Final

644 82 332
                                    

-Lucy'nin uyutulmasına beş gün kala-

Sakura saçlı, telefonuna ardı ardına gelen mesajları umursamıyordu. Elleriyle dizlerini sarmış titriyordu.

Düşündü. iki gün önce Lucy'nin mesajlarına cevap vermeyi kesmiş, dileklerine yardım etmemeye başlamıştı.

O iki günde kaç kez intihar etmeyi denedi? İki? Üç? Altı intihar girişimi de sonuçsuz olmuştu.

Lucy'e yardım ettiği her geçen gün daha da kötüleşiyordu Lucy. Onunla beraber, sakura saçlı oğlan da çöküyordu yavaş yavaş.

Yapamıyordu. Buna dayanacak gücü yoktu.

Güçsüzdü.

Hiç bu kadar güçsüz olmamıştı sakura saçlı.

Öyle ki, korkuyordu.

Delicesine hem de.

Lucy'i kaybetme korkusu, iradesini kaybettirmişti.

Bileğindeki kesik izleri, kaç kez yıkanmış midesi bunu kanıtlayabilirdi.

Guruldayan karnı sağlığının da iyi olmadığının göstergesiydi. İki gündür bir şey yemiyordu. Odasına kapanmış, kimseyle iletişime geçmez olmuştu.

Ölüyordu.

Kendini yavaş yavaş öldürüyordu.

Öldürmek deyimi, sadece bileğinden akan kanlar değildi. Aç kalması, ağlamaktan başka bir şey yapamamasıydı. Gösterdiği tek hayat belirtisi, ardı ardına mesajlar gelen telefonunu sessize almaktı. Bazen ise kendisini ayık tutmak için sesi açar ve dinlerdi. Bildirim seslerinin hepsi Lucy'dendi.

Her şeyden korkuyordu. Ölümden, Lucy'i kaybetmekten...

Öyleyse, nasıl kurtulacaktı bu girdaptan?

Bunun cevabını bilememek acıtıyordu. Hıçkırdı bir kez daha.

'Güçsüzlerin yaşamaya hakkı yok.' dedi bir ses. İçten içe ona hak verdi sakura saçlı.

'Öyleyse, neden ölmüyorsun?'

''Neden... Ölemiyorum?'' diye fısıldadı kendi kendine.

'Ölemiyorsan, kaçmalısın.'

''Kaçmalıyım.''

'Yok olmalısın.'

''Evet.''

'Korkak gibi yaşamaktan iyidir, değil mi?'

''Ben korkak değilim...''

'O zaman öl! Ölümden korkuyorsun değil mi? Buna dayanma gücün yoksa öl.'

''Yapamam.'' sonra kendi kendine güldü.

Delirmişti.

Kendi kendine konuşuyordu.

'Kaç öyleyse. O kızı öyle görmeye dayanabilecek misin?'

''Bir söz verdim.''

'O sözü tutmaya yetecek gücün yok.'

''Öyle...''

Ellerini yere koyarak ayağa kalkmaya çalıştı. Geri çökmüştü. Vücudu bile kaldıramıyordu artık bunu. Ruhu nasıl dayanabilirdi?

Son bir gayret uzanarak masanın yanındaki sandalyeye oturdu. Kenardan bir kâğıt alarak, eline aldığı kalemi titremeden tutmaya çalıştı.

Dilek DefterimHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin