7. BÖLÜM

67 12 1
                                    

"Gerçekten Sally'i tamamen karşına almak istediğine emin misin? "

"Haydi ama Amanda, Sally zaten benim her zaman karşımdaydı bunu ikimizde biliyoruz. Ona en son acıdığımda kendi merhametimden nefret etmeye başladım." derken yeni kütüphanemizde makas arıyordum.

"Yoksa sen Sally'den korkmaya mı başladın?" diye espriyle sorduğumda yüzünü buruştururak bir dolabı açıp karıştırmaya başladı.

"Bunu bana sen mi söylüyorsun? Asıl bunu senin yapmana ben şaşırıyorum. Yetimhaneye ilk geldiğinde ondan nasıl korktuğunu unuttuğumu sanma." derken karıştırdığı dolabı kapatıp yeni bir dolap açtı.

"O zaman on bir yaşındaydım ve şu anda on yedi yaşındayım. Hem ayrıca korkmam gayet normaldi. Ben on bir yaşıma kadar annem ve babam tarafından dahi incitilmemiş bir çocuktum. " dediğimde yeni açtığım dolaptaki makası görmüştüm. "Buldum. " dedim ve çömeldiğim dolabın önünden ayağa kalktım.

---

Yatakhaneye girdiğimizde yatağında rahat bir şekilde uyuyan Sally'i gördüğümde planımın istediğim gibi gittiği için gülümsedim. Geçen hafta ecza dolabında -elimi kesmiştim- yarabandı ararken uyku ilacı bulmuştum. Onu gizlice almıştım. Ve Amanda'ya söylemiştim. O da altı üstü bir ilaç bizde kalsa ne olur deyip dolabına saklamıştı. Kullanmak bugüne kısmetmiş.

Ne olur olmaz diye Sally'nin yatağının yanındaki camdan su şişesine uyku ilacı katmıştık. Ve şu an başına geleceklerden habersizce uyuyordu. Oda da Mary'i göremeyince merak ettim fakat pek umursamadım.

Sally'nin yatağının yanına eğilip yastığın üzerinde dağılmış uzun sarı tonlarındaki saçından bir tutam aldım. Kafamı Amanda'ya çevirip filmlerdeki kötü kızlar gibi haince sırıttım. Amanda kararsız bakışlarla bana bakıyordu. Muhtemelen empati yapıyordu. Çünkü kendisi saçlarını çok severdi. Bende saçlarımı seviyordum fakat düşününce eğer bugün Mary gelmeseydi Sally benim o çok sevdiğim saçlarımı yolacaktı. Kendime hak verip tuttuğum saçı kestim.

---

Kuaförlük işlemlerimin sonuna geldiğimde acı bir şekilde gülümsedim. Elimdeki son tutamı da kestikten sonra ayağa kalktım. Şaheserime kısa bir bakış attım ve arkamda duran Amanda'ya döndüm.

"Sence de güzel bir iş çıkarmadım mı? " diye sordum.

"Bilemiyorum. Ama iş işten geçti bir kere bence sen kendini iyi kolla, başına daha doğrusu başımıza büyük iş aldık. " dedi ve omzumu sıvazladıktan sonra arkasını dönüp yatağına yürümeye başladı. Amanda yatağına uzanıp yorganını üzerine çekti. Bende eserime son bir kez baktıktan sonra makası aldığımız yere kütüphaneye bırakmak için odadan çıktım.

Herkes uyuduğu için yetimhanede bir sessizlik vardı. Kütüphanenin önüne gelince hafif açık kalmış aralıktan cılız bir ışık yayıldığını gördüm. Temkinli bir şekilde kapıya doğru yaklaşırken içerideki ses olduğum yerde durmamı sağladı.

"Onu korumaya çalışıyorum. Fakat yaptığı tüm olumsuzlukları üzerime alıp kendimi daha ne kadar kötü bir yapacağım? " diyen sesi duyunca meraktan gözlerimin yuvalarından çıkacağını hissettim. Bu ses bugün ilk kez duyduğum -ki yetimhanede de ilk ben duymuştum-, kimseyle konuşmadığı için lakabı 'sessiz' olan Mary'e aitti.

Fakat kiminle konuştuğunu hâlâ anlayamamıştım.

"Bunları sonra konuşuruz şimdi odama çık ve dediğimi yap. Unutma sana yaptığım iyilikleri daha önce kimseye yapmadım. ". Karşıda ki sesi de duyunca ağzım açık kalmıştı. Bu sesin sahibi de Bridgetti. Konuşulanları duyunca sessizce kapının önünden çekildim. Ve hemen kütüphanenin yanında ki revir yazan yere girdim. Kapıyı tam kapatmayıp hafif aralık bıraktım.

Odadan önce Mary çıktı. Ve merdivenlere yöneldi. Daha sonra Bridget çıktı. Bridget'i görünce kapının arkasına geçtim.

Elinde gaz lambası taşıyor olmalıydı. Çünkü hafif aralık bıraktığım kapıdan cılız bir ışık sızmaya başladı. Bridget içeriye girecek diye korkudan nefesimi tutmaya başladım. Kapı aniden kapanınca rahat bir nefes verdim.

Yaklaşık beş dakika boyunca kapının arkasında oturup Bridget'in gittiğinden emin oldum. Makası kütüphaneye bıraktım ve çatı katındaki odaya hızlı adımlarla merdivenler eşliğinde çıktım.

Odaya girdiğimde camın kenarındaki Mary'i görünce şaşırdım. Amanda'nın yatağına kafamı çevirdim. Rahat bir şekilde uyuyordu aynı şekilde kendinden habersiz Sally'de öyle.

Mary arkasına dönünce beni fark etti. "Neredeydin? " diye sorduğunda "Lavaboya gitmiştim. " diyerek yanıtladım. Yatağıma doğru yürürken "Konuşmaya başlamana sevindim. Hatta neden bunca zamana kadar konuşmadığını merak ediyorum? " diyerek bir soru yönelttim.

Tek kaşını havaya kaldırdıktan sonra "Bu zamana kadar hiç benimle konuşmayı denemedin ki. " dedi. Ve beni fena halde sözleriyle benzetti. Mary haklıydı beş senedir onunla bir kez bile konuşmayı denememiştim.

Yatağına gidip uzandıktan sonra "İyi geceler. " dedim. O da bana iyi uykular diledikten sonra yorganı kafasının üzerine çekti.

Yatağıma uzandıktan sonra bugün yaşadıklarımı düşündüm. Gözlerimdeki ağırlığa daha fazla direnemeyip kendimi uykunun kollarına bıraktım.

---

Umarım beğeniyorsunuzdur. Oy ve yorumları bekliyorum. ❤

GİZEM DİYARIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin