Final (Part 1)

1K 148 29
                                        

Cebindeki anahtarı çıkarıp ona bakarak yürümeye devam etti. Evinden fazla uzak olmayan hep gittiği harabeye vardığında içeri girip anahtarı cebine attı. Kafasını kaldırıp duvarda gördüğü yazıyla yerine mıhlanmıştı adeta.

'Seni buldum 587!'

"Seni buldum, 587." Arkasından gelen sesle hemen o tarafa dönüp bir şok daha yaşamıştı. Kızın mavi mi yoksa yeşil mi olduğunu çözemediği gözlerine bakarken ne yapması gerektiğini planlıyordu. "Boşuna plan yapma 587, ben yaptım ve sen bu planın içinde boğulacaksın." diyip ardından kahkaha atan kıza tiksinerek baktı.

O iğrenç kahkahasını da yanında getirmişti.

En son gördüğünde dağınık olan saçları artık düzgündü. Üstü başı yırtık değil ve temizdi. Kendine çeki düzen vermişti. Bu onu daha tehditkar gösteriyordu.

"Keşke kahkahanı da düzeltseydin, Katie."

İsmini duyar duymaz kaşlarını çattı. "Bana 'Katie' deme! Adımı o lanet ağzına alma!"

"'744' daha mı çok hoşuna gidiyor? Lanet bir fare olarak görülmekten memnunsun yani." diyip kafasını yana yatırdı, Ally. 744'ün sinirli suratına bakmak hoşuna gitmişti.

Sinirli birkaç hırıltı çıkaran 744, elini sürekli saçına atmak için kaldırıp sonra kendini engelliyordu. 587'nin önünde sinirlenip sinirini kendinden çıkarmayacaktı. Zaten yanında hali hazırda sinirini çıkaracak birisi vardı.

Sinirini 587'den daha iyi hiçbir şeyde atamazdı.

Bütün sinirinin kaynağı 587 değil miydi zaten?

"Seninle bir anlaşma yapalım 587." der demez cevabını almıştı.

"Hayır." Hızla 744'ün uzağında olan kapıdan geçip harabeden çıktı. Aynı hızla ilerlerken arkasından seslenilmesiyle durdu.

"Gitmek istediğine emin misin, 587? Dönüp bir bak bence." Tek kaşı havada döndüğünde diğer kaşı da havalanmıştı. Edward, Kevin ve Andy'yi yarı baygın, eli kolu bağlı şekilde gördüğünde onlara doğru adım attı ama 744 hemen karşısına geçmişti. "Gideceksen git, 587. Yeni arkadaşlarım beni bekliyor sonuçta." derken üçlüyü işaret etti.

Luke nerelerdeydi?

"Şartlar." dedi gözlerini 744'ün gözlerine dikerek.

744, memnuniyetini belli eden bir gülümseme takınarak ve Ally'ye iyice yaklaşarak aradaki farkı kapattı. "Eğer ölürsen ölürler."

Onları peşinden sürüklüyordu istemeden, her zaman olduğu gibi.

"Sen ölürsen?" Çenesiyle üçlünün başında dikilen 542'yi işaret etti. Güvenmiyordu ve 744'le ilgilenirken bir şekilde 542'yi aradan çıkarmanın bir yolunu bulmalıydı.

"Öldüremeyeceksin."

"Hile yaparsan tabi ki öldüremez!" diyerek yanlarında beliren Luke'a verdiler dikkatlerini. "Tek kullanımlık ilaç bağımlısısın, kullanmamış olsan şimdi ayakta durmakta bile zorlanacaktın. Hile değil mi, 744?"

Bağımlı olması için en son Ally'ye yetişmek için kullandıktan sonra birkaç kere daha kullanmış olmalıydı.

"Ah, bir taşla iki kuş vurdum!" Alkış yaptı heyecanla. "587'yi halledip senin icabına bakacaktım, 785. Her nasıl başardıysan 542'nin elinden kaçmışsın." derken 542'ye kısa bir bakış atıp tekrar Luke'a döndü. "Oyunumuza katılmak ister misin?"

587Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin