"Ne zaman gerçekleşicek? Ben onu bulamıyorum, erişemiyorum. Şimdi ne olucak?"Hararetle konuşuyordu. Sesindeki panik ve merak birbirine karışmıştı. Koyu sarı saçlarının arasında, ince uzun piano için yatarılmış parmaklarını gezdirdi.
"Yakındır, Heaven. Sabret. Biliyorsun zaman işi bu."
Falcony Drivenhat sakiniliğine korumaya çalışıyordu. Onun da işi zordu her gün, her ay panikle önüne gelen kişileri dinlemek zorundaydı. Artık söyleyeceği şeyleri ezberlemişti. Plaktan çıkma sesiyle konuşmasına devam etti.
"Bak Heaven, sen onu bulamıyorsan bırak o seni bulsun."
"Güneş ve ay tenimiyakmaya başladı, yakında evden çıkamaz hale geleceğim ve emin ol bunu istemiyorum Falcony."Falcony pes eder şekilde gözlüklerini çıkardı. Yavaş yavaş elinde gözlükle oynarken bir yandan Heaven'a nedemesi gerektiğini düşünüyordu. Geçen dakikalar ardından ağzını açtı ve sesindeki sakinlik Heaven'ı yıllardır etmediği kadar sinir etti.
"Seni bildim bileli gece hayatını hep sevmişsindir, şimdi değişen ne?" Sesindeki varla yok arası tını, dalga geçtiğini belli ediyordu. Heaven'ın kaşları çatıldı cam gibi olan mavi gözlerinin üstüne kaşları bindi."Falcony, lütfen biliyorum benim kardeşim yok ya da erkek kuzenim ama bu süreç böyle devam edemez." Sert hatlı yüzü bembeyaz oldu. Bir erkek için fazla güzel bir yüze sahipti.
"Belki tanımadığın biri olur. Dünyanın öbür ucundan bile birbirinizi bulabilirsiniz. Her şeye hazırlıklı ol, olmakta zorundasın." Gözlerinde hafif bir anlayış çizgisi belirdi. "Size küçüklüğünüzden beri ne öğretiyorum ben? Gece Yürenler*1 ve Gündüz Yürüyenler'in*2 yaşamlarını, tarihlerini. Dersi dinlediğini biliyorum. Ne kadar kaynatmaya çalışssanda biliyorum."
"Farkında olmana sevindim. Kendimi bildim bileli eşimi, Gece Yürüyenimi bekliyorum. Yan etkileri orataya çıkmaya başladı bile! Nerede bu lanet olasıca?" Sesindeki kızgınlık kendini bile bir an şok etti. Onu cidden merak ediyordu, Gece Yürüyenini. O olmazsa olacakları hayal bile edemiyordu. Bunları düşündükçe sırtından soğuk ter damlaları süzülüyordu. Kafasını dağıtması gerektiğini farketti.
"Lütfen bu odanın kapısından içeri girdikten sonra daha dikkatli konuşamaya çalış Heaven. Sana sabret diyorsam bir bildiğim vardır." Bu söyldiklerini Heaven bir an için yadırgadı sonra başını öne salladı. "Tamam o zaman bekliyoruz "sabrediyoruz", umarım bu işi hızlıca hallolur." Odanın içinde volta atmaya başladı.
"Onu rüyanda hatırlıyor musun?" diye merakla sordu Falcony. Heaven onu bir kaç saniye boyunca nasıl tarif etmesi gerektiğini düşündü.
"Çok bulanıktı hiç bir şey belli olmuyordu ama sesi bir erkek için biraz inceydi." Korktuğunun başına gelmesini istemiyordu. Korkak ve pısırık biriyle bağlanmak onu Gölge Yürüyenlerle karşılaşmaktan daha çok huzursuz ediyordu.
"Git biraz rahatla. Şu an için yapabileceğin bir şey yok," Falcony önündeki evraklarla ilgilenmeye geri döndü. "Beklemek tek çare."
_______________________________________________________________________________*1 Gece Yürüyen: Night Walker
*2 Gündüz Yürüyen: Light Walker

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Light Walker
Fantasy17 yaşındaki Fellcity bir Gündüz Yürüyendi. Rüyalarının karmaşıklığı ve bulanıklığı arasında eşini görmeye başladı. Hayatının ve ruhunun bir kısmını taşıyacağı kişiyi, Gündüz Yürüyeni'ni. Fakat işlerde ters giden bir şey oldu. Gündüz Yürüyen'i ona u...