker toprağa gömülmüştü. İşte Yenilmezlerin hayatı böyleydi. Sizde Yenilmez olmak ister miydiniz? O zaman size tek tavsiyem günün sonunda her daim üzgün olmaya hazır olmanız olurdu. Çünkü onlar üzgünlerdi. Sadece üzgün. Ve özel güçler onları mutlu yapan değil çaresiz yapan şeylerin başında geliyordu.

Pietro, stres içinde elleriyle yüzünü sıvazladı. Lanet bir hastane odasının önünde yaptıkları tek şeyin beklemek olması gerçekten acınasıydı. Üstelik her şey onun suçuymuş gibi hissediyordu. Belki de Alessi'ye eşlik etseydi bunlar olmayacaktı.
Ama kahretsin ki bunu yapamazdı. Geriye dönseler bile bunu yapamayacağını biliyordu.

Omzunun üstünde hissettiği sıcak elle gülümseyerek elin sahibine, biricik kardeşine, döndü."O iyi olacak, Pietro." dedi, kızıl cadı. Gülümsemesi zorakiydi belki ama yine de güven veriyordu kardeşine. Ben senin yanındayım, diyordu ona. Yalnız değilsin.

Pietro bunu biliyordu. Yalnız değildi. Wanda vardı, yanında her daim de olacaktı. Bunu bilmiyor değildi, genç adam. Yine de bir şeyler için kendisini suçlamadan edemiyordu. Kendince haklı sayılırdı, aslında. Ama genç oğlanın bilmediği bazı şeyler vardı. Alessi'nin başına gelen şey bir yaralanmadan ibaret değildi. Dahası bunun suçlusu ne o, ne de içeride yatan genç kızdı.

"Senden tek istediğim ona göz kulak olmandı!" Thor adeta kükrercesine bağırdı, Tony'e. Sesi işiten herkes iyice yerine siniyor gibiydi. Ancak bu Thor'un ilk hesap soruşu değildi. Herkese çay ve biraz da atıştırmalık almak için giden Natasha ve Steve'den hemen sonra tartışmaya başlamışlardı. Tony cevap vermemek için adeta kendisiyle iç savaş versede en sonunda o da Thor'a nazaran daha sakin biraz olsun alçak bir sesle ancak yine de bağırarak konuştu. "Bunu bilerek mi yaptım, sanıyorsun! Görmüyor musun hepimiz üzgünüz!"

Lethal Green | Pietro Maximoff Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin