İyi okumalar💋
Defne'nin Anlatımıyla
Çalan okul zili ile öğrencilerim büyük bir çoşkuyla eşyalarını toplamaya başladılar. Gülümsedim. Ellerim çenemin altına sabitleyip çocukların bir yandan defterini toplayan, bir yandan montunu giyen, bir yandan sıra arkadaşını bekleyen çocuklarda gözümü gezdirdim.
Sırasında çantasını alıp sıra arkadaşı ile yanıma gelip, "Görüşürüz öğretmenim." Dediğinde tombul olan yanaklarını sıkmak istedim.
"Görüşürüz bebegim." El sallayıp sınıftan çıktılar. Sınıf yavaş yavaş boşalınca öğretmenler listesini doldurup yerimden kalktım. Masanın üstündeki telefonu ile çantamı alıp çıkışa doğru yürümeye başladım.
Telefonun tuşunu açtığımda saatin 01.30 olduğunu gördüğümde hızlı adımlarla yürümeye başladım. Gökalp ile buluşacaktım. Görevden gelmişti, gitmesi 1 ay olmak üzereydi. Geldiğini Hilal haber vermişti. Çok şükür iyiydi.
Numarası bende oldugu için mesaj atmıştim buluşalım mı diye o da kabul etmişti. Nedensizce vücudumu heycan kaplamıştı. Ne konuşmam nasıl konuşmam gerektiğini bilmiyordum. Onunla böyle bir şey yaşamak istemezdim. En azından şimdilik.
Ona bu yaşadığımızı unutmasını ve bir daha bu konuyu açmaması için onu tembihliyecektim. Zor ama imkansız değildi.
Omuzumdan düşmesine milim kalan çantanı tekrar omuzuma doğru itip yolda yaklaşan takxiyi durdurdular sonra bindim ve ona gideceğim yerin adıni söyledikten sonra arkamı yaslayıp camdan dışarıyı izlemeye başladım.
Araba durduğunda kapıyı açımadan önce ücreti ödeyip Arabadan indim. Geldiğim yer bi restoranttı, büyük adımlarla restorandın kapısından geçtiğimde içimde hala yerinde olan heyecanım kat be kat daha arttı, Derin nefes alıp sakin olmaya çalıştım. Gözümü etrafta gezdirdiğimde pencere tarafında dışarıya bakan Gökalp ile bulunduğu masaya doğru yürüdüm.
İçimde, onu görmemin etkisiyle her tarafımı saran bi heycan vardı. karşısına geçtiğimde L koltukta tam karşısına gelecek sekilde oturdum. Çantamı masaya bırakıp, önüme gelen iki tutam saçımi geriye attım. Masaya oturduğumda beri burnuma gelen kokusu hiç olmadığı kadar güzel kokuyordu.
"Buraya birbirimize böyle bakmaya mi geldik" titrek bir iç çekip
Sesizligi bozup konuşmaya başladım,"Bakın Gökalp be-" Sözümün devamı gelmemişti çünkü Gökalp'in kahkahası ile bölünmüştü. Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
"O gece, bu samimiyetinden öte oldumuzu hatırlıyorum." Dediği cumle sinirimi hoplatmış olacak ki masanın altından parmak uçlarına bastım ama ne fayda. Bozuntuya vermeden hala gülüyordu.
Yüzünde çapkın gülümseme ile az daha yanaklarına yapışıp sıkmak için ellerimi sıktım. Şu an ne kadar tatlı göründüğünü bir de benim gözümden görse keşke. Kafamı iki yana sallayıp konuştum,
"Öhöm öhöm, bakın Gökalp bey! Sizinle buraya bu konu hakkında konuşmaya gelmedim." Dedim ciddi bir ses tonuyla.
"Gökalp"
"Anlamadım?"
"Adım, Gökalp bey değil! Gökalp." Peki böyle demek daha makuldü. Rahatlamak için Derin bir nefes alıp verdim ve nihayet konuştum.
"O gece bir hataydı," dedim sakin bir sesle. Aynı zamanda gözlerimi o hariç her yerde gezdiriyordum. Bu konuşmada yüzüne bakmayı utanıyorum. "Seninle o otele gelmem zaten başlı başına bi hataydı. O günü unut ve devam et çünkü ben de öyle yapmaya çalışıyorum. Bana da bu konuda yardımcı ol lütfen. Ve o geceyi kimseye bahsetmezsen sevinirim."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dağdelen
Teen FictionAsker~Doktor Aylar sonra görevden gelen ve omuzundan vurulup hastaneye giden KAREN DAĞDELEN Nöbetinde asker pansuman yapmak için yarasını sardığında uykusuzluktan gözleri kendiliğinden kapanır ve askerin kuçağında uykuya dalan HİLAL BALKAYA ♡♡♡♡♡♡...