İç çekiyorum sıkışmışım sanki daracık sokaklarda,
Sağa sola attığım taşlara takılıp duruyorum,
Kalkmaya mecalim yok yine de kalkıyorum,
Evin yolunu bir türlü tutturamıyorum,
Evden uzaklaştıkça izimi kaybettiriyorum,
Dönüp dolaşıp sıradan devasa binalar görüyorum,
Sanırım yolunu kaybediyorum,
Zorlamadan girenleri görünce,
İçeriye alırsın diye zorlamıyorum,
Bizden ne çalıp götürdüklerini,
Umarsız tavırlarınla kucaklayınca,
Bakıyorum ki yarar sandığım zarar,
Zarar sandığım yararmış,
Yararını alırım diye de zorlamıyorum seni,
Zararın atacak can bırakmayınca,
Dayanmak, desteğinle şu üç günlük dünyaya tutunmak olmadığından beridir,
Avaz avaz bağırasım geliyor,
Yeter derken yaşadıklarım,
Kaldıramayacağım kadar ağır geliyor,
Soğusun diye kenara koyduğun çorbanın görevini üstlenmişim sanki,
Tam içeceğinde döküleceğim,
Fazla beklettiğinden değil,
Ben yine seni yakıp yakmadığımı düşüneceğim,
Benzer parçalar her zaman birbirini tamamlamazmış,
Bizim de resimlerimiz birleşir gibi gelse de,
Birbirimizi tamamlayamadık,
Geç anladım,
Her bakış da her görüşe eş değer değilmiş,
Kullanıp attığın ilaç da olsam,
Tanıdık eczane sana yabancı artık,
Denklemi sağladığımıza aldansam da,
Üstümüze atılan koca bir çizgi artık,
İşlemekten korktuğum en güzel günah olarak,
Yasaksın bana artık,
İç çekiyorum saydığın o isimler kulaklarımda çınlarken,
İç çekiyorum başıma yıktığın duvarlara dayanarak,
İç çekiyorum olabilecekken olamayışımıza,
İç çekiyorum ruh bağımızın da koptuğuna,
İç çekiyorum bu defa bitti derken gerçekten bittiğimize.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZÜMRÜT
Poesía"Hiçbir mücevher gözlerin kadar kıymetli olamazdı, ilk görüşte fark ettim gözlerinin içinde zümrüt saklıydı."
