Tanıdığınızı sanıp,
Bir türlü tanıyamadığınız o kişi,
Sizinle konuşmak istiyormuş biraz.
Müsaadeniz var mı?
Daha fazla vaktinizi almaz.
Ben aşkı yazın tatlı rüzgarında, günbatımında,
Çiçekçi dükkanında, söylenebilirken söylenemeyen sözlerin mektuplarında ararım.
Sen açma, sana rahatsızlık veririm,
Bilinmeyen numarayım.
Böyle söyleyip de yanılma:
Yansımam hayatın yüzüme tuttuğu aynalarda,
Ailemde, dostlarımda, yazdığım şiirlerde, okuduğum romanlarda;
Kısacası, tüm sevdiklerimde.
Senin gözlerinden ancak seni görebilirim.
Kıstıkça kısıp, gözlerini kapatma.
Sen aç, ben kapalı tutarım.
Bana göre fedakarlığın ne demek olduğunu anlamak,
Bu kadar zor geliyorsa,
Şöyle tarif edeyim:
Yaptığım iyiliklerden derin bir deniz var,
Yerini ne sana ne de bir başkasına söyleyebildiğim.
Son olarak,
Kendi içinde başlayanı,
Kendi içinde bitirmiş,
Ha bir de unutmadan,
Kendisine benim bakamadığımdan daha iyi baksın dedi.
Selamı varmış, Bursa’dan İstanbul’a.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZÜMRÜT
Poetry"Hiçbir mücevher gözlerin kadar kıymetli olamazdı, ilk görüşte fark ettim gözlerinin içinde zümrüt saklıydı."
