Sanayi de olduğumuzu biri denize hatırlatabilir mi ? Yoksa ben döverek hatırlatıcam. Embesil bu kadar erkeğin içine nasıl soktu bizi bilmiyorum ama nasıl çıkacağımızı da düşünmüyor değilim. (sanayiye girmek yanlışlıkla erkekler tuvaletine girmenin etkisiyle eş değer) Sanayi tamam o kadar abartılcak bir yer değil fakat bilmediğiniz birşey var sanayiye kızlar pek gitmez hatta hiç gitmez falan diyebilirim ki çoğunluk erkek ve kış olduğu için hava erken kararıyor ve biz yolu kaybettik tamam sakinim. Tamam kaç yıldır bu semtte yaşıyorum fakat benim bankayla kolay kolay işim olmaz sanayi desen hiç işim olmaz bir kere girmişliğim yoktu ve ben genellikle mecbura kalmadıkça bilmediğim mekanlara , sokaklara , caddelere gitmem keşfetme gibi bir huyum yoktur (merak etmediğin sürece) aksine hep bildiğim sokaklardan , caddelerden gitmek gibi alışkanlığım vardır. Halimdende gayet memnunum mutlu mesut takılıyodum bildiğim yerler bana yetiyordu yani ne gerek var bilmediğim yerlerde gezmeye tamam abarttım. İşte bu kadar karşıyım bilmediğim mekanlara girmeye çünkü benim harita hafızam falan kuvvetli değildir. Geçtiğim yerleri falan hatırlamam kolay kolay illaki sokakları karıştırırım. Denizin hafızası kuvvetlidir bir gördüğü insanı , sokağı , caddeyi kolay kolay unutmaz fakat heyecan yapmadığı sürece ve evet deniz heyecan yaptı biz bittik. Çünkü çıkmaz sokağa gelmişiz. Bismillahirrahmanirrahim. Keş mi onlar? Ellerinde ki poşetlerde ne? Biz nasıl bir yere düştük? Hava kararmaya mı başladı? Telefonum mu çalıyor? Evet telefonum çalıyor iyi hoş telefonla kendime geldim gelmesine de keşler bizi fark etti. En iyisi telefonu açmak. Kimin aradığına bakmadan telefonu açtım malum denizin yüzü kireç gibi olmuş.
-Alo
-Gül canım , benim.
Evet bu Aziz di. Benim sevdiğim , sevgilim olan insandı.
-Aziz çabuk gelmen lazım. Biz denizle sanayideyiz , kaybolduk çıkmaz sokağa çıktık , keşler var burda ve kafaları güzel. Ben çok korkuyorum.
-Tamam sakin ol hemen geliyorum.dedi
Telefonu kapattı gelcek hiç birşey olmıyacak.
Gül kafanı çalıştır , kafanı çalıştır. Deniz dondu kaldı önce onu harekete geçirmem lazım.
1.Madde
Denizin kendine getir o daha pratik çözümler üretir.
2.Madde
Karşımızdakilerin zayıf anını yakala. Malum gelmeye başladılar.
3.Madde
Çıkış yolunu bulmaya çalışın.
4.Madde
Ben böyle sahipsizliğin.
Unutma Allahtan başka kimsen yok kendinin başının çaresine bakmayı öğren artık.
Denizi dürttüm cevap vermedi , cimcirdim cevap vermedi , höö dedim. Böö diye karşılık verdi.
Tamam 1. madde tamamlandı. Denizi kendine getirdim aklı geri geldi.
Denize zayıf anlarını yakalarsak kaçabilceğimizi söyledim tamam dedi.
Denize baktım karşımızdakilerin ayaklarına bakmaya başladı bende baktım ne var diye ama hiç birşey yok. Onlarda kendi ayaklarına bakınca anladım.
Birinin bir yerine dikkatli bakınca o insanda nereye bakarsan oraya dikkatli bakıyor. Karşımızdakilerde öyle yaptı ve bizde elimize ilk gelen şeyleri fırlatmaya başladık. Çoğunluk yerde bira şişesi olduğu için daha çok işimize yaradı. Üç kişilerdi yakın temastan ne kadar uzak o kadar iyi.
Neresine geldiğine bakmaksızın atıyoduk zaten böyle birşey de beklemedikleri için kafalarını korumaya çalışmak haricinde birşey yapmıyolardı ki çakı mı o.
2.maddede tamam da kaçmamız o kadar kolay olmaya bilir çünkü çakıyı etrafında sallamaya başladı. Sonra bana saplamaya çalıştı ki çok şükür reflekslerim kuvvetliydi de sıyırdı.
Yerdeki şişelerden iki tane daha aldım elime denizde durmaksızın şişe taş ne bulursa fırlatıyordu. Şişeyi çakılı çocuğun eline vurdum çakıyla şişe çarpışınca hem şişe kırıldı hem çakı düştü elinden şişenin kırıklarıda çocuğun eline gelmiş olmalı ki bileği kanadı. Deniz çocuğun birinin kafasına taşı vurmuş çocuk yere düştü. Geri kalan ne yapcağını şaşırmış halde bize baktı. Bizde koşmaya başladık.
"İki sokak geçersek caddeye ulaşıcaz "dedi deniz.
"Koş deniz koş " dedim. 3.madde de tamamdı.
4.maddeyi ise o çocuklardan kaçmayı başardığımız da gerçekleştirmiştik. Gene her zaman ki gibi kendi başımızın çaresine bakmıştık.
Sokaktan tam dönücektik ki Aziz arabayla tam önümüz de durdu.
Hemen arabaya atladık denizle.
-Araba nerden geldi? dedim
-İş yerinden aldım motorla zor olur diye düşündüm.
-İyi yapmışsın sağol.
-Ben birşey yapmadım başınızın çaresine bakmışsınız.
-Bilirsin sahipsizliği benimsedim artık.
-Sen sahipsiz değilsin. Ben varım , annen var , deniz var.
-Önceden de konuştuk biliyorum sizler varsınız iyiki de varsınız ama biliyorsun işte beni sahipsizliğimi o sahipsizlik hiç bir zaman bitmeyecek. Geri gelmicek gelme imkanı yok ben hep sahipsiz olucam. Ben hep babasız olucam. Ölüler geri gelmiyor.
İşte bu yüzden sahipsizliğe mahkumum...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gülümse
ChickLitBazıları doğuştan şanslı ve mutludur. Bazıları ise şanssızdır ve mutluymuş gibi davranır. Herşeye rağmen gülümseyen veya gülümsemeye çalışan bir kişiliğin hikayesi. İçimizden akıttığımız göz yaşlarımızın hikayesi.
