EVLENMEYECEĞİM

885 22 4
                                        

Sevde, yatağında cenin pozisyonunda yatarken hıçkırıkları yüzünden kısılan sesi artık çıkmaz olmuştu. Bir hafta boyunca ağlaması durmamıştı. Onun kendi yüzünden öldüğünü düşünmesi, daha da üzülmesine neden oluyordu.

Canından çok sevdiği abisinin, sevdiği adam tarafından öldürülmesini kabullenmek ve bunu sindirmek hiç de kolay değildi. Bu gerçek, beyninde her geçen gün daha da büyüyerek onu tüketiyordu.

Ahmet, bana zarar vermezdi; birkaç gün öncesine kadar böyle düşünüyordum. Nezarethanedeki söylediklerinde bile öfkeliydi, bu yüzden öyle konuştu diyerek kendime bahaneler uydurmaya çalıştım ama hayır, o aynı karanlık adamdı, ben sadece bunu unutmuştum ve kendimi kaptırmıştım. Ama her şey bitmişti; bana abimi öldürdüğünü söylediği gün, abimi o ceset torbasında gördüğüm gün, hislerimle birlikte onu da öldürdüm.

Telefon çalmaya başladığında kıpırdamadan yatmaya devam ediyordum. Bir süre sonra tekrar çalmaya başladı. Pozisyonumu bozmadan elim telefona gitti. Abimin katili, artık hiçbir duygu hissetmememi sağlayan adam arıyordu. Telefonu açtım ve sessizce bekledim.

"Sevde," Adımı söylerken bir damla gözyaşım düştü. Adımı bir nimet gibi söyleyen adam, benim abimin katili olamazdı.

"Bugün seni almaya geleceğim," Elimle yaşımı silerken ağladığımı belli etmemeye çalıştım. "Tamam," dedikten sonra bir şey söylemesine fırsat vermeden suratına kapattım.

Arabanın yanında duran abimin katiline baktım. Ağlamaktan kuruyan göz pınarlarımın tekrar sulanmasını engellemeye çalışarak arabaya bindim. O da şoför koltuğuna oturduğunda gitmek için hazırdık.Sessizlik içinde yol alırken bir gelinlikçinin önünde durduk.

Önce o indi, ardından kapımı açtıktan sonra ben. Ahmet bir gelinlik seçip bana uzattı, giymemi bekliyordu. Aldım, kabine girdim, komutla çalışan bir robot gibiydim. "Gel" diyordu, geliyordum; "Giy" diyordu, giyiyordum.

Kabinde gelinlikli halime bakarken, keşke bu gelinliği hiç bunlar yaşanmadan giyseydim diye düşündüm. Dışarı çıktığımda, berjerde oturan Ahmet yanıma geldi.

"Çok güzel olmuşsun," dedi saç tutamımı eline alırken. Geri çekilerek tekrar kabine girdim.

Gelinliğin ölçüsü alındıktan sonra tekrar yola çıktık. Beni eve götüreceğini düşünürken, o farklı bir sokağa girmişti.

Arabayı ailemin evine sürüyordu. Ne abimin öldüğünden ne de evleneceğimizden haberdar değillerdi, bir haftadır yüz yüze gelmemek için kaçıyordum.

Ahmet'le birlikte tanıdık eve geldik. Annem karşımda oturmuş, Ahmet'le buraya gelmeme şaşkınlıkla bakıyordu, aynı zamanda yengem de öyleydi.

"Hayırdır Ahmet Bey, hangi rüzgar attı sizi?" dedi annem.

Ahmet doğrudan konuya girdi. "Hayır, Aslı Hanım, hayır biz Sevde ile evlenmeye karar verdik."

Annem ne tepki vereceğini bilemeden bir süre öylece kaldı, yengem daha çabuk kendine geldi. "Nasıl yani, ne evlenmesi Sevde?" dedi. Ahmet elimi tutarak cevap vermemi sağladı. "Duydun yenge, biz Ahmet'le evlenmeye karar verdik."

"Kızım, siz hangi ara görüşüp konuştunuz da evlenmeye karar verdiniz?" Annem haklı olarak bu kadar çabukluğa anlam verememişti.

"Biz uzun bir süredir görüşüyorduk ama Sevde kendini size söylemek için hazır hissetmedi,"

Abimi öldürdüğünü bilmesem, yanımda oturan adamın ne kadar kibar olduğunu düşünürdüm. Ama biliyordum, sadece ben biliyordum, annem bilseydi, boğazına çoktan çökmüştü.

SOYKAN +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin