Bir zamanlar seni görünce heyecanlanan ben,
O ben…
Artık yok,
Yerine, gözlerinin içine bakmadan,
Yanından geçip giden biri var,
Bir ümit okursun diye
Sessizliğinde binlerce cümle saklayan biri…
Artık sana karşı hiçbir şey hissetmeyen,
Hissetmek istese de,
Hissettirmediğin biri var.
Ve bunda, sözlerin kadar
eylemlerinin de payı var,
Bir zamanlar seni görmek için çıktığım koridorlar...
Şimdi o koridorlar bana dar geliyor,
Aslında o koridorları da suçlamamak lazım,
O koridorlardaki senin varlığında,
Yokluğum boğuyor beni,
Tıpkı denizin derin tarafı gibi...
Yarattığın uçurumun kenarından,
Dimdik yürüyorum,
Ha görmüşsün ha görmemişsin,
Fark etmez,
Sadece yürüyorum...
Beni o uçurumdan atmak için pusu kurmuş, can atıyorsun,
Ama artık yoksun,
Meşhur oyunlarından oynayamıyorsun,
Beni de o oyunlarında oynatamıyorsun,
Çünkü artık arkamı da önümü de, senin için saymıyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZÜMRÜT
Poesía"Hiçbir mücevher gözlerin kadar kıymetli olamazdı, ilk görüşte fark ettim gözlerinin içinde zümrüt saklıydı."
