Annemi kaybettikten sonra doktor olabilmek için elimden gelen herşeyi yapdım. Çalışdım ve çalışdım. Öğrendim ve öğrendim. Bu Hayat bana çok şey öğreti, en çokta annemi kaybettikten sonra. Annemi bir ameliyata kaybettim, doktorun hatası yüzünden, evet doktorun hatası diyorum çünki annemin apandisitinde her hangi bir sorun olmadığını söyledi. Ama hastaneye geldiğimizde her şey için çok geçti ameliyata girdiği an her şey bitmişdi. Annem vefat ettiği zaman 19 yaşımdaydım ve ameliyata bir sorun olduğunu anlayacak kadar olgundum..bütün hemşireler koştura koştura ameliyathaneye girdiğini hepsinin telaşlı olduğunu gördüm.
O günden sonra o doktor gibi bir doktor olmayacağama dair söz verdim. Annem hep isterdi doktor olmamı beyaz bir önlük ile beni görmek hayalidi ama işte hayat bazen öyle addaletsiz oluyorki, insan hayal kurduktalrı şeyleri bile gerçekleşdiremiyor.
Babama gelirsek..bence ona gelmeyelim ben umudum ondan kaybettim. Annem vefat ettikten sonra artık eskisi gibi değildi ailesi ile ilgilenceğne hep kendisini daha çok işe verdi, eve hep çok geç geldi. Aradan 1 yıl geçti ya 1 yıl diyorum beni bir kadın ile tanıştırdı evleneceğini söyledi. Böyle birşeyi nasıl cüret eder bilmiyorum.. tabikide bu evliliği desteklemedim benden böyle birşey beklemesi bile saçmaydı annem daha yeni ölmüşken böyle birşey nasıl olur bilmiyorum. Zaten bu yüzden 20 yaşımda yanından taşındım, evde olamyan biri ile neden yaşayayım ve en önemlisi başka bir kadın ile bir evede hiç yaşamam. Bu karrarım onu zaten pek etkilememişti. Bu yüzden sorunda çıkmadı. En iyi arkadaşım Ezgi ile bir eve taşındım zaten o da bizim hastanede bir hemşire. Ben ise cerah oldum.
İnasnların hayatını kurtarmak beni mutlu ediyor. Ezgi bana hep iyilik Meleği der ama bu benim işim, evet insanlara yardım etmek beni mutlu ediyor ama iyilik meleği denecek kadar iyi biri değilim benimde hatalarım oluyor her insan gibi."Rüya! Hadi kahvaltı hazır geç kalıcaz hastaneye!" diye bağırdı ezgi mutfaktan.
"Geliyorumm!"
Hızlı adımlarla aşağa mutfağa indim. Ezgi çayları dolduryordu.
"Oo Ezgi hanım döktürmüşsünüz yine"
"Sulanayım felan deme yemezler yarın sen yapıyorsun kahvaltıyı." dedi tehtikdar bir ses ile.
"Ayy iyiki bir kahvaltı yaptın başıma gakıyorsun" dedim ve masaya oturdum.
" ee?" dedi birşey beklercesine
"Eee?"
"Rüya sana iylik meleği diyorum ama bazen yanılıyorum. Ya bir insan teşekkür eder. Saat 7'den beri ayakdayım"
"Oyy kıyamam ben prensesime söz yarın ben erken kalkıcam. Vee teşekkür ederim birtanem hepsi birbirinden güzel olmuş." dedim be ağzıma reçeli ekmek atım tabi güzel bir gülümsemede yolladım.
"İyi madem." dedi gülerek.
Kahvaltımız edip ortağlı biraz topraldık yani toparladık dediğmde bulaşık felan işte.
Saat tam 8:50 geçiyor ve mesaiye saat 9:30 başlıyor ve bu yüzden hızlıca evden çıkmamız gerekiyor çünki burdan hastaneye tam yarım saatlik yol var ve bir trafiğe takılsak 1-2 saate anca çıkarız ama işte bir türlü Ezgi hanım teşfik edemiyor dışarıya."Hadi Ezgi! Bekliyorum bir bitmedi yahu!" diye bağırdım aşağadan.
"Ay çatlama geldim" dedi merdivenlerden inerek.
Büyük bir güç ile arabaya bindik ve hastaneye yol aldık. 20 dakkika içinde hastenedeydik bugün biraz erken geldik galiba.
"Gördünmü geç kalmıyorduk niye alı koydun beni ya makyaj yapıyordum!" dedi ve arabadan hızlıca indi. Bende aynı şekilde indim.
"Kızım ne makyajı ya hemşiresin sen" dedim gülerek. Ezgi gözlerini devirerek etrafa bakmaya başladı ve gözü bir yerde takılı kaldı.
"Kız çaktırmadan bak oraya. Ben bunu kaç gündür görüyorum buralarda sanki bizi takip ediyor hem bak buraya bakıyor.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Karanlık Dünya
Novela JuvenilGenç bir doktorun hayatı birden değişirse ne olur? Hayatın gerçeklerini öğrenirse? Yada hiç umadığı bir aşk ile karşılaşırsa?