Acı bir çığlık. Beni uykumdan uyandıran ses. Gözlerimi zorlukla açıp sesin geldiği tarafa baktım. Sally yatağının üzerine oturmuş, dün gece kestikten sonra yastığının üzerine saçılmasına izin verdiğim uzun saçlarını elinde tutuyordu.
Benim gibi sesten dolayı uyanmış olan Amanda'ya baktım. O da aynı benim gibi şaşkınca yatağında oturmuş Sally'i izliyordu.
Sally ayağa kalktı ve odanın kapısının karşısında asılı duran aynanın önüne geçti. Aynaya baktı ve bir çığlık daha attı. Duvara bir iple asılı olan aynayı tutup yere fırlattı. Her yer cam kırıklarıyla dolarken gözlerini üzerime dikti.
Beni suçlarcasına başını salladı. "Sen yaptın. Beni her zaman kıskanıyordun hain köpek!! " dedi ve bana doğru koşup üzerime atladı.
Yatakta oturduğum için üzerimdeki darbeyle yatar pozisyona geçtim. Yanağımdaki acıyla kısık bir çığlık attım Sally'nin saçlarını tutmayı denedim fakat saçlarını kestiğim aklıma gelince boşuna çabalamayı bıraktım. Amanda ayağa kalkmış üzerimde beni tokatlayan Sally'i kaldırmaya çalışıyordu. Fakat Sally'i durduramıyordu.
Bir anda üzerimdeki ağırlık kalkınca rahat bir nefes aldım. Tekrar oturur pozisyona geçtiğimde Mary Sally'i odanın bir köşesine çekmişti. Sally bağırmaya devam ederken kapının önünde birikmiş kalabalığa gözlerimi diktim. Sally'nin en yakın arkadaşları da oradaydı ama müdahale etmiyorlardı.
Mary'nin sesi oraya dönmemi sağladı. "Saçlarını ben kestim. Başkalarını suçlamayı bırak kolaysa bana saldır. " dediğinde kalabalıkta bir fisildaşma başladı. Herkes Mary'nin konuşmasına şaşırmış olmalıydı.
Kalabalığın arkasından Bayan Emma'nın sesi duyulunca kızlar kenara çekilerek bir koridor oluşturdular. Bayan Emma odaya girdiğinde cam kırıklarına bastı. Topuklu ayyakkabısına baktı ve " Daha yeni almıştım. " diye mırıldandı.
Bakışlarını Mary ve Sally'e çevirdi ve "Olaydan sorumlu kızlar hemen odama gelin Amanda sen de şahit olarak gel. Steffany sen de gidip Bridget'i kulübesinden çağır. Buraları temizlesin." dedi ve arkasında ki kızlara dönüp herkesin odasına gitmesi gerektiğini bildirdi.
Yaşadıklarım sanki benim ne kadar dayanıklı biri olduğumu anlatacak bir sınavdı.
Yoksa dün Bridget'in Mary'e korumasını söylediği kişi ben miydim?
Ama neden?
Peki ya beş yıl sonra annemin yüzüğü neden bir anda ortaya çıktı?
Bunları düşünmeyi bir kenara bırakıp ne ara boşaldığını anlamadığım yatakhaneden çıktım.
---
Bahçeye çıktığımda yüzüme aniden çarpan rüzgarla geriledim. Üzerimdeki hırkamın kalın olmasına rağmen üşüyordum. Kar yağmaya başlamıştı. Kar yağmaya yeni başlamasına rağmen bileklerime kadar geliyordu.
Montumu almadığım için kendime kızdım. Ama iyi ki atkımı almışım. Atkıyı yüzüme sardıktan sonra yan arazideki korunun sonunda oturan Bridget'in evine ilerlemeye başladım.
Eski yetimhanemizin önünden geçerken bir an duraksadım. Tam beş sene boyunca annem ve babamı orada beklemiştim. Beni neden bırakıp gittiklerine hâlâ bir anlam veremiyordum. Mutlu bir aileydik. İhtiyaçlarımız dışında isteklerimizi rahatlıkla karşılayabiliyorduk. On bir yaşımda doğum günümden bir gün önce buraya terk edilmiştim. Ve o zamana kadar hep kolejlerde eğitim almıştım.
Yetimhaneye bakmayı kesip koruya doğru yürümeye devam ettim. Bugün yaşadıklarım beni bir şok etkisinde bırakacak kadar şaşırtmıştı. Ve şu an tüm kızların korktuğu Bridget'in evine tek başıma yürüyordum.
Kar ince ince yağmaya devam ederken bu beş yılı boşu boşuna geçirdim diye düşündüm. Ve aklıma bir anda dün ilk kez camın önünde oturmadan uyuduğum geldi.
Beş sene boyunca ilk kez bu şekilde uyudum. Normalde yatma saatinden sonra bir saat boyunca camın önünde oturur annem ve babamla ilgili hayaller kurar, totemler yapardım. Fakat dün gece öylece uyumuştum.Düşüncelerime dalmışken ne zaman kulübenin önüne geldiğimi fark etmedim. Kapıyı tam çalacağım sırada içeriden konuşma sesleri geldiğini duydum.
Bridget öfkeyle "Şu anda olmaz. Çok tehlikeli bir zamanda bunu istiyorsunuz. Onu özlediğinizi biliyorum. Ama o burada daha güvende. " diye bağırıyor. Karşıdan kısık bir ağlama sesi geliyor.
Korkak bir şekilde iki kez kapıyı tıklayıp iki adım geri çekildim. Kapı yavaşça açıldı. Bridget sadece kapıdan kafasını uzattı. Sanki içeride görmemem gereken bir şey varmış gibi kapıyı açmıyordu. Bana şaşkın bir halde bakarken konuşmaya başladım.
"Efendim Bayan Emma sizi çağırıyor. Yatakhanemizde ayna kırıldı da... "
"Peki sen beni bekle hemen geliyorum. " dedi ve şüpheli bakışlarını üzerimde gezdirdikten sonra kapıyı kapattı.
Kulübenin yanındaki karla kaplı banktaki karları elimle temizledikten sonra oraya oturdum. Ve Bridget'i beklemeye başladım.
Ayağımla oturduğum bankın altındaki karlara şekiller yapıyordum. Ayakkabımın ucuyla bir çiçeğin sapını çizerken kulübenin kapısı ağır bir gürültüyle açıldı. Kafamı o yöne çevirdiğim de Bridget bir şeyler mırıldanıyordu.
Ayağa kalktım ve Bridget'in kapının önündeki ahşap merdivenlerden inişini izledim. Kafamı kulübeye çevirdiğimde perdenin arkasında iki kişi olduğunu fark ettim. Biri bayan olmalıydı. Yani ince fiziği bayan olduğunu belli ediyordu. Diğeri erkek olmalıydı. Çünkü yanındaki bayana göre daha uzun ve daha iri yapılıydı.
Zaten bu boyun bir bayan da olması imkansızdı. Fakat yüzlerini seçemiyordum.
Bridget'in seslenmesiyle ona döndüm.
"Haydi ama Steffany. Hava soğuk ve ben yaşlı bir kadınım. " dediğinde biraz ilerlemiş olan Bridget'e doğru koştum. Karda ayak izlerimin çıkmasını sevmiyordum. Çünkü bembeyaz bir örtüyü kirlettigini düşünüyordum.
"Efendim? Annemin yüzüğünü nereden buldunuz?" diye aniden sorduğumda kafamı yere eğmiş yürüyordum.
Bir anda Bridget'in duraksadığını gördüğümde ben de olduğum yerde durdum. Bridget bana cevap vermeden tekrar yürümeye başladığında ben de peşinden yürümeye devam ettim.
"Bunu yakında öğreneceksin. " dediğinde merakla son kez Bridget'in evine baktım.Yakında öğreneceksin ne demekti? Ne kadar yakında? Perdenin arkasında ki kişiler hâlâ oradaydılar.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GİZEM DİYARI
FantasyHer şeyden masum görünen bir kız farkında olmadan herkesten tehlikeli olabilir mi? "Umutlarınız beklentilerinizden fazla olmalıdır. "